<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789</id><updated>2011-07-28T05:10:05.158-07:00</updated><category term='B'/><category term='M'/><category term='V'/><category term='A'/><category term='Bitki Çayları İçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler'/><category term='O'/><category term='Isırganın Saçlardaki İnanaılmaz Etkisi'/><category term='G'/><category term='Cilt Kırışıklıkları için Şifalı Yöntemler'/><category term='C'/><category term='P'/><category term='K'/><category term='Ç'/><category term='S'/><category term='E'/><category term='Şifalı Yağlar ve Cildimiz'/><category term='Z'/><category term='I'/><category term='Y'/><category term='N'/><title type='text'>BİTKİLER DÜNYASI</title><subtitle type='html'>BİNBİR DERDE DEVA</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>42</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-3327860183609101758</id><published>2008-08-06T14:34:00.000-07:00</published><updated>2008-08-06T14:40:19.775-07:00</updated><title type='text'>Binbirdelik otu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SJoaKHQiIhI/AAAAAAAACHc/JqzkoutSD_Q/s1600-h/260px-Hypericum.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231522678193660434" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SJoaKHQiIhI/AAAAAAAACHc/JqzkoutSD_Q/s320/260px-Hypericum.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Binbirdelik otu (Hypericum perforatum), Sarı kantaron, Kılıç otu, Mayasıl otu ve Koyunkıran olarak da bilinir, sarı kantarongiller (Hypericaceae) familyasına dahil bir bitki türü.&lt;br /&gt;Esas olarak dünyanın bir çok yerinde bulunan bir bitkidir. Avrupa'da tarla, yol ve orman kenarlarında kendiliğinden yetişen bitki Kuzey Amerika'ya da uyum sağlamış ve doğal olarak kırlarda yetişmeye başlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a id="Kullan.C4.B1lan_k.C4.B1s.C4.B1mlar.C4.B1" name="Kullan.C4.B1lan_k.C4.B1s.C4.B1mlar.C4.B1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanılan kısımları&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Çiçeklenme döneminde bitkinin çiçek ve tomurcukları veya tüm toprak üstü kısımları toplanarak hemen kurutulduktan sonra kullanılır. Avrupa'da uzun süredir ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan Amerika'da da oldukça popüler bir bitki türüdür. Geçmiş tarihlerde sarı çiçekleri toplanarak güneş ışığı alan bir yerde zeytinyağında bekletilirdi. Bu yağ kırmızı renk aldıktan sonra oluşan merhem yara iyileştirici olarak ve özellikle de yanık yaraları ile yatalak hastalarda oluşan yaralarda tedavi edici olarak kullanılırdı. Bitki eski Yunan ve Roma medeniyetleri zamanında kötü büyülere karşı koruyucu olarak ünlenmişti.&lt;br /&gt;&lt;a name=".C3.96zellikleri"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Özellikleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Son zamanlarda Amerika ve Avrupa'da en çok satılan bitkidir.&lt;br /&gt;Hiperisin ve psödohiperisin gibi bileşikler bitkinin %0.05-0.3 ünü oluşturan karakteristik bileşenleridir. Bunun yanında bitkide %0.9-5.0 oranında hiperforin ve adhiperforin ile yaklaşık %4 kadar çeşitli flavonoid türevi bileşikler bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Çay şeklinde ve hazır tablet veya kapsül halinde preparatları mevcuttur.&lt;br /&gt;&lt;a class="image" title="Yaşam yıldızı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Star_of_life_caution.svg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır.&lt;br /&gt;&lt;a class="image" title="Kızılay" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Flag_of_the_Red_Crescent_reverse.svg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanım alanları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hafif ve orta şiddete depresyonlarda alternatif bir antidepresan ilaç olarak önerilmektedir. Bu konudaki birçok otorite bu bitkiyi özellikle menapozun oluşturduğu ruhsal bozuklukları önlemek için uygun bir bitki olarak görmektedir. Antidepresan özelliği hayvan deneylerinde ve çeşitli klinik deneylerde kanıtlanmıştır. Ayrıca, alkol, nikotin ve kafein gibi maddelerle oluşan bağımlılıkların tedavisinde yararlı olabileceğini gösteren deneysel kanıtlar bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Bitkinin gece beynin pineal bezinden melatonin salınımını arttırarak uykuyu güçlendirdiği bildirilmiştir&lt;br /&gt;Bir çalışma bitkinin düşünsel yoğunlaşmayı arttırdığı, kavrama yeteneğini geliştirdiğini rapor etmiştir.Ancak bu etki kuramsaldır.&lt;br /&gt;Antiviral ve antibakteriyel etkileri vardır. Bileşenlerinden olan hiperisinin AIDS hastalığının etkeni olan HIVvirüsünün de aralarında olduğu çeşitli virüslere karşı etkinliği deneysel olarak kanıtlanmıştır.&lt;br /&gt;Antienflamatuvar etkisi vardır.&lt;br /&gt;Derinin melanin kaybı ile birlikte giden ve kısmi renk bozuklukları ile karakterize vitiligonun tedavisinde yardımcıdır.&lt;br /&gt;Birçok antienflamatuvar ilaçtan farklı olarak mide üzerinde olumsuz etkilerinin bulunmadığı, hatta ülser tedavisinde de etkili olduğu rapor edilmiştir.&lt;br /&gt;Halk arasında ishal tedavisinde, romatizmal ağrıların tedavisinde, çocukların gece işemelerinde, gut hastalığının tedavisinde kullanılmıştır.&lt;br /&gt;Halk arasında sarılık hastalığına karşı ve yara iyileştirici olarak kullanılmıştır, bu etkileri deneysel olarak da kanıtlanmıştır.&lt;br /&gt;Kanser tedavisinde de oldukça etkilidir. Özellikle kanserli tümörlerin yok edilmesinde ve kanserin yayılmasında kanser tümörlü hücrelerin damarlanmasını önlemede çok etkilidir. Uyuşturucu, eroin, esrar, morfin bağımlılıklarının tedavisinde çok etkilidir. Hiv virüsleri üzerinde çok etkilidir.&lt;br /&gt;Bitki hakkındaki yoğun araştırmalar hala sürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;a id="Yan_etkiler_ve_etkile.C5.9Fimleri" name="Yan_etkiler_ve_etkile.C5.9Fimleri"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yan etkiler ve etkileşimleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.&lt;br /&gt;Açık tenli kişilerde bitki kullanımı sırasında ışığa karşı hassasiyet oluştuğu için ışıklı ortamlardan sakınmaları önerilir.&lt;br /&gt;Veterinerlikle ilgili kaynaklar bitkiyi ışığa karşı duyarlılık oluşturduğu için zehirli otlar sınıfına koyarlar.&lt;br /&gt;Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.&lt;br /&gt;Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.&lt;br /&gt;Çeşitli ilaçlar ile olumlu ya da olumsuz etkileşimleri olabilmektedir. Bu nedenle ilaç tedavisi altındaki hastaların hekimlerine danışmadan bu bitkiyi içeren preparatlar kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;Yan etki ve/veya etkileşim durumlarında kullanımı kesmek gerekir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-3327860183609101758?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/3327860183609101758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=3327860183609101758' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3327860183609101758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3327860183609101758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/08/binbirdelik-otu.html' title='Binbirdelik otu'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SJoaKHQiIhI/AAAAAAAACHc/JqzkoutSD_Q/s72-c/260px-Hypericum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-5761244534465560447</id><published>2008-07-16T09:47:00.000-07:00</published><updated>2008-07-16T09:50:48.504-07:00</updated><title type='text'>FINDIK</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SH4mqB1zIUI/AAAAAAAAB-4/HV9InnjPkaY/s1600-h/255px-Corylus_americana0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5223655121286799682" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SH4mqB1zIUI/AAAAAAAAB-4/HV9InnjPkaY/s320/255px-Corylus_americana0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; American fındığı&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Morfolojik özellikleri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Basit, yuvarlak &lt;a title="Yaprak" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yaprak"&gt;yaprakların&lt;/a&gt; kenarları çift dişli, ucu sivridir. Çiçekler yapraklardan hemen önce ilkbaharda açar. &lt;a class="extiw" title="wikt:Bir_evcikli" href="http://tr.wiktionary.org/wiki/Bir_evcikli"&gt;Bir evciklidir&lt;/a&gt;. &lt;a class="new" title="Erkek çiçek (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Erkek_%C3%A7i%C3%A7ek&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Erkek çiçekler&lt;/a&gt; &lt;a title="Kedicik" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kedicik"&gt;kedicik&lt;/a&gt; şeklinde 5-12 cm uzunluğunda sarı renklidir. &lt;a class="new" title="Dişi çiçek (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Di%C5%9Fi_%C3%A7i%C3%A7ek&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Dişi çiçekler&lt;/a&gt; çok küçük, kış boyunca &lt;a title="Tomurcuk" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tomurcuk"&gt;tomurcuklarda&lt;/a&gt; gizlenir, 1-3 mm uzunluğunda kırmızı renklidir. &lt;a title="Nuks" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nuks"&gt;Nuks&lt;/a&gt; &lt;a title="Meyve" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Meyve"&gt;meyve&lt;/a&gt; 1-2.5 uzunluğunda 1-2 cm çapındadır, kabuğun etrafını tamamen veya kısmen kuşatan bir kadehcik bulunur. Kadehciğin şekil ve yapısı fındık türlerinin teşhisinde önemlidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SH4maQ29obI/AAAAAAAAB-w/7b8S5BuMpjI/s1600-h/800px-Hazelnuts.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5223654850440307122" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SH4maQ29obI/AAAAAAAAB-w/7b8S5BuMpjI/s320/800px-Hazelnuts.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a class="new" title="Fındığın Faydaları (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=F%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1n_Faydalar%C4%B1&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Fındığın Faydaları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok iyi bir enerji kaynağıdır.Vücuda güç ve enerji verir.Beden ve zihin yorgunluğunu giderir. Fındık, kalp ve damar sağlığı açısından çok faydalıdır. Kolesterolü düşürür.Kalp ritmini ayarlamaya yardımcı olur. Düzenli olarak her gün fındık yemek Kalp krizi geçirme riskini azaltmakta çok etkilidir. Kansızlığa iyi gelir.Vücut ve kemik gelişimini destekler.Hamilelerin hem kendileri için hem de doğacak çocuk için fındık yemeleri çok faydalıdır.Cinsel gücü arttırır.Varislere iyi gelir. Fındık, soğuk algınlığı ve akciğer hastalıklarına da faydalıdır.Ayrıca, cildi güzelleştirir.&lt;br /&gt;Fındık Nasıl tüketilir? Fındık yaş ve kuru olarak tüketilebilir. Fındığın yağı da tüketilir. Yaş fındık fazla yenirse ishal yapar. Fındık yağı böbrek taşlarını ve kumunu düşürmeye yardımcı olur. Böbrek ağrılarına iyi gelir. Ayrıca, bağırsak kurtlarını düşürür. Bununla birlikte, yüksek tansiyon ve midesinden şikâyeti olanların fazla kullanmamaları tavsiye edilir.&lt;br /&gt;Giresun fındığı&lt;br /&gt;Tombul fındık&lt;br /&gt;Kargalak Fındık&lt;br /&gt;Uzunmusa fındık&lt;br /&gt;Cavcava fındık&lt;br /&gt;Kalınkara fındık&lt;br /&gt;İncekara fındık&lt;br /&gt;Çakıldak fındık&lt;br /&gt;Kuş fındık&lt;br /&gt;Acı fındık&lt;br /&gt;Yassıbadem fındık&lt;br /&gt;Yuvarlakbadem fındık&lt;br /&gt;Palaz fındık&lt;br /&gt;Foşa fındık&lt;br /&gt;Mincane fındık&lt;br /&gt;Kan fındık&lt;br /&gt;Sivri fındık&lt;br /&gt;Ham fındık&lt;br /&gt;Yağlı fındık &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-5761244534465560447?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/5761244534465560447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=5761244534465560447' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5761244534465560447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5761244534465560447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/findik.html' title='FINDIK'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SH4mqB1zIUI/AAAAAAAAB-4/HV9InnjPkaY/s72-c/255px-Corylus_americana0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-7540584189949027653</id><published>2008-07-13T14:25:00.001-07:00</published><updated>2008-07-13T14:28:20.356-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ç'/><title type='text'>ÇAY</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpy7Y-C_JI/AAAAAAAAB5w/0Am_legfa0M/s1600-h/camellia_sinensis.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222613082530053266" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpy7Y-C_JI/AAAAAAAAB5w/0Am_legfa0M/s320/camellia_sinensis.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ÇAY&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Latince Adı: Camellia sinensis (Syn: Thea sinensis)&lt;br /&gt;Familya: Theaceae&lt;br /&gt;Diğer İsimleri:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Genel özellikleri:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;      Çaygiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdu Çin ve Güneydoğu Asya olan çay, günümüzde tropikal ve astropikal iklimi olan birçok yerde, değişik kültür formlarıyla yetiştirilmektedir. Ülkemizde de Doğu Karadeniz bölgesinde, Rize ve çevresinde çay üretimi başarıyla sürdürülmektedir. Çay, başlıca üç ana doğal türü ve bu türlerden elde edilmiş pek çok melezi olan, bazı türlerinde boyu 20 myi bulan ama sürekli budanarak boyu kısaltılan, böylece ortalama boyu 1,5-3 m. olabilen çokyıllık ağaççıktır. Kısa saplı, almaşık dizili, derimsi yapılı, uzunca ve sivri uçlu, kenarları dişli yaprakları vardır. Çiçekleri beyaz: bazı türlerde hafif sarı ya da pembemsi renkli ve hafif kokuludur. Bitkinin tohumlarını taşıyan meyvesi odunsu yapılı, üç gözlü ve kapsül biçimlidir. Çay bitkisi yılda ortalama 1.500 mm.lik düzenli yağış alan iklime gereksinir. Doğrudan güneş gören asitli, derin, süzek ve özellikle kireçsiz topraklan sever. Tohumuyla ya da gövde çelikleriyle çoğaltılır.Dünyada en çok tüketilen içitlerden biri olan çay, bitkinin yapraklarının elle toplanıldıktan sonra çeşitli işlemler sonucu mayalanmadan kavrulması, soldurulması, kıvrılması ve kurutulması sonucu elde edilen ürünün demlendirilmesiyle hazırlanır. Kara ve yeşil çay adları verilen, iki önemli türü vardır. Kara çay daha çok sevilerek tüketilir. Çay yapraklarında kafein, tein, teofillin, teobromin alkolitleri, tanen, uçucu yağ ve az da olsa B vitamini bulunur, insanda tutkunluk derecesinde çay içme isteği yaratan, çayın içerdiği kafein ve tein adlı maddelerdir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Etki ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Aşırı içilmemek koşuluyla bedeni ve sinirleri uyarmada olumlu etkileri vardır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Midevidir: Sindirimi kolaylaştırır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Peklik vericidir, özellikle yeşil çay diyareye karşı kullanılabilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Terleticidir. Şekersiz içtiğimizde sıcak havalara dayanmamızı sağlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;    Bu etkileri sağlayabilmek ve sözgelişi 6 büyük fincan tüketebilmek üzere çay şöyle hazırlanır: Piyasada satılan çaylardan alınır. 1-1,5 litre kadar su kaynatılır. Demliğe konan 3-4 tatlı kaşığı çay üzerine bir miktar kaynar su dökülür. Geri kalan suyun çaydanlıkta ve kısık ateşin üzerinde kaynatılmasına devam edilirken demlik de çaydanlığın üzerinde durur, işlem 20 dakika sürdürülürken demlikteki çay demlenmiş olur. Böylece demlenen çaydan fincanlara uygun miktarda konur ve üzeri çaydanlıktaki sıcak suyla tamamlanır. Bu şekilde hazırlanmış olan çay, kişinin seçimine bağlı miktarda içilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Ayrıca çayın doku büzücü ve mikrop kırıcı etkileri de vardır. Bu özelliklerinden mikrop kapmış ya da kanlanmış gözlerin çay banyosuyla iyileştirilmesinde yararlanılır.Yukardaki tarife göre demlenip hazırlanmış çaydan bir fincan alınıp ılıtılır. Ve şikayet konusu göze bu çayla kompres yapılır. Bu yöntem geleneksel ve ilkel gibi görünse de, gözlerin iyileştirilmesinde etkili olur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;UYARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;• Çayın aşırı miktarda tüketilmesi uykusuzluk ve kalp çarpıntısına neden olabileceği gibi, başka sakıncalar da doğurur, özellikle yüksek tansiyonu: kalp ve sinir rahatsızlıkları bulunanlar, böbreklerinde kum ya da taş, bağırsaklarında peklik illeti çekenler, olabildiğince çaydan uzak durmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-7540584189949027653?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/7540584189949027653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=7540584189949027653' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7540584189949027653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7540584189949027653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/ay.html' title='ÇAY'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpy7Y-C_JI/AAAAAAAAB5w/0Am_legfa0M/s72-c/camellia_sinensis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-8397100136294255622</id><published>2008-07-13T14:17:00.000-07:00</published><updated>2008-07-13T14:21:59.082-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='S'/><title type='text'>Semizotu</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpxUepY_yI/AAAAAAAAB5o/6hfIjCRj9rU/s1600-h/2620070903152234.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222611314527502114" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpxUepY_yI/AAAAAAAAB5o/6hfIjCRj9rU/s320/2620070903152234.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Semizotu&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Latince Adı: Portulaca oleracea&lt;br /&gt;Familya:&lt;br /&gt;Diğer İsimleri: potulak&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Genel özellikleri:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Semizotu tek yıllık bir yabancı ottur. Sap 100 cm kadar uzunluğunda, yatık durumda ve etlidir. Saplar menekşe kırmızısı rengindedir. Yapraklar etli ve genellikle alt kısmı kırmı-zıdır. Çiçekler bireyli veya demet halinde topludur. Taç yaprakları sarı renktedir(Şekil 48). Bir bitki ortalama 10.000 adet tohum yapar. tohumlar su, rüzgar, ekim aleti ile dağılırlar. Tohumlar karanlıkta çimlenme kabiliyetini 19 yıl muhafaza ederler. Kesilmiş saplardan yine hızla gelişebilirler. Semizotu her tip toprakta yetişir. Tohumlar Haziran ayında toprak sıcaklığı 20-25ºC'ye ulaştığında çimlenir. Temmuz ayından Eylül ayına kadar çiçek açar ve tohum verir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Etki ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Demir ve C vitamini bakımından zengindir.&lt;br /&gt;Yeşil yapraklari ve körpe dallari sebze olarak yenir. Mayhoş bir tadı vardir.&lt;br /&gt;Besleyici bir sebzedir.&lt;br /&gt;Mide ve barsak kanamalarında ve kanlı idrarda faydalıdır.&lt;br /&gt;Kanı temizler.&lt;br /&gt;Şeker hastalığında susuzlugu giderir.&lt;br /&gt;Uykusuzluk, sinir ve zihin yorgunlugunda faydalıdır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-8397100136294255622?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/8397100136294255622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=8397100136294255622' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8397100136294255622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8397100136294255622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/semizotu.html' title='Semizotu'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpxUepY_yI/AAAAAAAAB5o/6hfIjCRj9rU/s72-c/2620070903152234.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-6954820268199325579</id><published>2008-07-13T14:13:00.000-07:00</published><updated>2008-07-13T14:21:42.129-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='G'/><title type='text'>GİNSENG</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpwBbif_dI/AAAAAAAAB5g/JLAXWlYxdHc/s1600-h/panax_ginseng.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222609887764151762" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpwBbif_dI/AAAAAAAAB5g/JLAXWlYxdHc/s320/panax_ginseng.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;GİNSENG&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Latince Adı: Panax ginseng&lt;br /&gt;Familya:&lt;br /&gt;Diğer İsimleri: Kore ginsengi, Amerika ginsengi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Genel özellikleri:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Sarmaşıkgiller (Aralyagiller) familyasındandır. Kore ginsengi (P. ginseng) ve Amerika ginsengi (P. quinquefolius) adını taşıyan, hemen hemen benzeri özellikleri olan, iki önemli türü, dayanıklı ve çokyıllıktır. Ülkemizde ginseng bitkisi yetişmez. Ginseng türleri 30-45 cm. arasında boylanabilir. Kenarları düzgün oval biçimli yaprakçıkları, yaz sonuna doğru açan sarı ya da pembe renkli küçük çiçekleri vardır. Daha sonra bu çiçekler, içlerinde tohumu taşıyan parlak kırmızı renkli bileşik meyvelere dönüşür. Bitkinin iğ biçiminde, etli ve sarıdan açık kahverengine kadar değişen renkte kökleri olur. Orman altı gölgelik yerleri: serin ve humuslu toprakları seven ginseng türleri, tohumuyla çoğaltılır, önemli ürünü olan kökü 3-9 yıl sonra alınır.Çinliler tarafından en az 2000 yıldan beri sağlığa yararlı özellikleri bilinen ginseng bitkisi, panaksosit adı verilen glikositleri, saponin ile B ve D grubu vitaminleri içerir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Etki ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; • Afrodizyaktır: Cinsel yetersizliğe karşı kullanılır.&lt;br /&gt;• Toniktir: Akılsal ve fiziksel gücü artırır.&lt;br /&gt;• Uyarıcıdır: Yorgunluk, güçsüzlük ve strese karşı dirençsizlik sorununu ortadan kaldırır.&lt;br /&gt;• Kişinin fiziksel performansını ve hayatiyetini artırır. Onu fiziksel yönden zirveye taşır.&lt;br /&gt;• Merkezi sinir sistemini güçlendirir.&lt;br /&gt;• Düşük tansiyonu normal düzeye çıkarır.&lt;br /&gt;• İştahı açıcı ve sindirimi kolaylaştırıcıdır.Bu etkileri sağlamak üzere ya ginsengin kökü günde birkaç kez çiğnenir ya da 1/2 tatlı kaşığı ginseng kökü tozu 1 bardak suya konulup kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateş kısılarak 10 dakika süreyle ısıtma işlemi sürdürülür. Böylece hazırlanan dekoksiyondan günde üç kez birer bardak içilir.&lt;br /&gt;UYARI• Ginseng alımı bazı kişilerde baş ağrısına neden olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-6954820268199325579?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/6954820268199325579/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=6954820268199325579' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/6954820268199325579'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/6954820268199325579'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/ginseng.html' title='GİNSENG'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHpwBbif_dI/AAAAAAAAB5g/JLAXWlYxdHc/s72-c/panax_ginseng.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-4015756673924685423</id><published>2008-07-07T05:18:00.001-07:00</published><updated>2008-07-07T05:20:57.098-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='E'/><title type='text'>Enginar</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHIJq9jwo5I/AAAAAAAABrI/j5nmCC6_8AE/s1600-h/260px-Artichokes_produce-1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220245551759532946" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHIJq9jwo5I/AAAAAAAABrI/j5nmCC6_8AE/s320/260px-Artichokes_produce-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHIJuvJlptI/AAAAAAAABrQ/tLCUtkznEkk/s1600-h/255px-Artichaut2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220245616611141330" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHIJuvJlptI/AAAAAAAABrQ/tLCUtkznEkk/s320/255px-Artichaut2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Enginar (Cynara scolymus), &lt;a title="Papatyagiller" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Papatyagiller"&gt;Papatyagiller&lt;/a&gt; familyasından mavi-mor renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda çok senelik otsu bir &lt;a class="mw-redirect" title="Bitki" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bitki"&gt;bitki&lt;/a&gt;. Güney Avrupa ve Akdeniz çevresinde yetişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a id="Morfolojik_.C3.96zellikleri" name="Morfolojik_.C3.96zellikleri"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Morfolojik Özellikleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur. &lt;a title="Yaprak" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yaprak"&gt;Yaprakları&lt;/a&gt; sapsız, büyük, uzun-oval ve parçalıdır. &lt;a title="Çiçek" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87i%C3%A7ek"&gt;Çiçekler&lt;/a&gt; üst yaprakların koltuğundan çıkan, uzun sapların ucunda büyük başçıklar halinde toplanmıştır. Çiçek tablası etlidir. Hepsi tüp şeklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.&lt;br /&gt;&lt;a id="Faydalar.C4.B1" name="Faydalar.C4.B1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Faydaları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Enginar cynarin içerdiği için karaciğer ve safra kesesinde biriken nikotin, alkol ve yağın vücuttan atılımını sağlar. Ayrıca vücuttaki amonyak ve kolestrolü azaltır.&lt;br /&gt;Bol A ve B içerdiğinden atardamar kireçlenmesini önlemekte ve safra kesesi rahatsızlıklarını gidermektedir. Bunun dışında cinsel gücü artırıcı, ateş düşürücü, vücudu kuvvetlendirici ve iştah açıcıdır. Romatizma, ishal, sarılık hastalıklarına ve sinirlere iyi gelir. ÇÇÇ&lt;br /&gt;&lt;a id="Yeti.C5.9Ftiricili.C4.9Fi" name="Yeti.C5.9Ftiricili.C4.9Fi"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yetiştiriciliği&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Ana madde: &lt;a title="Enginar yetiştiriciliği" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Enginar_yeti%C5%9Ftiricili%C4%9Fi"&gt;Enginar yetiştiriciliği&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Enginar genel olarak ülkemizde ve birçok ülkede vegetatif yolla üretilmektedir. &lt;a title="Fransa" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fransa"&gt;Fransa&lt;/a&gt;, &lt;a title="İtalya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya"&gt;İtalya&lt;/a&gt; ve &lt;a title="İspanya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanya"&gt;İspanya&lt;/a&gt;'da doğrudan &lt;a title="Tohum" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tohum"&gt;tohumla&lt;/a&gt; üretilen çeşitler geliştirilmiştir. Enginarda vegatatif yolla üretim dip sürgünleri veya üzerinde gözlerin bulunduğu &lt;a title="Kök" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6k"&gt;kök&lt;/a&gt; parçaları ile yapılabildiği gibi sadece gözlerin ana gövdeden çıkarılıp değişik ortamlarda köklendirilerek de yapılabilir. En yaygın üretim şekli sürgünlerle yapılan üretimdir.&lt;br /&gt;Yeni kurulacak Enginar plantasyonlarında dikiminden önce toprak derin sürülmeli ve gübrelenmelidir. Derin sürümden sonra diskaro ve tırmık çekilerek toprak dikime hazır duruma getirilmelidir.&lt;br /&gt;Dikim genellikle &lt;a title="Akdeniz" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Akdeniz"&gt;Akdeniz&lt;/a&gt; ve Ege bölgesinde Ekim–Kasım aylarında, &lt;a title="Marmara" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Marmara"&gt;Marmara&lt;/a&gt; bölgesinde ise Mart–Nisan aylarında yapılır. En uygun dikim masuralar üzerine sıra arası ve üzeri 1x1 m mesafe ile yapılır. Özellikler Bursa keramet köyünde meşhurdur.&lt;br /&gt;&lt;a name=".C3.9Cr.C3.BCnler"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ürünler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bir enginar likörü olan &lt;a class="new" title="Cynar (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Cynar&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Cynar&lt;/a&gt; &lt;a title="İtalya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya"&gt;İtalya&lt;/a&gt;'da çok popüler olan bir alkollü içkidir. Enginar yapraklarının kurutulmasıyla elde edilen standardize edilmiş öz, &lt;a title="Kapsül" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kaps%C3%BCl"&gt;kapsül&lt;/a&gt; veya toz şeklinde şifa özellikli diyet katkı maddesi olarak piyasaya sürülmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-4015756673924685423?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/4015756673924685423/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=4015756673924685423' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4015756673924685423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4015756673924685423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/enginar.html' title='Enginar'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SHIJq9jwo5I/AAAAAAAABrI/j5nmCC6_8AE/s72-c/260px-Artichokes_produce-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-5505751908813450726</id><published>2008-07-03T13:20:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T13:40:13.027-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şifalı Yağlar ve Cildimiz'/><title type='text'>Şifalı Yağlar ve Cildimiz..</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Şifalı Yağlar ve Cildimiz..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hangi yağ, hangi cilt için uygundur?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Aşağıda belirtilen yağlara ait özellikler genel olarak ifade edilmiştir. Eğer allerjik bir bünyeye sahipseniz veya aşağıdaki yağlardan herhangi birine karşı hassasiyetinizi ölçmek istiyorsanız basit bir allerji testi yaptırabilirsiniz.&lt;br /&gt;Genel olarak pekçok yağ, masaj sırasında cilde direkt olarak uygulanmaz. Örneğin masaj için avakado yağı hazırlamak isteniyorsa, avakado yağı %10'u geçmeyecek bir oranda diğer taşıyıcı bir yağ (zeytinyağı, vb.) ile karıştırılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Avakado :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Kuru cilt tipi için uygundur. A, B, D, E vitaminlerini içerir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ayçiçeği yağı :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Nemlendirici ve besleyicidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Bal :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Kuru ciltler için önerilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Bergamot :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Yağlı ciltler için iyi gelir, Hassas ciltler dikkat etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Biberiye :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Derinden temizlik sağlar, mikrop kırıcı özelliği vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Buğday :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Yıpranmış cildi besler. E vitamini açısından zengindir. A, D vitaminleri, protein ve mineraller içerir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Gül :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Tüm cilt tipleri için uygundur. Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Havuç :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Tüm cilt tipi için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Beta-Carotene, A, B, C, D, E vitamini açısından zengindir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Hindistanceviz&lt;/span&gt;i :&lt;/strong&gt; Cildi besler.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Hint yağı :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Cildi besler.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Jojoba :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Tüm cilt tipleri için uygundur. A vitamini açısından zengindir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kayısı :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Tüm cilt tipleri için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Akneleri temizler. A vitamini ve mineraller içerir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Keten yağı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; : Yüz bakımında parlatıcı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kil :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Ölü derileri temizler.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Lavanta :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hassas veya yağlı ciltler için uygundur. Akne tedavisinde kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Limon :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Yağlı ciltler için uygundur. Hassas ciltler dikkat etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Menekşe :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hafif mikrop kırıcıdır. Hassas ciltler dikkat etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Mısır Yağı :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Yüksek miktarda E vitamini içerir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Nane :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hassas ciltler dikkat etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Papatya :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hassas ciltler için uygundur. Yumaşatıcı ve rahatlatıcıdır. Akne tedavisinde kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Portakal :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Kuru cildi besler, çok iyi bir cilt toniğidir. Kokusu ferahlatıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Susam yağı :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Cildi besler. E vitamini, protein, mineral ve amino asitler içerir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Tarçın :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Tatlı Badem :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Tüm cilt tipleri için uygundur. Protein, vitamin ve mineraller açısından zengindir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yasemin :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Kuru ciltler için uygundur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Zencefil&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;: Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Zeytinyağı :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Cildi besler, nemlendirir.&lt;br /&gt;hanimlar.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-5505751908813450726?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/5505751908813450726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=5505751908813450726' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5505751908813450726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5505751908813450726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/ifal-yalar-ve-cildimiz.html' title='Şifalı Yağlar ve Cildimiz..'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-4364853167905325594</id><published>2008-07-03T13:18:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T13:39:45.535-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bitki Çayları İçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler'/><title type='text'>Bitki Çayları İçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler!!</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Bitki Çayları İçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler!!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;     Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijen Kıvçak, yaptığı açıklamada, ilaç kullanan kimselerin, bitki çayı içerken hekime danışmalarının son derece önemli olduğunu vurguladı.     Hastaların, kullandıkları ilaçlarla etkileşmeyen bitki çayı içmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Kıvçak, ``En fazla tüketilen papatya ve ıhlamur gibi çayların bile çeşitli ilaçlarla etkileşimi vardır. Bitkinin içindeki etken madde ve kullanılan ilacın etkileşimi mutlaka hekime sorulmalı, hekim de eczacıya danışmalıdır.   Örneğin, ısırgan tohumunun yararları kadar gizli kalp yetmezliği olan kimselerde kalp krizini tetikleyici bir yan etkisi vardır. Bu gibi durumların önüne geçmek için hasta, hekim ve eczacının işbirliği şarttır``dedi. Prof. Dr. Kıvçak, bitki çaylarının Sağlık Bakanlığı`nın denetiminde üretilmesi gerektiğini de ifade ederek, ``Bitkiyi toplayan kişinin ne kadar ehil olduğu, bitkinin nereden toplandığı ve hangi koşullarda kurutulduğu önemlidir. Başta egzoz gazı olmak üzere çeşitli dış faktörler nedeniyle bitki, şehir merkezinden toplanmamalıdır.      Bitki, egzozun yaydığı ağır metalleri çektiği için bu durum çok tehlikelidir`` diye konuştu. Bu kriterlere dikkat edilmeden üretilen ve Sağlık Bakanlığı`nın onayı olmayan bitki çaylarının tüketilmemesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Kıvçak, özellikle son dönemde oldukça popüler bir bitki olan keten tohumunun yaygın kullanımında da yanlışlıklar bulunduğuna dikkat çekti.     Prof. Dr. Kıvçak, ``Keten tohumu genellikle dövülmüş şekilde satılıyor. İçeriğinde sabit yağ, değişik asitler ve omega yağları içerdiği için bu bitkinin ezildikten sonraki iki günde tüketilmesi gerekir. Aksi takdirde mide ülseri ve kanser gibi tehlikeli hastalıklara yol açar. Bu yüzden ezilmemiş olarak alınıp tüketileceği zaman ezilmelidir. Ayrıca keten tohumu bitkisinin, halk arasında sanılanın aksine zayıflatıcı özelliği yoktur. Sadece bağırsak mekanizmasını harekete geçirerek metabolizmayı hızlandırır``dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haber7&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-4364853167905325594?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/4364853167905325594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=4364853167905325594' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4364853167905325594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4364853167905325594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/bitki-aylar-ierken-dikkat-edilmesi.html' title='Bitki Çayları İçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler!!'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-5333486179120312772</id><published>2008-07-03T13:16:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T13:39:07.477-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Isırganın Saçlardaki İnanaılmaz Etkisi'/><title type='text'>Isırganın Saçlardaki İnanılmaz Etkisi!</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Isırganın Saçlardaki İnanılmaz Etkisi!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Rahman’ın Rahmet hazinelerinden Şafî ismi’nin tecellisidir Isırgan...&lt;br /&gt;Gerek çay gibi içilerek, gerek lapa yapılarak, gerekse suyundan faydalanılarak kullanılan, tohumları, kökleri, sapları ve yaprakları ile mucize gibi bir bitki..  Pek çok derde deva olan ısırganı taze bulabildiğimiz şu aralar bol bol almakta fayda var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlarınız;&lt;br /&gt;ince telliyse,&lt;br /&gt;dökülüyorlarsa,&lt;br /&gt;püskül püskül olmuşlarsa,&lt;br /&gt;yıpranmış görünüyorlarsa,&lt;br /&gt;ısırgan otu tam size göre bir bitki...&lt;br /&gt;Saçlarınız için ısırgandan mutlaka faydalanın.. Etkisini ilk kez kullanımdan itibaren mutlaka farkedeceksiniz inşaallah..&lt;br /&gt;     2 sap ısırganı sapları ve yaprakları ile birlikte küçük bir kaba koyup, üzerine 1 su bardağı kaynar suyu dökün. Ocağın altını açıp, 3 - 4 dakika kadar da kaynatın. Kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp 10 dakika kadar demlenmeye bırakın. Demlenen ısırganın suyunu güzelce süzün; hatta lapasında kalan suyu da süzgeçte bir kaşık yardımı ile ya da eliniz ile bastırarak süzün. Süzülen bu suyu saç diplerinize parmak uçlarınız ile masaj yaparak yedirin.&lt;br /&gt;Isırganı demlerken, kaba sığması için ikiye ya da üçe kırarak ya da bitkiyi ince ince kıyarak da demleyebilirsiniz. (mutlaka eldiven kullanınız! )&lt;br /&gt;     Hergün düzenli olarak bunu yaptığınızda sadece bir haftada bir haftada bile saçlarınız eski sağlıklarına geri dönmeye başlıyor ve ilk ısırgan suyu tedavisinden itibaren dökülme duruyor. Bir kaç ay boyunca düzenli olarak sürekli yaparsanız eğer, (saç kökleriniz ölmemiş ise) dökülmüş saçlarınızın yeniden canlandığını görme olasılığınız da çok yüksek.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Isırgan suyu tedavisi ile  saçlarda gözlenen değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Dökülme duruyor,&lt;br /&gt;Saç telleri kalınlaşıyor,&lt;br /&gt;Saçlar gürleşiyor,&lt;br /&gt;Güçleniyor,&lt;br /&gt;Hacim kazanıyor,&lt;br /&gt;Yıpranma azalıyor&lt;br /&gt;Kepeklenmeye iyi geliyor&lt;br /&gt; Isırgan demetler halinde pazarlarda bolca var şu sıralar.. Bir demetini 1 ya da 1,5 liraya alabiliyorsunuz. Tek bir demet de bir  hafta yeterli geliyor.. Bir demeti bir haftaya bölerek derin dondurucuda buzdolabı poşetlerinde saklamanız mümkün. Hergün bir poşeti açıp, yukarıda anlattığımız şekilde demleyebiliyorsunuz kolayca.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Elma sirkeli yöntem :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;   Son olarak; ısırgan suyu tedavilerinde sirke ile yapılan bir yöntem de vardır :&lt;br /&gt;   250 ml gerçek elma sirkesi kaynama derecesine kadar ısıtılır (kaynatılmaz) ve içine bir avuç dolusu ince kıyılmış ısırgan otu yaprağı eklenerek, soğuyana kadar demlendirilir ve süzülür. Saç derisine masaj yapılarka uygulanır.&lt;br /&gt; Bu tarifi hanüz denemedik o yüzden sonuçlarını bilmiyoruz fakat elma sirkeli olduğu için daha güçlü etki edecektir muhtemelen..&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; :&lt;br /&gt;       Tarifteki elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz. Kafa derisinde çok kepeklenme ve kaşıntı varsa; düzenli olarak, saçlarınızı duruladıktan sonra küçük bir kapta 2 litre suya yarım çay bardağı ( küçük çay bardaklarından) kadar elma sirkesi ilavesi ile saçlarınızı durularsanız, hem parlak hem yumuşak olurlar.. Düzenli kullandığınızda ise kepekten ve kaşıntıdan da kurtulmuş olursunuz. Elma sirkesinin kokusunu dert etmeyin çünkü saçlarınız kuruyana kadar uçup gidecektir.&lt;br /&gt;     Sadece saçlarımız için değil, pek çok hastalık için de kullanılan, çayı içilen, denenmiş ve kabul görmüş bir bitki ısırgan..&lt;br /&gt;Pazarlada bolca olduğu şu sıralarda sakın kaçırmayın; mutlaka faydalanın! &lt;br /&gt;Sağlıklı, afiyetli, huzurlu ve nurlu günler duası ile..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-5333486179120312772?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/5333486179120312772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=5333486179120312772' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5333486179120312772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5333486179120312772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/isrgann-salardaki-inanlmaz-etkisi.html' title='Isırganın Saçlardaki İnanılmaz Etkisi!'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-7112307857681444646</id><published>2008-07-03T13:14:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T13:38:36.581-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cilt Kırışıklıkları için Şifalı Yöntemler'/><title type='text'>Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Nedenler:&lt;/strong&gt; Deri kırışıkları, herhangi bir hastalık belirtisi değil, bir yaşlanma belirtisidir; ama oluşum süreci yavaşlatılabilir. Başlıca neden, derinin giderek kurumasının yanı sıra, yaşlanma süreci içinde deride albümin birikimleri oluşmasıdır. Yanlış yüz bakımı, fazla güneş ışını, yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, nikotin ve alkol bu birikimlerin oluşmasını destekleyen faktörlerdir. Ayrıca, radikal diyet kürleri de deri kırışıklıklarına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Pratik çözümler:&lt;/strong&gt; Bolca C ve E vitamini alınması gerekir. E vitamini, ıspanak, kabak, marul, lahana, yeşil salata, ayçiçeği yağı, badem, ceviz ve fıstık ürünlerinde vardır.&lt;br /&gt;Bromelain enzimi, deri dokusundaki albümin birikintilerini çözer. Bolca bromelain içeren taze ananas suyu günde en az 1 bardak içilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yumurta akı-bal maskesi:&lt;/strong&gt; 1 yumurta akı ile 2 yemek kaşığı çiçek balı iyice karıştırılır, yüze sürülür ve 20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.&lt;br /&gt;Balmumu maskesi: 10 gr balmumu bir kapta eritilip, 3 yemek kaşığı çiçek balı ile iyice karıştırılır. Soğuduktan sonra yüze  sürülür, 15-20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün ısırganotu çayı ile yıkanan yüz gerginleşir. Yüz her gün bir kere yayık ayranı ile yıkandığında, kırışıklar azalır. Her gün çay ile yıkanan yüz  güzelleşir. Sigara zararlıdır. Nikotin, deri dokusunu besleyen kılcal damarların tıkanmasına yol açar. Uzun süre güneşlenmek zararlıdır. Günde en az 7-8 saat uyumak gerekir. Deri pörsümesine ve kırışmasına, gereğince görev yapamayan bağırsaklar da neden olabilir. İyi bir sindirim sağlanması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organizmanın koruyucusu olan deri, kendini de çok iyi koruyabilir. Ama onu, her gün belirli oranda sıcağa, soğuğa, ışığa, kuru ve nemli ortama tabi tutarak, güçlendirmek gerekir. Özellikle açık hava, derinin başlıca güç kaynağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doktordoga&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-7112307857681444646?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/7112307857681444646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=7112307857681444646' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7112307857681444646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7112307857681444646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/cilt-krklklar-iin-ifal-yntemler.html' title='Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-7750446132127348339</id><published>2008-07-03T13:12:00.001-07:00</published><updated>2008-07-03T13:36:48.110-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='N'/><title type='text'>Nane (mentha)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0yv_ZWMMI/AAAAAAAABg0/m_uwIf8GYCY/s1600-h/Nane_mentha.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218883343245258946" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0yv_ZWMMI/AAAAAAAABg0/m_uwIf8GYCY/s320/Nane_mentha.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Nane (mentha)&lt;br /&gt;Ballıbabagiller familyasından; nemli yerlerde yetişen, genellikle tüylü ve çok kokulu otsu bir bitki cinsidir. Başak biçiminde beyaz, pembe veya morumsu çiçekleri vardır. Güzel kokuludur. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Faydası :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürür. Karaciğer yetersizliğini giderir. Safra akışını düzenler. Mide ağrılarını keser. Bağırsak spazmını giderir. Nefes almayı kolaylaştırır. Astım, grip, bronşit ve öksürükte faydalıdır. Sinirleri kuvvetlendirir. Sükunet verir. Heyecanları ve korkuyu yatıştırır. Kusmaları önler. Migren, uykusuzluk ve baş dönmelerinde faydalıdır. El ayak titremesi, dil tutukluğu, felç ve uykusuzlukta kullanılır. Kalbi kuvvetlendirir. Sinirsel kalp çarpıntılarını keser. Erkeklerde ruhsal kaynaklı iktidarsızlığı giderir. Anne sütünü artırır. Aybaşı kanamalarının muntazam ve ağrısız olmasını sağlar. Sütle şişen memelerin şişini indirir. Soğuk algınlığında faydalıdır. Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde yardımcı olur. İdrar söktürür. Mide ülseri ve gastrit olanlar fazla kullanmamalıdır. Şekercilik, likörcülük, lavantacılık ve eczacılıkta kullanılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-7750446132127348339?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/7750446132127348339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=7750446132127348339' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7750446132127348339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7750446132127348339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/nane-mentha.html' title='Nane (mentha)'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0yv_ZWMMI/AAAAAAAABg0/m_uwIf8GYCY/s72-c/Nane_mentha.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-5316807790309379269</id><published>2008-07-03T13:08:00.001-07:00</published><updated>2008-07-03T13:36:27.527-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='B'/><title type='text'>Badem (prunus amygdalus)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0yAvhpn7I/AAAAAAAABgs/YiLUhV3yxeo/s1600-h/badem.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218882531531268018" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0yAvhpn7I/AAAAAAAABgs/YiLUhV3yxeo/s320/badem.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Badem (prunus amygdalus)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir. Olgunlaştıktan sonra, sert kabukla kaplı olan içi yenir. Hekimlikte kullanılan kısmı da burasıdır. Başlıca 2 çeşidi vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Acıbadem&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Tatlıbadem&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Faydası :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Badem, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır. Böbrek mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır. Bademyağı kabızlığı giderir. Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder. Kulak ağrılarını dindirir. Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları giderir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-5316807790309379269?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/5316807790309379269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=5316807790309379269' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5316807790309379269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5316807790309379269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/badem-prunus-amygdalus.html' title='Badem (prunus amygdalus)'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0yAvhpn7I/AAAAAAAABgs/YiLUhV3yxeo/s72-c/badem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-7097636103478949619</id><published>2008-07-03T13:06:00.001-07:00</published><updated>2008-07-03T13:36:20.723-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='K'/><title type='text'>Karpuz (harbuz)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0xVOuQIHI/AAAAAAAABgc/3-hXTuEtzaU/s1600-h/Karpuz_harbuz.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218881783991378034" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0xVOuQIHI/AAAAAAAABgc/3-hXTuEtzaU/s320/Karpuz_harbuz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Karpuz (harbuz)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kabakgiller familyasından; sürüngen gövdeli, parçalı sert yapraklı, sarı çiçekli, iri meyveli, bir yıllık bir bitkidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Faydası :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kanı temizler.&lt;br /&gt;Vücuda serinlik verir.&lt;br /&gt;Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder.&lt;br /&gt;Kemiklerin gelişmesine yardımcı olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-7097636103478949619?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/7097636103478949619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=7097636103478949619' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7097636103478949619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7097636103478949619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/karpuz-harbuz.html' title='Karpuz (harbuz)'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0xVOuQIHI/AAAAAAAABgc/3-hXTuEtzaU/s72-c/Karpuz_harbuz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-111520455594038825</id><published>2008-07-03T13:03:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T13:36:12.956-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='K'/><title type='text'>Kahve (coffea)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0wxhSYOcI/AAAAAAAABgU/Oa6hYoK9rlk/s1600-h/Kahve_coffea.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218881170499451330" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0wxhSYOcI/AAAAAAAABgU/Oa6hYoK9rlk/s320/Kahve_coffea.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Kahve (coffea)&lt;br /&gt;İkiçenekliler sınıfının, kökboyasıgiller familyasından, vatanı Afrika olan, fakat Asya ve Amerika'nın tropik bölgelerinde yetiştirilen, 20 kadar çeşidi olan bir ağaçtır. En çok bilineni Arabistan kahvesi'dir. 7-8 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları sivri uçlu olup, kenarları dalgalıdır. Çiçekleri beyaz ve hoş kokuludur. Meyvesi kiraza benzer; içinde ince iki çekirdek bulunur. Her çekirdeğin içinde aynı şekilde bir tohum vardır. Tohumlarında, kafein alkoloidleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Faydası :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kandolaşımını sağlar.&lt;br /&gt;Uykuyu kaçırır, düşünmeyi kolaylaştırır.&lt;br /&gt; Yarımbaş ağrılarını dindirir.&lt;br /&gt;Uyuşturucu maddelerle zehirlenmelerde faydalıdır.&lt;br /&gt;Boğmaca öksürüğünü keser. Nikris ağrılarını teskin eder.&lt;br /&gt;Tansiyonu yüksek olanların kahve içmemesi tavsiye edilir.&lt;br /&gt; Ayrıca fazla miktarda içildiğinde uykusuzluk, sinir bozukluğu ve çarpıntı yapar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-111520455594038825?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/111520455594038825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=111520455594038825' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/111520455594038825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/111520455594038825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/kahve-coffea.html' title='Kahve (coffea)'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0wxhSYOcI/AAAAAAAABgU/Oa6hYoK9rlk/s72-c/Kahve_coffea.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-7196587345595652090</id><published>2008-07-03T13:02:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T13:36:04.083-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='K'/><title type='text'>Kuşburnu (fructus rosa canina)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0wWq4vC7I/AAAAAAAABgM/j96t94bXHj8/s1600-h/Kusburnu_fructus_rosa_canina.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218880709219781554" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0wWq4vC7I/AAAAAAAABgM/j96t94bXHj8/s320/Kusburnu_fructus_rosa_canina.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Kuşburnu (fructus rosa canina)&lt;br /&gt;Yabangülünün, şeker, organik asit ve C vitamini bakımından zengin olan meyvesidir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Faydası :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; İdrar söktürür, ishali keser.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-7196587345595652090?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/7196587345595652090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=7196587345595652090' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7196587345595652090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7196587345595652090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/kuburnu-fructus-rosa-canina.html' title='Kuşburnu (fructus rosa canina)'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0wWq4vC7I/AAAAAAAABgM/j96t94bXHj8/s72-c/Kusburnu_fructus_rosa_canina.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-5929074706538077795</id><published>2008-07-03T12:54:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T13:37:17.302-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Y'/><title type='text'>Yeşil Çay</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0up24aBfI/AAAAAAAABgE/Siwb4pHSFI4/s1600-h/180px-Tea_leaves_steeping_in_a_zhong_%25C4%258Daj_05.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218878839833888242" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0up24aBfI/AAAAAAAABgE/Siwb4pHSFI4/s320/180px-Tea_leaves_steeping_in_a_zhong_%25C4%258Daj_05.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Yeşil çay, &lt;a class="mw-redirect" title="Camellia sinensis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Camellia_sinensis"&gt;Camellia sinensis&lt;/a&gt; yapraklarından elde edilen çay. Aynı bitkiden elde edilen &lt;a class="new" title="Siyah çay (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Siyah_%C3%A7ay&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;siyah çay&lt;/a&gt; için yapraklar yavaş yavaş kurutulur, yeşil çay ise yaprakların toplanır toplanmaz kavrulup hızla kurutulması ile elde edilir. Siyah çay kurutulurken oksijenle tepkimeye girer, yeşil çayın ise tepkimeye girmesine izin verilmez.&lt;br /&gt;Her iki çayda da &lt;a title="Kafein" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kafein"&gt;kafein&lt;/a&gt; bulunmaktadır, ancak yeşil çaydaki kafein oranı daha düşüktür. Siyah çayın da, yeşil çayın da antioksidan özellikleri vardır, ancak daha az işlem gördüğü için yeşil çaydaki antioksidan miktarı daha fazladır.&lt;br /&gt;&lt;a id="Ye.C5.9Fil_.C3.A7ay_.C3.A7e.C5.9Fitleri" name="Ye.C5.9Fil_.C3.A7ay_.C3.A7e.C5.9Fitleri"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yeşil çay çeşitleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japon Yeşil Çayları&lt;br /&gt;Gyokuro&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Matcha:&lt;/strong&gt;bebek pudrası gibi toz halindedir, Japon seremonilerinin vazgeçilmez çayıdır.&lt;br /&gt;Sencha&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kamairicha:&lt;/strong&gt;Sencha çayından farkı üretim aşamasında yapraklar sıcak su buharı ile değil fırında şok soldurmaya tabi tutulmuş olmalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bancha:&lt;/strong&gt;kaba çay, düşük kaliteli çaylardan yapılıp, niteliksiz olmasına karşın günlük kullanımda özellikle kırsal ve dağsal bölgelerde yaygın olarak içilmektedir. Halk tarafından evde basit düzeneklerle el yapımı olarakda üretilmektedir. Dünya yeşil çay üretiminde pek bilinmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Çin yeşil çayları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gunpowder (GP)&lt;br /&gt;Imperial, Young Hyson (YH)&lt;br /&gt;Hyson&lt;br /&gt;Twankay&lt;br /&gt;Hyson Skin&lt;br /&gt;Chunmee (CH)&lt;br /&gt;Sowmee (SW)&lt;br /&gt;Dust&lt;br /&gt;&lt;a id="Ye.C5.9Fil_.C3.A7ay.C4.B1n_faydalar.C4.B1" name="Ye.C5.9Fil_.C3.A7ay.C4.B1n_faydalar.C4.B1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yeşil çayın faydaları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki kateşinler sayesinde :&lt;br /&gt;Kanser riskini azaltır.&lt;br /&gt;Yeşil çay yemek borusu kanserini erkeklerde %57, kadınlarda %60 oranında önlemektedir.(22)&lt;br /&gt;Yeşil çay düzenli içilmesi halinde &lt;a title="Prostat" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Prostat"&gt;prostat&lt;/a&gt; kanseri riskini üçte iki azalmaktadır. (27)&lt;br /&gt;Yeşil çay deri kanserine yol açan ultroviyole ışınların zararından korur. (28)&lt;br /&gt;Tümörü küçültür.&lt;br /&gt;Antioksidandır.&lt;br /&gt;Yeşil çaydaki antioksidan E vitaminindekinden 20 kez daha kuvvetlidir.&lt;br /&gt;&lt;a class="mw-redirect" title="Kolestrol" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kolestrol"&gt;Kolestrolü&lt;/a&gt; düşürür.&lt;br /&gt;&lt;a class="mw-redirect" title="Tansiyon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tansiyon"&gt;Tansiyonu&lt;/a&gt; ayarlar.&lt;br /&gt;Kan şekerini ayarlar.&lt;br /&gt;Bakterileri öldürürür.&lt;br /&gt;Grip virüsünü öldürür.&lt;br /&gt;Ağız kokusunu önler&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki C vitamini sayesinde :&lt;br /&gt;Stresi azaltır.&lt;br /&gt;Gribi önleyicidir.&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki kafein sayesinde :&lt;br /&gt;Performansı etkiler,yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır.&lt;br /&gt;İdrar söktürücüdür.&lt;br /&gt;İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde kullanılıyor.&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki flavonoidler sayesinde :&lt;br /&gt;Kan damarlarını güçlendirir.&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki polisakkaridler sayesinde :&lt;br /&gt;Kan şekerini düşürür.&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki fluorid sayesinde :&lt;br /&gt;Diş çürümesini engeller.&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki E vitamini sayesinde :&lt;br /&gt;&lt;a class="new" title="Antioksid (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Antioksid&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Antioksidan&lt;/a&gt; olarak rol oynar.&lt;br /&gt;Yaşlanmayı geciktirir.&lt;br /&gt;Yeşil çay içindeki &lt;a class="new" title="EGCG (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=EGCG&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;EGCG&lt;/a&gt; (Epigallokateşin Gallat) adlı kimyasal madde sayesinde :&lt;br /&gt;Kanser hücrelerinin gelişmesini önlüyor.&lt;br /&gt;Akciğer, mide, bağırsak karaciğer ve deri kanserlerini önleyici etki yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;a title="Alzheimer" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Alzheimer"&gt;Alzheimer&lt;/a&gt;'i önleyici&lt;br /&gt;Sigara kullanımının &lt;a class="mw-redirect" title="Toksik" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Toksik"&gt;toksik&lt;/a&gt; etkisini azaltıyor.&lt;br /&gt;Yeşil çay içen hamile kadınlar sorunsuz bir doğum gerçekleştirebilirken, sakat çocuk dünyaya getirme riski de azalacak.&lt;br /&gt;Diş çürüklerine sebep olan &lt;a title="Bakteri" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bakteri"&gt;bakterileri&lt;/a&gt; öldürerek çürükleri önler.&lt;br /&gt;İçeriğindeki kateşin maddesi nedeni ile &lt;a title="Kolesterol" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kolesterol"&gt;kolesterolü&lt;/a&gt; düşürür.&lt;br /&gt;&lt;a title="Antioksidan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Antioksidan"&gt;Antioksidan&lt;/a&gt; özellikleri vardır. Bu özelliği ile kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu olabilmektedir. &lt;a title="İspanya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanya"&gt;İspanya&lt;/a&gt;’daki Murcia Üniversitesi ve &lt;a title="İngiltere" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ngiltere"&gt;İngiltere&lt;/a&gt;’deki Norwich Üniversitesi’nin ortaklaşa yürüttüğü araştırmalar, yeşil çayda bulunan ‘&lt;a class="new" title="Polipenol EGCG (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Polipenol_EGCG&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;polipenol EGCG&lt;/a&gt;’ maddesinden üretilecek olan ilaçlarla, çeşitli &lt;a title="Kanser" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kanser"&gt;kanser&lt;/a&gt; hastalıklarının tedavisinin gerçekleştirilebileceğini ortaya koymuştur.&lt;br /&gt;Zihinsel aktivitelerde yarar gösterdiği ileri sürülmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-5929074706538077795?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/5929074706538077795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=5929074706538077795' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5929074706538077795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5929074706538077795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/yeil-ay.html' title='Yeşil Çay'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0up24aBfI/AAAAAAAABgE/Siwb4pHSFI4/s72-c/180px-Tea_leaves_steeping_in_a_zhong_%25C4%258Daj_05.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-8591236475709884904</id><published>2008-07-03T12:50:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T13:37:40.036-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Y'/><title type='text'>Yonca</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0t5krIQ6I/AAAAAAAABf8/X0wiyARurmo/s1600-h/260px-Medicago_sativa_02_bgiu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218878010312639394" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0t5krIQ6I/AAAAAAAABf8/X0wiyARurmo/s320/260px-Medicago_sativa_02_bgiu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Yonca (Medicago sativa), &lt;a title="Baklagiller" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Baklagiller"&gt;baklagiller&lt;/a&gt; (Fabaceae) familyasından uzun yıllar yaşayan, gerek yeşil ot gerekse kuru ot olarak değerlendirilebilen çok yıllık bir serin mevsim &lt;a title="Yem" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yem"&gt;yem&lt;/a&gt; bitkisi &lt;a title="Tür" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCr"&gt;türü&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;Uluslararası terminolojide alfalfa (kelime kökeni &lt;a title="Arapça" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Arap%C3%A7a"&gt;Arapça&lt;/a&gt; البرسيم veya الحجازي, halk dilinde Şark yoncası veya Kaba yonca şeklinde de anılır.&lt;br /&gt;Yonca çok yıllık otsu bir bitkidir. Boyu 50-80 cm dir. Derin bir &lt;a title="Kök" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6k"&gt;kök&lt;/a&gt; sistemi vardır. Uygun koşullarda 8-10 metre derine gider. Etkili kök derinliği 120-180 cm dir. Bu nedenle, anavatanı olan &lt;a class="mw-redirect" title="Ortadoğu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ortado%C4%9Fu"&gt;Ortadoğu&lt;/a&gt; bölgesinin şartları ile birebir özelliklere sahip olup, kuraklığa dayanıklıdır. Yonca önemli bir yem bitkisidir. Otlatılmaya da oldukça dayanıklıdır. Bu nedenle &lt;a title="Mera" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mera"&gt;meraların&lt;/a&gt; ıslahında diğer bitkilerle karışıma giren ve meranın kalitesini arttıran bir bitkidir. Ahır besiciliğinde et ve özellikle süt verimini % 30'lara kadar artıran ve yem bitkileri içerisinde en çok besleyicilik değeri olan yoncada, içerisinde 10 kadar &lt;a title="Vitamin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vitamin"&gt;vitamin&lt;/a&gt; de vardır. &lt;a class="mw-redirect" title="Tetraploid" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tetraploid"&gt;Tetraploid&lt;/a&gt; &lt;a title="Genetik" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Genetik"&gt;genetik&lt;/a&gt; yapıya sahip bir bitkidir.&lt;br /&gt;Genelde hasat edilerek hayvanlara yedirilir, daha ender olarak mera ortamında hayvanlara otlatılır. Köklerinde, diğer hayvan yemlerinde olduğu gibi, bitki bünyesindeki &lt;a title="Azot" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Azot"&gt;azot&lt;/a&gt; değerlerini artıran &lt;a title="Rhizobia" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rhizobia"&gt;rhizobia&lt;/a&gt; gibi &lt;a class="mw-redirect" title="Proteobakteriler" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Proteobakteriler"&gt;proteobakteriler&lt;/a&gt; bulunmaktadır. Bu &lt;a class="mw-redirect" title="Bakteriler" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bakteriler"&gt;bakteriler&lt;/a&gt; topraktaki azot miktarı ile sınırlı kalınmaksızın yüksek &lt;a title="Protein" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Protein"&gt;protein&lt;/a&gt; değerli bir besi kaynağı oluştururlar. Bu özellikleri nedeniyle etkin üretiminin bilimsel yöntemlerle geliştirilmesinde önemli ilerlemeler sağlanmış, üretiminde en yüksek verim düzeylerine ulaşılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;a title="Türkiye" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye"&gt;Türkiye&lt;/a&gt;'de TÜİK verilerine göre 2004 yılında 320 bin &lt;a title="Hektar" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hektar"&gt;hektar&lt;/a&gt; yonca ekilmiş ve 2 milyon 300 bin ton yeşil ot, 2 milyon ton kuru ot elde edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Hastalıkları, zararlıları ve mücadelesi&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Yoncanın en önemli hastalık etmeni &lt;a title="Virüs" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vir%C3%BCs"&gt;virüstür&lt;/a&gt;. Virüsten sakınmak için en etkili önlem, sertifikalı tohum, daha önceden virüsle bulaşık olmayan toprak ve temiz sulama suyu kullanılmalıdır. Yoncanın en önemli iki zararlısı &lt;a title="Yaprak biti" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yaprak_biti"&gt;yaprak biti&lt;/a&gt; (Püseron) ve &lt;a class="new" title="Yonca hortumlu böceği (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Yonca_hortumlu_b%C3%B6ce%C4%9Fi&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;yonca hortumlu böceğidir&lt;/a&gt;. Yoncanın en büyük düşmanı &lt;a title="Küsküt" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCsk%C3%BCt"&gt;küsküt&lt;/a&gt; otudur. Küsküt, ince sarı sülükleri ile yoncanın gövdesini sararak besinini alır, zayıf düşmesine yol açar. Küsküt görüldüğü zaman tohum bağlamadan yonca biraz dipten biçilmeli veya küsküt az ise elle toplanıp yakılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;a id="Hasat.2C_harman_ve_depolanmas.C4.B1" name="Hasat.2C_harman_ve_depolanmas.C4.B1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hasat, harman ve depolanması&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Otu için yetiştirilen yoncanın en uygun biçim zamanı %10 çiçeklenme devresidir. Biçim yüksekliği 8-10 cm olmalıdır. Son biçim daha yüksekten yapılmalıdır. Biçimden sonra yoncanın hayvanlarda şişkinlik yapmaması için güneşte 1-2 gün soldurularak verilmesi gerekir.&lt;br /&gt;Yoncanın depolanıp saklanacak ise fazla kurutulmadan ve balyalanarak saklanmalıdır. Yonca fazla kurutulursa hem yaprakların dökülmesi hem de &lt;a title="A vitamini" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/A_vitamini"&gt;A vitamini&lt;/a&gt; kaybına yol açar. Yonca &lt;a title="Silaj" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Silaj"&gt;silajı&lt;/a&gt; da yapılabilir. %25-50 çiçeklenme döneminde biçilip silolanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;a name=".C5.9Eifa_.C3.B6zellikleri"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Şifa özellikleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dehidrate edilmiş yonca yaprağı, &lt;a title="Kapsül" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kaps%C3%BCl"&gt;kapsül&lt;/a&gt;, toz veya &lt;a class="new" title="Tisan (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Tisan&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;tisan&lt;/a&gt; şeklinde standardize edilmiş halde diyet katkı maddesi olarak yaygın surette kullanılmaktadır. Yüksek fiber düzeyi nedeniyle &lt;a title="Kolesterol" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kolesterol"&gt;kolesterol&lt;/a&gt; düzeyleri üzerinde dengeleyici etki yaptığını, kötü kolesterolü düşürdüğünü gösterir bulgular bilimsel literatürde yer almaktadır. Baklagiller familyasındaki diğer bitkiler gibi protein, &lt;a class="mw-redirect" title="Vitaminler" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vitaminler"&gt;vitaminler&lt;/a&gt; ve &lt;a class="mw-redirect" title="Mineraller" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mineraller"&gt;mineraller&lt;/a&gt; açısından zengin bir kaynak oluşturan yüksek genel gıda değeri nedeniyle bünyede enerji eksikliğini önleyici, ayrıca içerdiği &lt;a class="new" title="Saponin (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Saponin&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;saponinler&lt;/a&gt; nedeniyle kanı ve karaciğeri detoksifiye edici özellikleri bulunduğu üzerinde durulmaktadır. Besin değeri yüksek bir besin olduğu için &lt;a title="Kansızlık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kans%C4%B1zl%C4%B1k"&gt;kansızlık&lt;/a&gt; çekenlere faydalıdır.&lt;br /&gt;Özellikle &lt;a class="mw-redirect" title="A.B.D." href="http://tr.wikipedia.org/wiki/A.B.D."&gt;A.B.D.&lt;/a&gt; ve &lt;a title="Avustralya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Avustralya"&gt;Avustralya&lt;/a&gt; mutfağında salatalarda yeri olan bir bitkidir. Bazı ülkelerde genç yaprakları çiğ olarak tüketilmektedir. Daha olgun yoncanın tüketimi çok yüksek &lt;a title="Diyet lifi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Diyet_lifi"&gt;diyet lifi&lt;/a&gt; içeriği nedeniyle kısıtlıdır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-8591236475709884904?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/8591236475709884904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=8591236475709884904' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8591236475709884904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8591236475709884904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/yonca.html' title='Yonca'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SG0t5krIQ6I/AAAAAAAABf8/X0wiyARurmo/s72-c/260px-Medicago_sativa_02_bgiu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-3652720556971071224</id><published>2008-07-01T15:02:00.001-07:00</published><updated>2008-07-03T13:37:28.539-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='S'/><title type='text'>Sinemaki</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqpl4mVvhI/AAAAAAAABNc/UKT1ySopKng/s1600-h/sinemak.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218169586575588882" style="WIDTH: 69px; CURSOR: hand; HEIGHT: 120px" height="112" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqpl4mVvhI/AAAAAAAABNc/UKT1ySopKng/s320/sinemak.gif" width="62" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; SİNEMAKİ&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanılan Kısmı:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Arap tıp alimleri tarafından Avrupa'ya tanıtılan bu güçlü laksatifin tıp tarihindeki yeri 9. yüzyıla kadar uzanır.Özellikle Sudan ve Mısır'da Nil nehri kıyılarının yerli bitkisi olan c.senna Avrupa'lı bilimadamları öğrenmeden yüzyıllar önce buralarda kullanılırdı.&lt;br /&gt;Tıbbi olarak kullanılan kısmı yapraklarıdır. Yaprakları bitkinin % 1,5-3 ünü oluşturan dianthrone glikozidlerini (daha çok anthraquinone bileşiklerini) içerir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Özellikleri:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; ABD'de çok yaygın olarak kullanılan senna FDA'nin (Food and Drug Administration) onayladığı birkaç bitkisel ilaçtan birisidir.Bilinen birçok laksatif (müshil) ilacın içeriğini oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanım Alanları:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Senna kuvvetli müshil olarak kullanılır. İçerdiği anthraquinone barsakları uyararak 10 saat içinde boşalmalarını sağlar.Bitki kalın barsaklarda sıvı ve mineral salgılanmasını arttırıcı etki yapar ve bunların geri emilimini engeller.&lt;br /&gt;Bazı tıbbi girişimlerden önce barsakların boşaltılmasına yardımcı olarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;Barsak parazitlerinin düşürülmesinde yardımcıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanım Şekli:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hazır tablet veya drajeleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yan Etkiler ve Etkileşimleri:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;8 veya tıbbi denetim altında en fazla 10 gün kullanılabilir.&lt;br /&gt;Uzun süre kullanımının bağımlilik yapabileceği düşünülmektedir.&lt;br /&gt;Hamile kadınlar tarafından doktor önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;6 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;Barsak tıkanması olanlar, henüz tanısı konmamış mide ağrısı olanlar, apandisit belirtileri olanlar kullanmamalıdır.&lt;br /&gt;İshali olanlar, kalın barsak iltihabı olanlar,barsak ülserleri olanlar kullanmamalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yan Etkiler:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Mide bulantısı ve şiddetli ishal&lt;br /&gt;İdrarda kırmızı renk değişikliği (zararsızdır)&lt;br /&gt;Uzun süre kullanımında birçok istenmeyen etki&lt;br /&gt;Mide-barsak geçiş zamanını azalttığı için aynı gün alınan ilaçların emilimini azaltabilir&lt;br /&gt;Bu Yazı &lt;a href="http://www.populermedikal.com/"&gt;http://www.populermedikal.com/&lt;/a&gt; adresinden alınmıştır..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-3652720556971071224?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/3652720556971071224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=3652720556971071224' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3652720556971071224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3652720556971071224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/sinemaki.html' title='Sinemaki'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqpl4mVvhI/AAAAAAAABNc/UKT1ySopKng/s72-c/sinemak.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-4835321089364862676</id><published>2008-07-01T14:51:00.000-07:00</published><updated>2008-07-01T14:57:42.459-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='K'/><title type='text'>Kara Hindiba</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqnFaV6HwI/AAAAAAAABNM/4Wikb4DNQGw/s1600-h/karahindiba1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166829674536706" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqnFaV6HwI/AAAAAAAABNM/4Wikb4DNQGw/s320/karahindiba1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kara Hindiba (Taraxacum officinale), Arslandişi ve Radika adlarıyla da tanınır. Nisan ve Mayısta tüm tarla kıyılarında, çayırlarda ve çimenlerde çiçeklenir. Her yıl bu çiçek halısını büyük bir zevkle izleriz. Bu tür, sarı çiçekli, çok yıllık, süt taşıyan küçük bitkilerdir. Yapraklar rozet halinde tabanda toplanmış olup, kenarları derin loblu ve dişlidir.Rozet yaprakları bazı kentlerimizde ilkbaharda sebze olarak satılmaktadır.Bitki çok ıslak yerleri sevmez. Yapraklar çiğnenmeden önce, kökler, ilkbaharda veya sonbaharda, çiçek sapları ise, çiçeklenme sırasında toplanır. Bitkinin tümü şifalıdır. Her ilkbaharda bitkinin tümü toplanarak ve haşlanmış patates ve haşlanmış yumurta ile karıştırılarak güzel bir yemek hazırlanabilir. (Referans1: M.Treben).&lt;br /&gt;   &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqnLP3qdNI/AAAAAAAABNU/m4Go3eOnYcs/s1600-h/hindiba1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166929942541522" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqnLP3qdNI/AAAAAAAABNU/m4Go3eOnYcs/s320/hindiba1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;            Yabani Hindiba (Cichorium intybus L.) 1 m'ye kadar yükselebilen çok yıllık otsu bir bitki olup, yaprakları parçalı ve tüylüdür. Çiçekleri açık mavi ve nadiren beyaz renklidir. Anadolu'da yaygın bir bitkidir. Özellikle boş tarlalarda ve yol kenarlarında yetişir. Inülin, uçucu yağ, acı maddeler ve glikozitler taşımaktadır. Kavrulmuş köklerinin toz elde edilmesiyle elde edilen ürün Avrupa'da kahve yerine kullanılmaktadır. Hindiba-i berri adıyla da bilinir (Referans2: T.Baytop). Hindiba'nın bir de sebze olarak kullanılan (Cichorium endivia L.-Compositae) türü vardır. Bu tür 50-100 cm boyunda, 1-2 yıllık, yaprakları parçalı ve tüysüz otsu bir bitkidir. Türkiye'de yabani olarak bulunmaz. Bahçe ve bostanlarda (İstanbul, Bursa) sebze olarak yetiştirilmektedir. İbn-i Sina bu bitkinin yapraklarının yıkanmadan ve soğuk su ile yapılan ekstrelerinin kullanılmasının gerektiğini savunan özel bir kitapçık hazırlamıştır. "Hindiba Risalesi" denilen bu kitapçıktan yazmalar İstanbul kütüphanelerinde bulunur. "Bostan Hindibası, , Frenk Salatası, ve Göynek adlarıyla da bilinir (Referans2: T.Baytop).&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/urunler.htm"&gt;&lt;/a&gt;          Kara Hindiba'nın en önemli iki özelliği, safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında oldukça başarılı oluşudur. Karaciğeri en olumlu etkileyebilen bitkilerden biridir. Günde yenilen 5-6 çiçek sapının, kronik karaciğer iltihaplarında iyileşme sağlayabilir . Bu saplar şeker hastalığına da iyi gelebilir. Şeker hastaları bu saplardan günde 10 tane kadar, bitki çiçekli olduğu sürece yiyebilirler. Saplar çiçekleri ile birlikte yıkandıktan sonra çiçekler koparılır ve saplar yavaş yavaş çiğnenerek yenir. Bunlar acımsı, gevrek ve suludur ve kıvırcık salatanın tadını andırırlar. Sık sık hastalanan ve kendilerini kötü hisseden kişiler, 14 günlük bir hindiba çiçek sapı kürü uygulayabilirler. Bu kürün etkisi sizi şaşırtacaktır. Ama bu saplar daha başka hastalıklarda da yardımcı olurlar. Deri kaşıntılarını, egzamaları ve temriyeleri iyileştirebilirler. Mide sıvılarını düzene sokar ve mide de birikmiş maddeleri temizler. Taze çiçek sapları karaciğer ve safrakesesinin çalışmalarını düzenler. Hindiba, içerdiği mineral tuzların yanı sıra, metabolizma hastalıklarına karşı çok önemli maddeleri de içerir. Kan temizleyici etkisi sayesinde, romatizma ve gut hastalıklarında da yardımcı olabilir. Eğer taze çiçek sapı kürü 4 hafta sürdürülecek olursa, beze şişkinlikleri de yok olabilir. Sarılık ve dalak hastalıklarında da hindiba başarıyla kullanılabilir. Hindiba kökü, çiğ yenildiğinde veya kurutulup çay biçiminde kullanıldığında, kan temizleyici, sindirim kolaylaştırıcı, ter ve idrar söktürücü ve canlandırıcı etkilere sahiptir. Bu kökler kanı inceltir ve kanın koyu olması halinde başarıyla kullanılabilir. Eski bitki kitapları, hindiba yapraklarının ve köklerinin kaynatılarak, suyunun kozmetik olarak kullanıldığını yazıyorlar. Kadınlar gözlerini ve yüzlerini onunla yıkıyor ve böylece saf bir görünüm kazanabileceklerine inanıyorlardı. Bu bitki, kış dinlenmesine çekilen bitkilerden değildir ve yaprakları kar altında bile gelişir. Her yıl ilkbaharda, hindiba çiçeklerinden, çok lezzetli sağlığa yararlı bir &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/karahindiba.htm#a1"&gt;pekmez &lt;/a&gt;yapılabilir (Referans1: M.Treben). Bu değerli bitki eskiden beri çok önemli bir yere sahip olmasına rağmen ne yazık ki, pek çok kişi tarafından tanınmaz ve zararlı bir ot olarak bilinir. ergenlik sivilceleri &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/isirgan.htm"&gt;ısırgan otunun&lt;/a&gt; ve hindibanın kan temizleyici özelliklerini sayesinde iyileştirilebilirler. (Referans1: M.Treben)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="a1"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanım &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Biçimleri :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#soguk"&gt;Çay hazırlamak: &lt;/a&gt;Yarım tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kara hindiba kökü, bir su bardağı dolusu suya akşamdan eklenir, ertesi sabah kaynama derecesine kadar ısıtılır ve süzülür. Bu çay, kahvaltıdan yarım saat önceye ve yarım saat sonraya bölünerek, yudum yudum içilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Bitki salatası:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Taze bitkinin köklerinden ve yapraklarından hazırlanır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Çiçek sapları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Çiçekleriyle birlikte yıkanan kara hindiba sapları, çiçeklerinden ayrılarak, günde 5-10 tane yenebilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Hindiba Pekmezi :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; İki avuç dolusu kara hindiba çiçeği bir litre soğuk suya eklenir ve hafif ateşte kaynamaya bırakılır. Taşmak üzereyken ocaktan indirilir ve sabaha kadar bekletilir. Ertesi gün hepsi bir süzgece boşaltılır ve çiçekler iyice sıkılır. Bu suyun içine bir kilo şeker eritilir ve ince dilimler halinde yarım limon eklenir. ( limon suyu da sıkılabilir ). Daha fazla limon pekmezi ekşitebilir ! Tencere kapaksız olarak ocağa konur. Vitaminlerin yitirilmemesi için, ısının çok düşük olması gerekir. Fazla sıvı böylece, kaynamaya gerek kalmadan buharlaşır. Elde edilen kütle bir veya iki kere soğumaya bırakılarak, pekmezin en iyi kıyama gelmesi sağlanır. Uzun süre beklediğinde şekerlenmemesi için, yoğunluğunun fazla olmaması gerekir. Ama ince de olmamalıdır, yoksa bir süre sonra ekşimeye başlar. Kahvaltı ekmeğine sürülebilecek kıvamda, çok lezzetli ve ağdalı bir pekmez olmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-4835321089364862676?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/4835321089364862676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=4835321089364862676' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4835321089364862676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4835321089364862676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/kara-hindiba.html' title='Kara Hindiba'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqnFaV6HwI/AAAAAAAABNM/4Wikb4DNQGw/s72-c/karahindiba1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-6527041453425048430</id><published>2008-07-01T14:48:00.001-07:00</published><updated>2008-07-01T14:57:36.019-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='S'/><title type='text'>Sarıballıbaba</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqmZk0BRcI/AAAAAAAABNE/lZVtoZ7Wah4/s1600-h/sariballibaba2.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166076570944962" style="WIDTH: 106px; CURSOR: hand; HEIGHT: 122px" height="103" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqmZk0BRcI/AAAAAAAABNE/lZVtoZ7Wah4/s320/sariballibaba2.gif" width="68" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Sarı Ballıbaba (Lamium Galeobdolon), nemli ormanlarda ve çukurlarda, çalılıkların arasında, çitlerin ve duvarların dibinde, moloz yığınlarında, gölgeli ve nemli bölgelerde ve ısırgan otunun bulunduğu yerlerde yetişir. Nisan ve Mayıs'ta çiçeklenir. Çok yıllık köksapı, dikine 50 cm uzunluğunda filizler çıkarır. Karşılıklı olan yaprakları, ısırganotunun yapraklarına benzer. Yaprakların hemen altındaki küme halindeki çiçekler, açık ağızları andırırlar. Sarı ballıbaba gibi, beyaz ballıbaba (Lamium Album) da seçkin bir şifalı bitkidir. Mayıs'tan Ekim'e kadar çiçeklenir. Çiçekler, yapraklardan daha çok toplanır. Ballıkotu ismiyle de bilinir. Sarı ballıbaba bulunamadığında, beyaz ballıbaba da kullanılabilir.&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;         Dölyatağı ve adet görme düzensizliklerinde günde 2 bardak sarı ballıbaba çayı içilebilir. Ayrıca, kan temizleyici etkisi vardır. Sinirsel uykusuzluklarda ve tüm kadın hastalıklarında başarıyla kullanılabilir. Sürekli kadın hastalığı çekenler ve genç kızlar, bu çayı özellikle değerlendirmelidirler. Sarı ballıbabanın hem yaprakları hem de çiçekleri bu gibi durumlarda kullanılır. Özellikle işeme zorluklarında, işemedeki yanmalarda, böbrek hastalıklarında ve kalp ödemlerinde çok başarılıdır. Sarı ballıbabanın yaprakları, sindirim düzensizliklerinde kullanılabilir. Bu durumda, öğleden önce 1 bardak çay içilmelidir. Çıbanlarda ve varislerde bu çayla kompres yapılabilir. Sarıballıbaba, yaşlı kişilerde görülen mesane felcine karşı özellikle önerilebilir. Ayrıca, mesane üşütmesine ve böbrek iltihabına karşı da kullanılabilir. Bitkinin kaynama suyu ile hazırlanan &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/sariballibaba.htm#a3"&gt;oturma banyosu&lt;/a&gt; da çok rahatlatıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Kullanım Biçimleri:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a name="a1"&gt;&lt;strong&gt;Çay&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; hazırlamak:&lt;/strong&gt; Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu çiçek-yaprak orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür. Üçlü bitki karışım çayı da aynı biçimde demlenir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kompres Hazırlamak:&lt;/strong&gt; Iki tatlı kaşığı dolusu bitki, yarım lt suda haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür.&lt;br /&gt;&lt;a name="a3"&gt;&lt;strong&gt;Oturma &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Banyosu:&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm"&gt;Ş&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm"&gt;ifalı bitkilerin Kullanım Biçimleri &lt;/a&gt;bölümüne bakınız.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Üçlü Çay Harmanı:&lt;/strong&gt; Sarı ballıbaba, &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/altinbasak.htm"&gt;altınbaşak &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/yogurtotu.htm"&gt;yoğurtotu&lt;/a&gt; eşit oranda karıştırılır. Bu karışımdan yarım tatlı kaşığı dolusu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır (kaynatılmaz), 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 2-4 bardak içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-6527041453425048430?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/6527041453425048430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=6527041453425048430' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/6527041453425048430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/6527041453425048430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/sarballbaba.html' title='Sarıballıbaba'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqmZk0BRcI/AAAAAAAABNE/lZVtoZ7Wah4/s72-c/sariballibaba2.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-2167194737480709353</id><published>2008-07-01T14:46:00.001-07:00</published><updated>2008-07-01T14:58:41.845-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='M'/><title type='text'>Mısır</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqlwu7ALpI/AAAAAAAABM8/JIeu2HLubOc/s1600-h/misir1a.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218165374909951634" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqlwu7ALpI/AAAAAAAABM8/JIeu2HLubOc/s320/misir1a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Mısır (Zea mays L.) bir kültür bitkisidir.Bütün dünyada yetiştirilir. Dişi çiçeklerden alınan püsküller, ince bir tabaka halinde, gölgelik bir yerde kurutulur.&lt;br /&gt;Dış Görünüş: Açık esmer veya kırmızı esmerimsi renkli, hafif ve özel kokulu, tadsız, 1 mm kadar genişlikte, uzun liflerden ibarettir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bileşim:&lt;/strong&gt; Karbonhidratlar, potasyum, sodyum ve kalsiyum tuzları taşır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Etki ve Kullanılış:&lt;/strong&gt; İdrar söktürücü ve taş düşürücü olarak kullnılır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;MISIR YAĞI: (Oleum Maydis)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/urunler.htm"&gt;&lt;/a&gt;Mısır nişastası elde edilmesi esnasında ayrılan mısır embriyonunun sıkılması ile elde edilen bir sıvı yağdır. Doymuş yağ asidi oranının düşük olması nedeniyle, damar sertleşmesi olan hastalara, yemek yağı olarak tavsiye edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;MISIR KARASI:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/urunler.htm"&gt;&lt;/a&gt;Mısır koçanında urlar meydana getiren Ustilago maydis (DC.) Corda (Ustilaginaceae) isimli mantarın sporlarıdır. Sporlar siyah renkli ve kömür tozu görünüşünde olup mısır taneleri yerinde oluşan urların içinde bulunur. Halk arasında haricen kan kesici olarak kullanılmaktadır. Çavdar mahmuzu (Secale Cortunum) 'na benzer bir etkisi olduğu bilinmektedir. Mısırkömürü ve mısıryanığı gibi isimlerle de bilinir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;MISIR PÜSKÜLÜ:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/urunler.htm"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/misir1b.jpg"&gt;&lt;/a&gt;Son zamanlarda mısır ekimi yaygınlaştı. Çiçeklenme zamanında mısır püskülleri görülmeye başlar. Bitkinin şifalı bölümü işte bu püsküllerdir. Çiçeklenme zamanı temmuzdan ağustosa kadar sürer. Mısır püskülleri, döllenme başlamadan önce kesilir ve gölgede kurutulur. Güvenilir bir idrar sökücü gerektiğinde, aynı zamanda etkili ve başka hiçbir zararı olmayan zayıflatma ve bedendeki yağı azaltma ilacı olarak kullanılan &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/misir.htm#a1"&gt;mısır püskülü çayı &lt;/a&gt;içebilirsiniz. Mısır püskülü tam olarak kurutulmadan uzun süre saklandığında, idrar söktürücü özelliğini yitirir ve dışkılamayı kolaylaştırır. Mısır püskülü çayı, taş yapıcı idrar yolları hastalıklarında, kalp ödeminde ve başka ödemlerde olduğu kadar, böbrek iltihabı, mesane nezlesi, romatizma ve gut hastalığında da başarıyla kullanılabilir. Ayrıca, çocukların ve yaşlıların yatağa işeme hallerinde ve böbrek sancılarında da yardımcı olur. Tüm bu rahatsızlıklarda, her 2-3 saatte bir yemek kaşığı dolusu çay alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="a1"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanım &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Biçimleri:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#soguk"&gt;Çay hazırlamak:&lt;/a&gt; Bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış mısır püskülü, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 3-5 dakika demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan günde 3 bardak içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-2167194737480709353?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/2167194737480709353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=2167194737480709353' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/2167194737480709353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/2167194737480709353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/msr-zea-mays-l.html' title='Mısır'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqlwu7ALpI/AAAAAAAABM8/JIeu2HLubOc/s72-c/misir1a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-1423579760312875956</id><published>2008-07-01T14:39:00.001-07:00</published><updated>2008-07-01T14:56:33.231-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Y'/><title type='text'>Yaban Mersini</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqkX0fkx5I/AAAAAAAABM0/gnE8vve-h4E/s1600-h/yabanmersini2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218163847397164946" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqkX0fkx5I/AAAAAAAABM0/gnE8vve-h4E/s320/yabanmersini2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;    Yabanmersini (Vaccinum myrtillus), 30-35 cm yükseklikte, kışın yapraklarını döken küçük bir bitkidir. Yabanmersini, yüzyıllardır yenilebilir, lezzetli bir yabani meyve olarak kullanılmaktadır. Meyvelerinin, 1862 yılında Kuzey Avrupa’da basılan bir kitaba göre ( The Useful Plants For Great Britain, C.P. Johnson) yabani, lezzetli bir yiyecek olarak kullanıldığını, reçel, şurup, tart ve pastasının yapıldığını biliyoruz. Yabanmersini meyvelerine karşı modern ilgi ise 2. Dünya Savaşından sonra meydana geldi. Çünkü yabanmersini’ nin gözlere iyi geldiği artık bir sır değildi. 2. Dünya savaşı sırasında İngiliz Hava Kuvvetleri pilotlarının doktorların önerisiyle bol miktarda yaban mersini reçeli yiyerek gece uçuşlarına çıktıklarını ve yorgun gözlerini dinlendirdiklerini kayıtlardan biliyoruz. Pilotlar, yabanmersini reçeli yedikten sonra gece uçuşlarına çıktıklarında gece görüşlerinde bir düzelme ve iyileşme hissettiklerini sık sık rapor ediyorlardı. 1960’ ların ortalarında yukarıdaki gözlem ve duyumlar, önce bir laboratuvarda daha sonraları da klinik çalışmalarda yabanmersini meyve ekstrelerinin gözler ve damar sistemi üzerine etkileri üzerine yapılan çalışmalara yol gösterdi. Yabanmersini meyve ekstreleri (özü) üzerine yapılan çalışmalarda bu meyvenin göz ve damar sistemi üzerine olan etkisinin bir bioflavonoid olan antosiyanidinler ( anthocyanosides) denilen, toksik (zehirli) olmayan, suda çözülebilir, biyolojik aktif ve &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/antioksidan.htm#a1"&gt;antioksidan&lt;/a&gt; olan bir grup bileşikle ilişkili olduğunu gösteriyordu. Bu bileşikler antosiyan (anthocyans) türevleri olup, meyve ve çiçeklerdeki kırmızı, mavi ve mor renklerinden sorumlu pigmentlerdir (Renk maddeleridir). &lt;div&gt;&lt;div&gt;      Yabanmersini meyveleri üzerinde yapılan çalışmaların çoğunda purifiye edilmiş (arındırılmış ve temizlenmiş) ve %25-36 arasında antosiyanidin içeren ekstreler kullanıldı. Yabanmersini ekstrelerinde en azından 15 farklı antosiyanidin bileşiği tespit edildi. Şu anda Amerika’da üretilen pek çok standardize edilmiş yabanmersini ekstresi %25 antosiyanidin içermektedir. Elbette bitkisel kökenli doğal ürünlerin etkisini tek bir etken maddeye bağlamak doğru değildir. Yabanmersini meyve ekstreleri, antosiyanidin’lere ilave olarak %7’ ye kadar tanen, çeşitli alkaloidler (myrtine ve epimyrtine gibi), en azından 12 farklı fenolik asit (phenolic acid) ve 3 glikozid ( quercitrin,isoquercitrin, hyperoside) içermektedir. Tüm bu bileşikler şu veya bu şekilde yabanmersini’nin faydalı etkilerine katkıda bulunmaktadırlar. Şu anda Avrupa ve Amerika’da yabanmersini preparatları gece körlüğü ve diyabetik retinopati (diabetic retinopathy- şeker hastalığından kaynaklanan görme ve retina bozukluğu) ve zayıf kan dolaşımını artırmak için kullanılmaktadır. Almanya’da ise ayrıca, ishal durdurucu olarak da kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqkKr54rlI/AAAAAAAABMs/tlynlUGMRuA/s1600-h/yabanmersini1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218163621753302610" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqkKr54rlI/AAAAAAAABMs/tlynlUGMRuA/s320/yabanmersini1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Faydaları ve Kullanım Alanları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Göz yorgunluğu, miyopluk, katarakt, karasu (Glokom: Göz tansiyonu), şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati), gece körlüğü, gece görüşünü artırıcı, kamaşma, retinayı güçlendirici, kılcal damar çatlamalarını önleyici ve tavuk karası (retinitis pigmentosa) hastalığının ilerlemesini yavaşlatıcı&lt;br /&gt;Kabızlık, bulantı, mide krampları, ülser önleyici&lt;br /&gt;Kan şekerini düşürücü, iltihaplanma, kolajenin (collagen) stabilize edilmesi&lt;br /&gt;Pıhtılaşmanın azaltılması, damar sertliği oluşumunun engellenmesi ve antioksidan etki&lt;br /&gt;Varis, basur (hemoroid) 'e karşı iyileştirici&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/yabanmersini1ak.jpg"&gt;&lt;/a&gt;     &lt;/div&gt;&lt;div&gt;    Yabanmersini meyveleri üzerine yapılan modern laboratuvar çalışmaları ise bu meyvelerin daha birçok faydasını ortaya çıkarmıştır: Bunlar arasında &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/antioksidan.htm#a1"&gt;antioksidan etki&lt;/a&gt;, platelet (Damar sertliğine neden olan ve oksidatif zararla parçalanmış olan kan hücrelerinin atardamar duvarlarına yapışmasının engellenmesi), düz damar kasları üzerine hafif gevşetici-rahatlatıcı etki, romatizmal rahatsızlıkları azaltıcı etkileri sayabiliriz. Ayrıca laboratuvar deneyleri göstermiştir ki; yabanmersini ekstresi konajen’in (Conagen) indirgenmesine neden olabilen elastaz (elastase) gibi enzimlerin etkisini yavaşlatmaktadır. Bu etki; damarsertliği, akciğer anfizemi (amfizem) ve romatizmaya (Romatoid Artrit) neden olan etkilerin azaltılması şeklinde yorumlanabilir. Yabanmersini meyve ekstrelerinin en güvenilir kullanım alanlarından birisi de damar hastalıklarıdır. Bu hastalıklara kılcal damar çatlaması (Capillary fragility) da dahildir. Zayıf kılcal damarlar çatlayabilir. Bu durum ise sık sık tekrarlanan bere, morluk, çürük ve eziklere neden olur. Zayıf kılcal damarlar ise zayıf kan dolaşımını ve bağ dokusunu akla getirir ki bu durum artrit yada mafsal iltihabı gibi rahatsızlıklarla yakından ilgilidir. Yabanmersini meyvelerinde bulunan antosiyanidin kılcal damarları, serbest radikal saldırısından koruyarak (&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/antioksidan.htm#a1"&gt;Bakınız Antioksidanlar)&lt;/a&gt; onların kuvvetlenmesine hizmet ederken aynı zamanda sağlıklı bağ dokusu ve yeni kılcal damar oluşumuna da katkıda bulunur. Yabanmersini meyve ekstresi, damar sertliği için bir risk faktörü olan &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/antioksidan.htm#a2"&gt;oksidatif zarar &lt;/a&gt;sonucu parçalanmış kan hücrelerinin (Platelet olarak) atardamar çeperlerine yapışmasını da azaltmaktadır. Antosiyanidinler, platelet agregasyonu olarak da bilinen plateletlerin(parçalanmış kan hücrelrinin) damar çeperlerine yapışmasını azaltmanın yanında, arteroskloroz (Damar sertliği) riskini de azaltır. Bu kombine etkiler antosiyanidinleri varis gibi sirkülasyon bozuklukları, kılcal damarların beslenmesi ve hemoroid (basur) gibi durumlarda popüler hale getirmiştir. Ayrıca diğer bioflavonoidler gibi antosiyanidinler de tüm vücutta normal bağ dokusu oluşumunu artırır.&lt;br /&gt;        Yaban Mersini’ nin göz üzerinde, ışığa duyarlılığı artırmak, gözün değişen ışık kaynaklarına adaptasyonunu sağlamak ve özellikle gece şartlarında görüşü kuvvetlendirmek, göz kapilerlerini (kılcal damarlarını) beslemek gibi yararlı etkileri ortaya çıkarılmıştır. Antosiyanidinlerin, yapılan klinik çalışmalarda retinadaki rodopsin üretimini hızlandırdığı tespit edilmiştir. Görsel fonksiyonların düzelmesi veya gelişmesi Rodopsin oranıyla yakından ilgilidir. Rodopsin (Rhodopsin); gözde bulunan reseptörlerdeki (rods ve cones) bir mor pigment (Renk maddesi) olup, beyne ışık sinyallerinin iletilmesi ve retinanın aydınlık ve karanlığa adapte olması için gereklidir. Bilgisayar ekranında olduğu gibi parlak ışıklar gözdeki rodopsin’i yok ederler ve ışığa karşı hassasiyeti azaltarak gözün daha çabuk yorulmasına yol açarlar. Antosiyanidinlerin gözdeki damar ve kapilerler üzerinde güçlendirici etkisi vardır. Kılcal damarlarda meydana gelen çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle gözün yeterince beslenememesi sonucu görme bozuklukları oluşur. Antosiyanidinler ise bu durumu önler. Antosiyanidinler genel olarak tüm vücuttaki kapiler olarak da bilinen kılcal kan damarlarını güçlendirir. Zayıf kılcal damarlar vücut dokularına daha az kan taşırlar. Bunun neticesinde de bu dokuların bir travma sonucunda yaralanması ve artrit (mafsal iltihabı) gibi enflamatuvar rahatsızlıkların iyileşmesi gecikir. Kapilerler zayıfladığı zaman çatlarlar ve sık sık morarma, çürük ve berelere yol açarlar. Bu vücudun diğer bölgeleri için de zararlıdır. Bu durum gözlerde retinopati olarak da bilinen mikrohemoriaja yol açar. Diyabetik retinopati, şeker hastalığının (Diabetes mellitus), iltihabik olmayan ve retinadaki kılcal damarlar üzerindeki olumsuz etkisi sonucu oluşan bir görme bozukluğu olup; günde 320-480 mg.   Yabanmersini ekstresi verilerek bu tür hastalar üzerinde yapılan çalışmalarda olumlu gelişmeler kaydedilmiştir. Özellikle retinadaki kanamalarda çok belirgin azalmalar gözlenmiştir. Bu çalışmalar 1982-1987 arasında İtalyan araştırmacılar tarafından yürütülmüş ve sonuçları kendi dillerinde yayınlanmıştır.&lt;br /&gt;      Yabanmersini üzerine yapılan bir kısım çalışmalarda yabanmersini ekstresi ile beraber beta-karoten (puro-vitamin A) ve E vitamini birlikte denenmiştir. Beta-karoten ve E vitamini katkılı bu preparatlar retinadaki zayıf kan dolaşımını ve ışığa karşı duyarlılığı daha da artırarak yabanmersininin olumlu etkilerine katkıda bulunmuştur. 1960’ ların sonunda İtalyan araştırmacılar tarafından sağlıklı bireyler ve görme bozukluğu olan hastalar üzerinde yapılan 4 ayrı çalışma da yabanmersini ekstresi kullanımından sonra kayda değer bir şekilde gece görüşünün arttığı, karanlığa ve flaş gibi parlayan ışık veya farlara çok daha hızlı uyum sağlandığı gözlenmiştir. Gece çalışan trafik kontrol memurları, uçak pilotları ve sürücüler üzerinde yapılan ilave çalışmalarda ise standardize edilmiş yabanmersini meyve ekstrelerinin yine gece görüşünü arttırdığı, aydınlık ve karanlık arasındaki adaptasyon süresini kısalttığı bulunmuştur. Yine İtalyan araştırmacılar tarafından çeşitli derecelerde miyop olan hastalar üzerinde yapılan 2 klinik çalışmada hastaların %76’sında retinal hassasiyetin arttığı gözlenmiştir. Bu hastalara 15 gün süresince vitamin A (beta-karoten) katkılı, günde 150 mg Yabanmersini ekstresi verilmiştir. Amerika’da yabanmersini meyve özlerinin kurutularak preslenmesi sonucu elde edilen kapsül ve tabletleri ek gıda olarak üretilmektedir. Aynı zamanda bu ürünler %25 antosiyanidin içerecek şekilde standardize edilmiştir. Standardize edilmiş bu ürünler yukarıda belirtilen ve önceden tahmin edilebilen etki ve sonuçları daha iyi verebilmektedir. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-1423579760312875956?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/1423579760312875956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=1423579760312875956' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/1423579760312875956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/1423579760312875956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/07/yaban-mersini.html' title='Yaban Mersini'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_4C8cAp90Dck/SGqkX0fkx5I/AAAAAAAABM0/gnE8vve-h4E/s72-c/yabanmersini2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-3781876270113488448</id><published>2008-06-26T09:30:00.000-07:00</published><updated>2008-06-26T09:38:19.802-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='C'/><title type='text'>Ceviz Yaprağı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SGPFhpSorRI/AAAAAAAABE8/dc31Rynyk9k/s1600-h/cevizyaprag%C4%B1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216229975235538194" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SGPFhpSorRI/AAAAAAAABE8/dc31Rynyk9k/s320/cevizyaprag%C4%B1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Ceviz Ağacı (Junglans Regia), daha yapraklanmadan, Mayıs' ta çiçeklenir. Taze yaprakları Haziran' da, kolayca delinebilecek durumdaki meyveleri Haziran ortasında ve olgunları ise Eylül'de toplanır. 25-30 m kadar yüksekliğe ulaşabilen, kışın yaprak döken gösterişli bir ağaçtır. Yapraklar tek tüysü, yaprakçıklar tam kenarlı ve kuvvetli kokuludur. Drog elde etmek için yapraklar Haziran ve Temmuz aylarında toplanır, havadar ve gölgeli bir yere serilerek kurutulur ve ince kıyılarak hava almayan kaplarda saklanır. Ceviz ağacı, Kuzey doğu ve doğu Anadolu' da yabani olarak yetiştiği gibi, bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları tanen, eterli uçucu yağ, juglan (mantar hastalıklarına karşı etkili), C vitamini ve flavonlar içermektedir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/ceviz3a.jpg" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;Ceviz yaprağının kan durdurucu-sıkıştırıcı (astringent), kuvvetlendirici (tonik) ve bağırsak kurtlarını veya solucanlarını düşürücü (antihelmintik) etkisi vardır. Yaprak çayı, sindirim bozukluklarında, kabızlıkta, iştahsızlıklarda ve kan temizliğinde etkilidir. İştah açıcı, kan şekerini düşürücü ve kuvvet verici etkileri vardır. Deri hastalıklarında antiseptik olarak haricen kullanılır. Ceviz yaprağı kaynatılarak, tüm sıraca (scrofula), frengi (sifilis), egzema (mayasıl), herpes (uçuk) ve raşitik hastalıklarda, kemik çürümesinde, kemik deformasyonunda ve ayrıca, iltihaplı el ve ayak tırnaklarında kullanılabilen çok etkili bir banyo katkısı elde edilir. Favus ve uyuz hastalıklarında, hasta bölgeler, taze ceviz yaprağının kaynama suyu ile yıkandığında, kısa sürede düzelme görülecektir. Bu suyla yapılan banyolar, yıkamalar, ergenlik sivilcesine, iltihaplı egzemalara, ayak terine ve kadınların akıntılarına iyi gelir. Ağız boşluğu iltihabı, dişeti, boğaz ve gırtlak hastalıklarında gargara yapılmalıdır.&lt;br /&gt;Ceviz yaprağının kaynama suyu banyo suyuna eklendiğinde, donuk kabarcıkları iyileşir. Ceviz yaprağı kaynama suyu, hızlı saç dökülmelerinde de kafa derisine friksiyon (ovarak sürme) yapmakla kullanılır. Bu sıvı ayrıca, kafa bitine karşı da çok etklidir.&lt;br /&gt;Haziran ortasında toplanan cevizlerden, mide, karaciğer ve kanı temizleyen, mide yorgunluğunu ve bağırsak çürüklüğünü gideren çok etkili bir ceviz tentürü elde edilir. Bu tentür, ayrıca kan koyuluğuna karşı da çok yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff9966;"&gt;UYARILAR: İçerdiği tanen maddesi duyarlı kişilerde bazen mide bulantısı veya kusmaya yol açabilir. Bunun dışında, ceviz yaprağının bilinen bir yan etkisi yoktur. (Referans3)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kullanım Biçimleri:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#haslama"&gt;&lt;strong&gt;Çay&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; hazırlamak:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1) Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy 1 su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 4-5 dakika demlendirilir ve süzülür. Gün boyunca 1 veya 2 bardak yudumlanarak içilir. 2) Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy 1 su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 2-3 dakika boyunca hafif ısıda kaynatılır. Süzülen çay kullanıma hazırdır. Günde 2-3 bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Banyo ve Yıkama Katkısı: &lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#banyo"&gt;Tam banyolar için&lt;/a&gt;, iki büyük avuç ince kıyılmış yaprak, akşamdan 2-3 lt suya eklenir. Sabahleyin hafif ateşte 4-5 dakika kaynadıktan sonra süzülür ve &lt;strong&gt;banyo suyuna eklenir. Gerektiğinde, bitki miktarı bir misli arttırılabilir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#tentur"&gt;&lt;strong&gt;Tentür &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;hazırlamak:&lt;/strong&gt; Haziran ortasında, 20 kadar genç ceviz dörde bölünerek bir cam kavanoza koyulur ve üstüne 1 lt kanyak eklenir. Kanyak, cevizlerin üstüne çıkmalıdır. Ağzı iyice kapanan kavanoz 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir. Sonra süzülerek koyu renkli şişelere doldurulur. Gereğine göre, 15-20 damla alınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referanslar:&lt;br /&gt;1-"Gesundheit aus der Apotheke Gottes" "Tanrı'nın Eczanesinden Sağlık", Maria Treben&lt;br /&gt;2-Türkiye'de Bitkilerle Tedavi, Prof.Dr. Turhan Baytop, I.U Eczacılık Fak.&lt;br /&gt;3- "Bir Yudum Sağlık", N.Eröztürk,Anahtar Kitaplar Yayınevi, İstanbul,2000&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-3781876270113488448?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/3781876270113488448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=3781876270113488448' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3781876270113488448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3781876270113488448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/ceviz-yapra.html' title='Ceviz Yaprağı'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SGPFhpSorRI/AAAAAAAABE8/dc31Rynyk9k/s72-c/cevizyaprag%C4%B1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-4448658091316803434</id><published>2008-06-16T14:49:00.000-07:00</published><updated>2008-06-16T14:57:20.293-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='A'/><title type='text'>Arslanpençesi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFbg4FAT1-I/AAAAAAAAAtY/LjaqumD_oKY/s1600-h/ars.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212600872748701666" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFbg4FAT1-I/AAAAAAAAAtY/LjaqumD_oKY/s320/ars.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Arslanpençesi (Alchemilla vulgaris/arvensis),halk dilinde şebnemli ve arslanayağı adıyla da anılır. Genelde, orman ve yol kıyılarında, bayırlarda, yüksek yörelerdeki nemli çayırlarda,ve dağlık bölgelerde yetişir. Güzel bir görünümü olan, 7-9 parmaklı yapraklarının kenarları dişlidir. Oldukça sağlam olan sapı pek yüksek değildir ve pek dikkat çekmeyen sarımsı yeşil yaprakları özellikle Mayıs'tan Haziran'a kadar, ama daha sonraları da görülebilir. Bitkinin yaprakları bazen toprağın üstüne kapanırlar ve sabahleyin yaprağın ortasında bir çiğ damlası görülür. Bin metrenin üstündeki bölgelerde arslanpençesi daha çok gümüş rengindedir ve kireçli topraklarda olduğu kadar, ilk kütle zeminlerinde de yetişir. Her iki bitki cinsi de, çiçek açma zamanında tümüyle, daha sonra ise yalnızca yaprak olarak toplanır ve kurutulur.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/urunler.htm"&gt;&lt;/a&gt;Özellikle kadın hastalıklarına karşı kullanılır. Hıristiyanlığın ilk günlerinden beri Bakire Meryemin adıyla anılmıştır. Arslanpençesi, yalnızca adet görme düzensizlikleri, dölyolları akıntısı, dölyatağı (rahim) şikayetleri ve menopoz çağındaki rahatsızlıklarda rahatlatıcı etkiler yapmakla kalmayıp, ergenliğe geçişte de, &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm"&gt;civanperçemi&lt;/a&gt; ile birlikte kullanıldığında, adet görmeyi düzene sokabilir. Bazı genç kızlarda adet hallerinin başlamaması durumunda, arslanpençesi &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm"&gt;civanperçemi&lt;/a&gt; ile eşit karıştırılarak kullanıldığında, her şeyi yoluna koyabilir. Yara ateşlenmesine, apseli yaralara ve ihmal edilmiş çıbanlara karşı, su toplayıcı ve kalp güçlendirici olarak kullanılır. Diş çektirdikten sonra, &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/arslanpencesi.htm#a1"&gt;arslanpençesi çayı&lt;/a&gt;, önerilebilecek içeceklerin en başında gelir. Yinelenen gargaralar sayesinde, yara birkaç güb içinde kapanır. Ayrıca, kas ve organ yorgunluklarında ve kansızlık hallerinde de yardımcı olur. Zor doğum yapan ve düşük yapmaya yatkın kadınlarda, ceninin dölyatağındaki durumunu sağlamlaştırmakta, doğum yaralanmaları ve dölyatağı gevşekliğinde, dölyatağı kasları yorgunluğunda arslanpençesi en önde gelen yardımcıdır. Bu tür kadınlar, üçüncü aydan sonra &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/arslanpencesi.htm#a1"&gt;bitki çayını&lt;/a&gt; içebilirler. O, tüm kadın hastalıklarında kullanılabilen bir bitkidir. Yüksek yerlerde yetişen bitkilerin yapraklarının altı parlak gümüş renginde olur. Bitkinin bu türü özellikle bedende yağ birikimine karşı başarıyla kullanılabilir. Günde 2-3 bardak &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/arslanpencesi.htm#a1"&gt;çay&lt;/a&gt; uygundur. Uyku düzensizliği çekenlere de çok yardımcı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;a name="a1"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Kullanım &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Biçimleri :&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFbhY8tXvQI/AAAAAAAAAtg/9e_KWvv6_wI/s1600-h/arslanpencesi2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212601437457464578" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFbhY8tXvQI/AAAAAAAAAtg/9e_KWvv6_wI/s320/arslanpencesi2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#haslama"&gt;Çay hazırlamak :&lt;/a&gt; Yarım tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve demlenmesi için 5-6 dakika kadar beklendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#banyo"&gt;Banyo Katkısı :&lt;/a&gt; Bir tam banyo için 5-6 avuç dolusu taze bitki veya 200g kurutulmuş bitki, gece boyunca soğuk suda bekletilir. Ertesi gün, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi için 5-6 dakika bekledikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#bitki"&gt;Bitki Lapa Kompresi : &lt;/a&gt;Yeterince taze bitki iyice yıkanır, bir tahta tablanın üstünde merdane ile iyice ezilir ve hasta bölgeye uygulanır.. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-4448658091316803434?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/4448658091316803434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=4448658091316803434' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4448658091316803434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4448658091316803434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/arslanpenesi.html' title='Arslanpençesi'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFbg4FAT1-I/AAAAAAAAAtY/LjaqumD_oKY/s72-c/ars.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-737700151005567595</id><published>2008-06-15T07:35:00.001-07:00</published><updated>2008-06-15T07:38:27.283-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='V'/><title type='text'>VEBAOTU</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFUo44pjvRI/AAAAAAAAAn0/4XhrgEDT6Zk/s1600-h/vebaotu1a.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212117101495696658" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFUo44pjvRI/AAAAAAAAAn0/4XhrgEDT6Zk/s320/vebaotu1a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;    Vebaotu (Petasites officinalis) ırmak, dere ve orman kıyılarında yetişir. Kelotu olarak da bilinir. Şapka büyüklügündeki yaprakları hafif dişlidir ve alt tarafları gri tüylerle kaplıdır. Kirli beyazdan açık pembeye kadar degisebilen çiçekleri, sapın en ucunda, bir salkım biçiminde açarlar.&lt;br /&gt;Salgın zamanlarında büyük önem kazanmış ve ateş düşürücü nitelige sahip olan kökü, çiçeklenme zamanından önce sökülür. Terletmeye yardımcı olan çayı, ateşlenme, soluk alma zorluğu, gut ve epilepsi (sara) hastalıklarında kullanılır. Gün boyunca , 1 veya 2 bardak yudumlanarak içilir.&lt;br /&gt; Büyük taze yaprakları , yalnızca burkulmaların ve yürüme sonucu ayakta olusan yaraların üstüne uygulanmakla kalmayıp , her tür kangren , habis çıban ve şiddetli yaralarda kullanılır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Modern şifalı bitki uzmanları tarafından ise özellikle kemoterapiden sonra kanser tümörlerinin azaltılması için önerilmektedir. Almanya 'da &lt;a href="http://wwwcf.bioforce.ch/bioforce/sortiment/produkt.cfm?ProdID=41"&gt;Petadolor&lt;/a&gt; markasıyla tablet halinde satılmaktadır . Aynı zamanda adet krampları, astım ve baş ağrısı için de kullanılmaktadır. Kanser tedavisinde kullanıldıgında, özellikle cerrahi operasyondan sonra etkili bir sekilde metastaz'ı (yayılma) önlemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="a1"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Kullanım &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Biçimleri :&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Çay hazırlamak:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Yarım veya bir tatlı kasıgı ince kıyılmıs bitki kökü, aksamdan orta boy 1 su bardagı dolusu soguk suya koyulur, sabahleyin ılıklastırılır ve süzülür. Gün boyunca 1 veya 2 bardak yudumlanarak içilir .&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Yaprak Kompresi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: Yıkanan taze yapraklar, tahta bir tablanın üstünde merdane ile ezilerek lapa haline getirilir, hasta bölgenin üstüne yatırılır ve 1-2 saatte bir yenilenir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-737700151005567595?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/737700151005567595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=737700151005567595' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/737700151005567595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/737700151005567595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/vebaotu.html' title='VEBAOTU'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFUo44pjvRI/AAAAAAAAAn0/4XhrgEDT6Zk/s72-c/vebaotu1a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-8385539354775605154</id><published>2008-06-15T06:48:00.000-07:00</published><updated>2008-06-15T07:29:54.095-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='S'/><title type='text'>SARIMSAK</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFUe44c2rEI/AAAAAAAAAnA/8CY1c15zBwA/s1600-h/garlic1_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212106106326133826" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFUe44c2rEI/AAAAAAAAAnA/8CY1c15zBwA/s320/garlic1_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sarımsak veya sarmısak (Allium sativum L.), 25-30 cm yükseklikte, yeşilimsi beyaz veya pembe çiçekli, otsu bir kültür bitkisidir. Nadir olarak tohum bağlar. Bu nedenle soğancıkları (diş) ile üretilir. Ülkemizde “Beyaz sarımsak” ve “Siyah sarımsak” olmak üzere 2 çeşit yetiştirilmektedir. Vatanının orta Asya stepleri olduğu sanılmaktadır. Beyaz veya pembemsi renkli, az adette soğancıkdan (diş) meydana gelir. Dişlerin hepsi bir arada bir kabuk tarafından sarılmışlardır. Çok kuvvetli ve keskin bir kokusu ve yakıcı bir lezzeti vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Bileşim:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Karbonhidratlar (sakkaroz, glikoz), vitaminler (A, B, C ve E) ve eterli uçucu yağ (alliin, allicin, ajoen) , scordein, selen ile dişilik ve erkeklik hormonlarına benzer maddeler taşımaktadır. Bu uçucu yağda özellikle allil disülfür bulunmaktadır. Bu bileşik kükürtlü bir amino asit olan alliin’in alliinaz isimli ferment etkisi ile parçalanarak allicin’i vermesi, allicin’in de, su buharı veya su karşısında, allil disülfür’e dönüşmesi sonucu meydana gelir. Sarımsağa özel koku ve lezzeti veren taşıdığı kükürtlü uçucu yağdır.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/sarimsak3a.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Etki ve Kullanılış:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Eski çağlardan beri bilinen ve kullanılan bir drog’dur. Orta çağda özellikle salgın hastalıklar (kolera, veba gibi) ile mücadelede kullanılmıştır. Antiseptik, idrar artırıcı, safra salgılarını artırıcı, solucan düşürücü (özellikle askarit ve oksiyürlere karşı), iştah açıcı, tansiyon (kan basıncı) ve kolesterol düşürücü, kanı sulandırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir. Antiseptik (mikrop öldürücü) etki taşıdığı allicin’den ileri gelmektedir. Antiseptik ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi; tarihçi Herodot’a göre eski Mısırlılar tarafından da bilinmekteydi. Çünkü Mısırlılar piramitlerin yapımında çalıştırdıkları işçilere her öğün sarımsak, soğan ve turp yediriyorlardı. II. Dünya savaşı sırasında, yaralandıkları zaman yaralarının mikrop kapmasını önlemek için, ezerek yaranın üzerine konmak üzere Rus askerlerine sarımsak verilmiştir.&lt;br /&gt;Eğer yendikten sonra rahatsız edici bir koku oluşturmasaydı, kuşkusuz çok daha yaygın biçimde tüketilirdi. Ama onun değerli gücünden yararlanabilmek için büyük miktarlarda tüketmek gerekmez . Beklenen etki, gün boyunca 3-4 diş sarımsak yenerek sağlanabilir. Ayrıca koku problemi olmayan &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/sarimsak_tablet.htm" target="_blank"&gt;sarımsak tabletleri&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#tentur"&gt;tentürü&lt;/a&gt; de aynı işi rahatlıkla görebilir. Önemli olan, aşırıya kaçmamak şartıyla kullanımdaki sürekliliktir. Kronik bronşit, sindirim problemleri, romatizma, kas ve organ ağrıları ve yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon) öncelikli kullanım alanlarıdır. Ama erken yaşlanmaya karşı uygulanan bir tentür kürü de çok olumlu sonuçlar verir. En azından 5-6 ay sürecek olan bu kür sırasında, sabah ve öğlen saatlerinde 10-15 damla &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#tentur"&gt;D6 inceltisi&lt;/a&gt;, yarım yemek kaşığı ılık suya eklenerek alınır. Böylece kişi ileri yaşlara kadar sağlıklı ve hareketli kalabilir. Et yemeyi seven, fazla kilolu, gaz şişkinliği çeken yaşlı kişileri hızlı çöküntülerden korumak için de, uzunca bir süre, sabah ve öğlen saatlerinde 10-15 damla &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#tentur"&gt;D3 inceltisini&lt;/a&gt; yarım yemek kaşığı ılık suya ekleyerek kullanmaları önerilir. Sarımsağın, mide ve bağırsakları güçlendirici, mikropları ve virüsleri yok edici etkisi oldukça önemlidir. Öncelikle bacak, göz arkası ve beyin damarları olmak üzere, tüm damarları genişleterek, daha iyi beslenmelerini ve böylece, hızlı yaşlanmamalarını sağlar. Aynı zamanda tüksek kan basıncını (hiper tansiyon) başarıyla düşürebilir, kolesterol düzeyini normalleştirir ve damar iltihabı (tromboz-tromboflebit ) oluşumunu önler. Sarımsak, organizmayı ve bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı korur.&lt;br /&gt;Bakınız-----&gt; &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/sarimsak_tablet.htm" target="_blank"&gt;Kokusuz Sarımsak Tableti (Odorless Garlic)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kullanım Biçimleri:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFUfIu-2n_I/AAAAAAAAAnI/X6HlJcA5aQs/s1600-h/sarmisak1a.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212106378662289394" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFUfIu-2n_I/AAAAAAAAAnI/X6HlJcA5aQs/s320/sarmisak1a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kurt veya solucan düşürücü olarak, kabuğu soyulmuş olan bir sarımsak dişi bir ekmek kabuğu parçasına kuvvetle sürülür ve çıkan esansı emmiş olan ekmek parçası yenilir. Aynı amaç için sarımsak şurubu da kullanılmaktadır. 100 gr parçalanmış sarımsak, 200 gr su ve 200 gr şeker ile 1 gün bekletildikten sonra iyice karıştırılıp süzülür. Elde edilen şuruptan günde 2-3 yemek kaşığı içilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Haricen yara iyi edici olarak, taze sarımsak lapa halinde yara üzerine konur. Aynı amaç için sarımsak usaresi de kullanılabilir. Usare hazırlamak için bir miktar sarımsak havanda ezilir, sıkılarak alınan usarenin 1 gr miktarı 10 gr su ile sulandırılır ve bu karışımın içine, usarenin bozulmasını önlemek için, 10 damla kadar etil alkol konur. Bu usare haricen bilhassa saç hastalıklarının (saçkıran vs.) tedavisinde saçlı deri kısmına sürülür.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tansiyon düşürücü olarak 10 gr sarımsak başı ezilir, üzerine 10 gr etil alkol konur, karışım 1 gün bekletildikten sonra ince bir bez veya süzgeçle süzülür. Elde edilen özsudan günde 3 defa 15-30 damla alınır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Sarımsak Sütü:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 2-3 diş sarımsak ezilir veya ince kıyılır, 1 su bardağı soğuk süte eklenir ve hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. İhtiyaç duyulduğunda 1 bardak taze demlenmiş sarımsak sütü soğutulmadan içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/sarimsak_tablet.htm"&gt;Kokusuz Sarımsak Tabletleri&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="a3"&gt;Referanslar :&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1-Vorberg G and Schneider B : Therapy with garlic : Results of a placebo-controlled, double-blind study. Br J Clin Pract 44 (Suppl.69) :7-11, 1990&lt;br /&gt;2-Jain AK, Vargas R,et al. : Can garlic reduce serum lipids? A controlled clinical study. Am J med 94:632-635, 1993&lt;br /&gt;3-Medicana, genel Sağlık Ansiklopedisi, Ana Yayıncılık, İstanbul, 1993&lt;br /&gt;4-Güler Ç. : Güneş Tıp sözlüğü, Güneş Kitabevi, Ankara, 1997&lt;br /&gt;5-Treben M. : Gesundheit aus der Apotheke Gottes, Steyr 1984&lt;br /&gt;6-Eröztürk N. : Bir Yudum Sağlık, Anahtar Kitaplar Yayınevi, İstanbul, 2000&lt;br /&gt;7-Baytop T. : Türkiye’de Bitkiler ile Tedavi, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Yayınları, İstanbul, 1984&lt;br /&gt;8-Lawson LD and Hughes BG: Characterization of the formation of allicin and other thiosulfinates from garlic. Planta Med 58: 345-350, 1992&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sarımsak sarmısak sarimsak sarmisak kolesterol tansiyon bağışıklık immune damar mantar antibiyotik trgliserid kalp mantar antiseptik gaz kanser mide kolon barsak bağırsak bagirsak solucan kurt hipertansiyon yüksektansiyon&lt;br /&gt;netten alıntı&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-8385539354775605154?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/8385539354775605154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=8385539354775605154' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8385539354775605154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8385539354775605154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/sarimsak.html' title='SARIMSAK'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SFUe44c2rEI/AAAAAAAAAnA/8CY1c15zBwA/s72-c/garlic1_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-8891751273930612974</id><published>2008-06-01T12:58:00.000-07:00</published><updated>2008-06-05T11:13:41.087-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='A'/><title type='text'>Anason</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEMAMMyFfBI/AAAAAAAAAcQ/nN0OncJ2qao/s1600-h/anason1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5207005803760155666" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEMAMMyFfBI/AAAAAAAAAcQ/nN0OncJ2qao/s320/anason1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;ANASON&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Latince Adı&lt;/span&gt;: Pimpinella anisum&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Familya:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Diğer İsimleri:&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;Genel özellikleri:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu Doğu Akdeniz havzası ülkeleriyle Mısır olup Türkiyede Ege ve Akdeniz bölgelerinde, özellikle Burdur yöresinde yetiştirilmektedir. 30-75 cm. boylanabilen, dik ya da yere yatarak gelişen bir ya da bazı türlerinde ikiyillık yarı dayanıklı otsu bitkidir. Kök oluşumu zayıf: gövdesi yuvarlak kesitli, yeşil ve dallara ayrılan yapıda olan anasonun yaprakları yeşil renkli, güzel kokulu, kenarları dişli, yuvarlak biçimli ve hafif tüylüdür. Yaz sonunda açan ve yıldıza benzeyen beyaz çiçekleri salkımlar halindedir. Bitkinin, konumuzu en çok ilgilendiren bölümü olan tohumu da güzel kokulu, açık gri-kahverengi ve yumurta biçimindedir. Güneşli, soğuk rüzgardan korunmalı yerleri: suyu iyi akıntılı ve alkalik toprağı seven anason, tohumuyla çoğalır.Anasonun tohumunda sabit ve uçucu yağlar, nişasta ve yapışkan bitki sıvısı bulunur. uçucu yağlar, anetol ve estragol adlı maddeler ve bazı aldehitleri içerir. Anason tohumu, ülkemizde ulusal içki sayılan rakının yapımında ve pastacılıkta kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Etki ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlığa yararlı etkileri Eski Mısırlılarla Romalılar döneminden beri bilinen ve bolca kullanılan anasonun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Tohumunun bileşiminde bulunan uçucu yağ sayesinde mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yatıştırıcı, rahatlatıcı ve spazm çözücüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Uykusuzluğa karşı etkilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Soğuk algınlığı, öksürük, soluk borusu enfeksiyonları, boğmaca ve bronşitte rahatlatıcı etkiler sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Göğsü yumuşatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Emzikli annelerde süt gelişini artırır.Bütün bu etkileri sağlamak üzere, anasonun olgun tohumları yaz ortası ile sonbahar arasında toplanır. 1-2 tatlı kaşığı anason tohumu alınıp uçucu yağını bırakması için hafifçe ezilerek üzerine 1 bardak kaynar su dökülür. Kabın üstü iyice kapatılıp 5-10 dakika süreyle demlendirilerek infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir. Ancak, sindirimle ilgili şikayetlerde infüzyon yemeklerden 15-20 dakika önce alınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEMAG8yFfAI/AAAAAAAAAcI/WHZbsHU1VF0/s1600-h/anason.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5207005713565842434" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEMAG8yFfAI/AAAAAAAAAcI/WHZbsHU1VF0/s320/anason.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-8891751273930612974?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/8891751273930612974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=8891751273930612974' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8891751273930612974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8891751273930612974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/anason.html' title='Anason'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEMAMMyFfBI/AAAAAAAAAcQ/nN0OncJ2qao/s72-c/anason1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-312686289768068301</id><published>2008-06-01T12:42:00.000-07:00</published><updated>2008-06-06T07:54:12.897-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='K'/><title type='text'>Kudret Narı</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL9vcyFe-I/AAAAAAAAAb4/QCSK43DQmXg/s1600-h/nar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5207003110815661026" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL9vcyFe-I/AAAAAAAAAb4/QCSK43DQmXg/s320/nar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="right"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL9psyFe9I/AAAAAAAAAbw/O1HutJY3_HI/s1600-h/kudret%2520nari.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;KUDRET NARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Latince Adı:&lt;/strong&gt; Momordica charantia&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Familya&lt;/strong&gt;: Cucurbitaceae&lt;br /&gt;Diğer İsimleri:&lt;br /&gt;Genel özellikleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kudret Narı tropik iklim bölgelerinde, Amazon havzasında, Doğu Afrika’da, Asya, Karayip Adalarında doğal olarak bulunan, Güney Amerika ve Uzak Doğuda ise özellikle, gıda ve ilaç olarak yetiştirilen bir bitkidir. Tek yıllık, tırmanıcı, sarmaşık formunda bir bitki olan Kudret Narı, yaz aylarında çiçek açar. Yaprakları, yelpaze şeklinde, loplu, kenarları dişlidir. Sarırenkli küçük çiçekleri, erkek veya dişi olarak, ayrı saplar üzerindedir. Meyveleri önce yeşil, olgunlaşınca turuncu-kırmızırenkte, 10-20 cm uzunluğunda, geniş bir mekik seklinde olup, üzerleri girintili çıkıntılı ve pürtüklüdür. Meyve olgunlaşınca, kabuğu 3 ayrı parça halinde, geriye bükülerek çok sayıda, kırmızı-kahverengi veya beyaz renkli çekirdekleri ortaya çıkar. Tohumları (çekirdekleri) 7-10mm boyunda, yassı ve pütürlüdür. Latince’de momordica ısırmak anlamına gelir, yapraklarının adeta yenik gibi durmasından dolayı bu isim verilmiştir. Bitkinin bütün kısımları ve öz suyu çok acıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Etki ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL9psyFe9I/AAAAAAAAAbw/O1HutJY3_HI/s1600-h/kudret%2520nari.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5207003012031413202" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL9psyFe9I/AAAAAAAAAbw/O1HutJY3_HI/s320/kudret%2520nari.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kudret narının meyve ve yaprakları, mineral ve vitaminler bakımından zengindir. Özellikle demir, kalsiyum, fosfor ve B vitaminleri bakımından zengindir. Ancak bu maddelerin ne kadarının hazırlanan sıvıya geçtiği ve alınan gıda veya sıvıdan ne kadarının barsaklardan emildiği bilinmemektedir.&lt;br /&gt;Özellikle Filipinlerde şifalı olduğuna inanılarak, çok yetiştirilen bir bitkidir. Acımsı tadına karşın, birçok Filipin yemeğinde kullanılmaktadır. Filipinlerde yerel adı Ampalaya'dır. Batı ülkelerinde acı kavun (bitter melon), acı kabak (bitter gourd), Afrika hıyarı (African cucumber), balsam elması (balsam apple) veya balsam armudu (balsam pear) olarak adlandırılır. Filipinlerde kudret narı'nın faydalı olduğu birçok hastalık olduğuna inanılmaktadır. Yaprak ve köklerinden hazırlanan çözeltiler, hemoroit şişliklerini indirmektedir. Yapraktan elde edilen çözelti iyi bir öksürük kesici ve ateş düşürücüdür, aynı zamanda pürgatif (barsak boşaltıcı) ve antihelmintik (barsak kurtlarına karşı) etkiye sahiptir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kadınlarda kısırlık tedavisinde ve karaciğer bozukluklarında iyileştirici olarak kullanılmaktadır. Kudret narı antimikrobial etki gösterdiğinden, iltihaplı yaraların tedavisinde de yeri olduğuna inanılmaktadır. Son yayınlarda, substans Q içerdiğinden AİDS tedavisinde değerli olabileceği bildirilmiştir.&lt;br /&gt;Yukarıda yazılı etkiler, henüz bilimsel çalışmalar ile tam olarak ispatlanamamış tır, ancak bunların aksi de gösterilememiş tir.&lt;br /&gt;Yalnız Tip 2 diabetes mellitus (şeker) hastalığında, kudret narının şeker düşürücü etkisi olduğu gösterilmiştir. Bitki bünyesinde bulunan momordicin bitki insülini olarak da anılmaktadır. Bitkinin yaprak ve meyvesindeki acı tadı veren bu madde, Tip 2 diabetiklilerde, kan şeker seviyesini düşürmektedir. Bu bitkinin etkisi ile, pankreasta insülin salgılayan beta hücrelerin arttığı gösterilmiştir. Bu etki, gerek kaynatılmış yapraklarda, gerek sıvı çıkarılarak hazırlanan kapsül ve tabletlerde, gerek doğrudan hazırlanan kudret narı çaylarında gözlenmektedir. Bu nedenle farmakolojik yolla hazırlanan ilaçlara gereksinim olmadan, şeker hastaları kendi hazırladıkları çay veya yaprakları kullanabilirler.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Filipinler Sağlık Bakanlığı onaylı, 'Kudret Narı Çözeltisi' şu şekilde hazırlanmalıdır:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;1.Yaprakları yıkayıp, bıçak ile ufak parçalar halinde doğrayınız.&lt;br /&gt;2. İki bardak dolu su içine, 6 tatlı kaşığı dolusu doğranmış yaprağı ilave ediniz.&lt;br /&gt;3. Hazırlanan karışımı 15 dakika ağzı açı bir kapta kaynatınız.&lt;br /&gt;4. Soğuttuktan sonra süzünüz.&lt;br /&gt;5. Günde 3 defa, her seferinde, 1 fincanın üçte biri kadar, hazırlanan ekstreden içiniz.&lt;br /&gt;Bir diğer yöntem, Kudret Narı sürgünleri, kaynatılarak sabah akşam yarım fincan yenilebilir.&lt;br /&gt;Momordica charantia bitkisinin yaprak ve sarmaşık kısımları kullanılabilmekte ise de, meyvesi daha etkili ve sağlıklı olduğu için tercih edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Amozon'da yerliler, bahçelerinde kudret narı'nı yiyecek ve ilaç olarak yetiştirmektedirler. Bitkinin yaprak ve meyvelerini pişirdikleri fasulye yemeğinin içine koymakta, sonra tuz ilave ederek acı tadı azaltmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Brezilya'da, Kudret Narı, tümörlerde, yaralarda, romatizmada, sıtmada, adet problemlerinde, şeker hastalığında, kolikde, ateşli durumlarda ve barsak kurtlarına karşı kullanılmaktadır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ayrıca çocuk düşürmek ve afrodizyak (cinsel iştahı arttırıcı), deri hastalıkları, ekzama, uyuzda da kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Meksika'da bitkinin bütün kısımları şeker hastalığında, dizanteride kullanılmakta, köklerinin ise afrodizyak olduğuna inanılmaktadır.&lt;br /&gt;Peru'da bitkinin yaprakları ve bütün toprak üstü kısmı, kızamık, sıtma ve her türlü iltihabi olayda kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nikaragua'da yapraklar, mide ağrısı, ateşlenme durumunda, şeker hastalığında, soğuk algınlığı, öksürük, baş ağrısı, sıtma, deri hastalıkları, adet bozukluklarında, ağrı, hipertansiyon iltihabi olaylarda ve doğum sırasında yardımcı olmak üzere kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geleneksel Çin tababetinde, bu sebze iştah açıcı, mide-barsak iltihaplarında ve meme kanserine engel olmak için kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tokyo'da bu bitkiyi pazardan temin etmek mümkün olduğu gibi, birçok restoranda kudret narı ile yapılan yemekler bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Türkiye'den reçete:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Mide ülserine karşı çok iyi ilâç olup şöyle hazırlanır: İki kudret narı doğranıp, bir şişe içinde bulunan, 1kg zeytin yağına konur. Şişe güneşte bırakılır. Birkaç hafta sonra, sabahları aç karnına, bir çorba kasığı içilip bir saat hareketsiz sırt üstü yatılır. Hazırlanan bu yağ, bâsur için de içilir, derideki yaralara DA sürülür. Mide ve derideki yaraların bir an önce iyileşmesi için etkili bir bitkidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL90syFe_I/AAAAAAAAAcA/05Y031l7JLY/s1600-h/kudretnari.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5207003201009974258" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL90syFe_I/AAAAAAAAAcA/05Y031l7JLY/s320/kudretnari.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-312686289768068301?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/312686289768068301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=312686289768068301' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/312686289768068301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/312686289768068301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/kudret-nar.html' title='Kudret Narı'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL9vcyFe-I/AAAAAAAAAb4/QCSK43DQmXg/s72-c/nar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-7660411270785252826</id><published>2008-06-01T12:27:00.000-07:00</published><updated>2008-06-03T23:59:30.111-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='P'/><title type='text'>Pelin otu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL5I8yFe8I/AAAAAAAAAbo/AcBP27yp42w/s1600-h/Dahlia_redoute.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206998051344186306" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL5I8yFe8I/AAAAAAAAAbo/AcBP27yp42w/s320/Dahlia_redoute.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL5CMyFe7I/AAAAAAAAAbg/T8JWP7M9of0/s1600-h/artemisia_vulgaris.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206997935380069298" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL5CMyFe7I/AAAAAAAAAbg/T8JWP7M9of0/s320/artemisia_vulgaris.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL5CMyFe7I/AAAAAAAAAbg/T8JWP7M9of0/s1600-h/artemisia_vulgaris.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;PELİN (OTU)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Latince Adı:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Arthemisia absinthium&lt;br /&gt;Familya:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Diğer İsimleri:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Acı pelin, Ak pelin, Acı yavşan&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Genel özellikleri:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu Avrupa olan: ülkemizde Kuzey, İç ve Güney Anadoluda yabani olarak yetişen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. 120 cme kadar boylanabilen pelinin, ince tüylerle kaplı gövdesi kokulu, kabarık çizgili ve gri-yeşil renklidir. Çok ince tüylerle kaplı grimsi ya da beyazımsı yeşil, altı gri renkli ve kokulu olan yaprakları çok parçalı ve almaşık dizilidir. Temmuz-ağustos aylarında açan açık sarı küçük çiçekleri salkımlar oluşturur. Silindirik yapılı yassı, küçük ve gri renkli meyvelerinin içinde kahverengimsi gri minik tohumları bulunur. Pelin döktüğü tohumlarıyla çoğalır ya da sonbaharda alınan gövde kalemleriyle çoğaltılır.Pelinin küçük yapraklı dalları özel kokulu ve çok acı lezzetlidir. Uçucu yağ, absintin gibi acı maddeler, flavon ve pineni içerir. Eskiden bazı içkilere acı çeşni vermesi için katılırken 1908 yılından beri bu şekilde kullanımı yasaklanmıştır.Pelin, geçmiş yıllarda kurt düşürücü, adet söktürücü ve çocuk düşürücü etkilerinden yararlanılmak üzere yüksek dozlarda kullanılırdı. Ancak, yapılan dikkatli analizler, bitkinin zehirleyici ve sinir sistemini yıkıma uğratıcı etkilerini saptadığından, bitkinin bu amaçlarla kullanımı da terk edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL428yFe5I/AAAAAAAAAbQ/OyliUqs0jpA/s1600-h/artemisia_absinthium.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206997742106540946" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL428yFe5I/AAAAAAAAAbQ/OyliUqs0jpA/s320/artemisia_absinthium.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Etki ve Kullanım&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: Günümüzde pelinin tıbbi etkileri aşağıda verilen yöntemle yararlı hale getirilmektedir:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Bitkinin, içerdiği acı maddeler nedeniyle bedeni uyarıcı, iştah açıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı etkileri vardır. Sindirim salgılarının nitelik ve nicelik yönünden yetersiz kaldığı durumlarda kullanılır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Yüksek ateş ve enfeksiyon durumlarında güçlü bir iyileştiricidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Bedeni güçlendirici tonik etkisi vardır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• İdrar söktürücüdür.Bu durumlar için, pelinin yaprakları ve çiçek açmış salkımları, çiçekleri solduğu dönem olan yaz ortası ve sonbahar başı arasında toplanıp gölgelik ve havadar yerde kurutulur. 1-2 tatlı kaşığı kuru karışım üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika süreyle demlendirilmeye bırakılır. Böylece hazırlanan infüzyon, günde &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;iki-üç kez birer bardak olarak içilebilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL4wsyFe4I/AAAAAAAAAbI/VFr5XJwQeqM/s1600-h/artemisia_douglasiana.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206997634732358530" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL4wsyFe4I/AAAAAAAAAbI/VFr5XJwQeqM/s320/artemisia_douglasiana.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL478yFe6I/AAAAAAAAAbY/1_IGddmwkdw/s1600-h/artemisia_cina.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206997828005886882" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL478yFe6I/AAAAAAAAAbY/1_IGddmwkdw/s320/artemisia_cina.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-7660411270785252826?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/7660411270785252826/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=7660411270785252826' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7660411270785252826'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/7660411270785252826'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/pelin-otu.html' title='Pelin otu'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEL5I8yFe8I/AAAAAAAAAbo/AcBP27yp42w/s72-c/Dahlia_redoute.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-2551684133567409158</id><published>2008-06-01T05:13:00.000-07:00</published><updated>2008-06-03T10:13:59.593-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Z'/><title type='text'>Zencefil</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKTE8yFegI/AAAAAAAAAYA/Nc5QNmv84GM/s1600-h/zencefil.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206885832438675970" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKTE8yFegI/AAAAAAAAAYA/Nc5QNmv84GM/s320/zencefil.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;ZENCEFİL &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Latince Adı: Zingiber officinale&lt;br /&gt;Familya: Zingiberaceae&lt;br /&gt;Diğer İsimleri: Zencebil&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Genel özellikleri:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Zencefilgiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdunun Güneydoğu Asya olduğu sanılmakta, günümüzde Hindistan ve Malezya ile diğer bazı tropikal bölgelerde yetiştirilmektedir. Ülkemizin iklimi uygun olmadığından Türkiyede zencefil yetişmez. Yararları Çin ve Hindistanda çok eski çağlardan beri bilinen bitki, Avrupaya tüccarlar tarafından getirilip tanıtılmıştır. 120 cm.ye kadar boylanabilen bitkinin biryıllık ömrü olan gövdesinin, kamışınkini andıran duruşu vardır. Tarçın kokusuna benzeyen özel kokulu, 15-20 cm. uzunluktaki sivri uçlu ve mızrak biçimli yaprakları, gövdeyi saran kılıflardan çıkar. Kozalakları anımsatan küçük, beyaz ve üzeri mor lekeli çiçekleri pek seyrek açar ve kısır olurlar. Zencefilin kalın, etli, lifli ve boğum boğum yapılı kökgövdesi (rizomu) kahverengi sarımsı olup bundan yumrukökler çıkarak çevreye yayılır. Bitki, bu rizomların bölünüp ekilmesiyle çoğaltılır.Zencefil zingiberon, zingiberol, fellandron, borneol, sineol sitrali içeren uçucu yağ ile nişasta, yapışkan bitki sıvısı ve reçine yönünden zengindir. Taze kökleri sökülüp dilimlenerek bazı Uzakdoğu yemeklerine katılır. Kurutulup öğütülerek toz haline getirilmiş kökleri ekmek, tatlı, pasta, şarap ve bazı likörlerin yapımında kullanılır. Ayrıca zencefil tozu, baharat olarak tüketilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Etki ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Hazımsızlık, mide ve bağırsakların gazlı olması ve karın ağrısı durumlarında sindirim salgılarını artırır ve gaz söktürücü etkiler yaparak iyileştirici olur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Son yapılan araştırma sonuçlarına göre mideyi yatıştırıcı etkileri nedeniyle yolculuklarda kusma refleksini yok eder ve rahatlama sağlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Kan dolaşımının yetersiz kaldığı durumlarda, özellikle kılcal damarlardaki dolaşımı hızlandırır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Ateşlilik durumunda terlemeyi artırır: bu yararlı terletici etkisiyle soğuk algınlığıni çabuk iyileştirir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Soğuk havalarda bedeni ısıtır, dayanıklılığını artırır.Bu etkileri sağlamak üzere zencefilin dekoksiyonu kullanılır. Elinizde zencefil tozu ya da dilimlenmiş kök parçaları varsa bunlardan 1,5 tatlı kaşığı, 1 bardak su içine konulup önce kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra, ateş kısılarak 5-10 dakika daha ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyon istendikçe içilebilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Zencefil boğaz ağrılarını iyileştirir. Bunun için yukarıda hazırlanan dekoksiyonla derin gargara yapılır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Bitki ayrıca fibrozit (lif dokusu iltihabı) ve kas incinmeleri tedavisinde kullanılır. Bunun için de, aynı dekoksiyon ağrılı yerlere dıştan uygulanırken, elle hafif hafif ovuşturulur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-2551684133567409158?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/2551684133567409158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=2551684133567409158' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/2551684133567409158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/2551684133567409158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/zencefil.html' title='Zencefil'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKTE8yFegI/AAAAAAAAAYA/Nc5QNmv84GM/s72-c/zencefil.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-5513693260454194817</id><published>2008-06-01T04:54:00.000-07:00</published><updated>2008-06-01T12:18:52.568-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='I'/><title type='text'>Ihlamur</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKP-syFefI/AAAAAAAAAX4/MFDQhXKpilw/s1600-h/%C4%B1hlamur.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206882426529610226" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKP-syFefI/AAAAAAAAAX4/MFDQhXKpilw/s320/%C4%B1hlamur.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKP0syFeeI/AAAAAAAAAXw/bl6QGXAuigM/s1600-h/%C4%B1hlamur+agac%C4%B1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;IHLAMUR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Yurdumuzda Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgeleri‘nde bol miktarda yetişen ıhlamurun çiçek, yaprak, kabuk ve ağacından faydalanılıyor. Hoş kokulu bir bitki olan ıhlamur aynı zamanda iyi bir ev ilacı. Kurutulmuş ıhlamur yaprakları, çiçekleriyle birlikte kaynatılarak yapılan hoş kokulu içecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinirleri yatıştırır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağırsak kurdunu düşürür, bağırsak sancısını giderir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öksürüğü keser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damar tıkanıklığını açar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gribi iyileştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazımsızlığa karşı kullanılır, mide üşütmesini ve uykusuzluğu giderir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ihlamur ayrıca idrar söktürücü, terletici, yatıştırıcı, göğüs yumuşatıcı özelliğe de sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Ihlamur çiçeği balla karıştırılıp içilirse mide ülserine iyi gelir. Kan dolaşımını düzenler...Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vitamini, reçine ve enzimler de bulunuyor. Mide şikayeti olanlar ıhlamuru tek başına kaynatıp içerse hazmı kolaylaştırır. Bunun yanısıra ıhlamurun içine biraz kekik, nane ve rezene katıp kaynatıp içerseniz hem mide yanmalarına, hem de kusma türü rahatsızlıklara iyi gelir. Bunların yanında ıhlamur kan dolaşımını düzenler. Kabızlıkta da ıhlamurdan yararlanabilirsiniz. Kramplar için de ıhlamurun iyi bir ilaç olduğunu unutmamalısınız. Sabah aç karnına içilmeye devam edilen ıhlamur zayıflamak isteyenlere bu hususta yardımcı olur. Ihlamurun migren için de birebir olduğu bilinir. Ancak ıhlamuru uzun süre ve fazla miktarda kullandığınızda kalbinize zarar verebileceğini de unutmamalısınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Strese karşı ıhlamur çayı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçine çok az karanfil atarsanız hem güzel bir tat elde etmiş olursunuz, hem de sizi sakinleştiren etkisini arttırırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Grip ve nezle ye ıhlamur&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür hastalıklarda ıhlamur sadece terlemeyi sağlayarak değil, aynı zamanda vücudun direncini de artırarak tedaviye yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Güzellik için ıhlamur&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz çapaklanmalarında ıhlamuru kaynatın ve süzün. Pamuk yardımı ile gözlerinize kompres yapın. Hem çapaklanmaları önleyecektir, hem de gözünüzü dinlendirecektir. Gözlerinize kompres yaparken gözünüzü kapatmayı unutmayın. Ihlamuru kaynatıp elde ettiğiniz su ile ara sıra saçlarınızı yıkayarak saçlarınızın beslenip kuvvetlenmesini sağlayabilirsiniz. Bu işlemden sonra saçınızı durulamayı ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Cildinizde leke mi var&lt;/span&gt;?&lt;/strong&gt; Hemen ıhlamuru suda kaynatıp sıvı sümüksü bir hal alıncaya kadar bekletin. Sonra bu sıvıyı lekelere sürün faydasını göreceksiniz. Yine aynı şekilde elde edeceğiniz ıhlamurla kırışıklıklara masaj yaparsanız iyi sonuç alacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKP0syFeeI/AAAAAAAAAXw/bl6QGXAuigM/s1600-h/%C4%B1hlamur+agac%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206882254730918370" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKP0syFeeI/AAAAAAAAAXw/bl6QGXAuigM/s320/%C4%B1hlamur+agac%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ihlamur agacı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYNAK: SaglikVakfi.org.tr --&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-5513693260454194817?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/5513693260454194817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=5513693260454194817' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5513693260454194817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5513693260454194817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/ihlamur.html' title='Ihlamur'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKP-syFefI/AAAAAAAAAX4/MFDQhXKpilw/s72-c/%C4%B1hlamur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-3572881636310469697</id><published>2008-06-01T04:15:00.000-07:00</published><updated>2008-06-01T04:49:18.893-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ç'/><title type='text'>Çörek otu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKMCcyFedI/AAAAAAAAAXo/o8QEjHOgzF4/s1600-h/corekotu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206878092907608530" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKMCcyFedI/AAAAAAAAAXo/o8QEjHOgzF4/s320/corekotu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;ÇÖREK OTU&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;BİLİMSEL GERÇEK:&lt;br /&gt;Çörek otu 2000 seneden daha uzun bir zamandır Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerinde doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. 1959 yılında ed-Dahahnî ve arkadaşları çörek otu yağından Nigellone bileşimi elde etmişlerdi. Çörek otu çekirdekleri içeriği %40 oranda sabit yağ, %1,4 oranında uçucu yağlar, %15 oranında aminoasitler, protein, kalsiyum, demir, sodyum ve potasyumdan meydana gelmiştir. İçeriğindeki en önemli diğer bileşimler ise thymoquinone, dithymoquinone, thymohydroquinone ve thymol’dur. Çörek otunun bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi 1986 yılında ABD’de Dr. El-Kadı ve ekibinin araştırmaları sonucu ortaya çıktı. Bu araştırmayı dünyanın çeşitli bölgelerinde bu bitki ile ilgili farklı araştırmalar izledi. Dr. El-Kadı çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olduğunu tespit etti: Yardımcı T-hücreleri ortalama %72 oranında, doğal savaşçı hücrelerin başarı oranı ise %74 oranında artmıştır. Bazı modern çalışmalar da Dr. El-Kadı’nın araştırma sonuçlarını desteklemektedir:&lt;br /&gt;Medical Immunity Dergisi’nin Ağustos 1995 sayısında, çörek otunun insan vücudunda bulunan lenf hücreleri ve akyuvarlardaki çoklu kök hücrelerin faaliyeti üzerindeki etkisinden söz edilmiştir. Bu derginin Eylül 2000 sayısında laboratuar fareleri üzerinde yapılan deneylerden hareketle çörek otu yağının cytomegalo virüsüne (CMV) karşı koruyucu etkisi olduğundan söz eden bir araştırma yayımlanmıştır. Çörek otu yağı anti virüs olma özelliği bakımından araştırılmış, virüse yakalanılan erken dönemde kazanılan bağışıklık ölçülmüş, katil hücrelerin sınırlandığı görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Avrupa’da yayınlanan Kanser Dergisi Ekim 1999 sayısında fareler üzerinde yapılan araştırmalarda thymoquinone bileşiminin mide kanserine etki ettiğine dair bir makale yayınlamıştır. Kanser Karşıtı Araştırmalar Dergisi’nin Mayıs 1998’de yayınladığı makalede ise çörek otu özünün kanserli tümörlere karşı etkili olduğundan söz edilmiştir. Medical Ethanol Dergisinin Nisan 2000 sayısında çörek otu çekirdeklerinden elde edilen ethanolün bağışıklık sistemi üzerindeki yüksek tesirlerinden bahsedilmiştir. Tıbbî Bitkiler Dergisi’nin ise Şubat 1995 sayısında çörek otu yağının ve thymoquinone bileşiminin beyaz kan hücreleri üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Bu alanda daha birçok araştırma bulunmaktadır. kolesterolü düşürüyor&lt;br /&gt;Kara tanenin kolesterolü düşürdüğü yapılan deneylerle ispatlanırken, tedavi için sabahları aç karnına 9-10 adet çörek otu tohumu veya bir çay kaşığı çörek otu yağı yutulması tavsiye ediliyor. Böylece kolesterolün neden olduğu kalp-damar rahatsızlıklarının önlenebileceği belirtiliyor. Hiçbir yan etkisi olmayan çörekotu, tamamen doğal bir ilaç görevi görüyor. Ankara Özel Yavuz Sultan Fen Lisesi son sınıf öğrencisi Burak Eriçek (17), gerçekleştirdiği deneylerle çörekotu yağı ve tohumlarını kullanarak tavşanların kolesterol oranını dört hafta içinde yarıya düşürmeyi başardı. Böylece kolesterolün neden olduğu kalp-damar hastalıklarının önlenebileceğini kanıtladı. Çörekotunun tavşanlara etkisinin insanlara göre daha hızlı olduğunu söyleyen Burak, kilo durumuna göre daha kısa ya da uzun sürede sonuç alınabileceğini dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çörekotunun bilinen 16 türü bulunuyor. Karamuk, siyah susam diye de anılıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yüksek dozajda kullanılmaması tavsiye edilen çörekotu birçok hastalığı iyileştiriyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Çörekotunun yararları şöyle&lt;/span&gt;:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kanser ve AIDS'e karşı bağışıklık sistemini güçlendirir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bronşit nöbetlerine iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vücuda kuvvet ve zindelik verir. Kan yapıcıdır. Kan şekerini düşürür.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Çocukların gaz ve sancılarını giderir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kadınların hayzını söktürür. Anne sütünü artırır. Unutkanlığa faydalıdır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Mide ve bağırsaktaki gazları söker, hazmı kolaylaştırır, iştah açar.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ekmek ve keklere katılırsa şişlik yapmaz.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Böbrekteki kum ve taşları döker, basura iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Felç ve kazıklı hummaya (tetanos) faydalıdır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Öksürük, balgam, nefes darlığı, grip, nezle, baş ağrısı ve romatizmaya iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Diş ağrısı ve diş iltihaplanmalarında kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bağırsak ve karındaki kurt, parazit ve solucanları öldürür.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sivilce, uyuz, egzama gibi cilt hastalıklarına faydalıdır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Hz.Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ölüm hariç, çörek otunun şifa olmadığı hiçbir hastalık yoktur.”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-3572881636310469697?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/3572881636310469697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=3572881636310469697' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3572881636310469697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3572881636310469697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/rek-otu.html' title='Çörek otu'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKMCcyFedI/AAAAAAAAAXo/o8QEjHOgzF4/s72-c/corekotu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-2318463527008678717</id><published>2008-06-01T03:34:00.000-07:00</published><updated>2008-06-01T04:18:15.934-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='K'/><title type='text'>Keçi boynuzu</title><content type='html'>&lt;p align="right"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKCJ8yFebI/AAAAAAAAAXY/nLiVOjSG65s/s1600-h/boynuz.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206867226640349618" style="WIDTH: 297px; CURSOR: hand; HEIGHT: 291px" height="305" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKCJ8yFebI/AAAAAAAAAXY/nLiVOjSG65s/s320/boynuz.bmp" width="314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKCRMyFecI/AAAAAAAAAXg/r7ppKDjA18g/s1600-h/260px-Ceratonia_siliqua.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206867351194401218" style="CURSOR: hand" height="196" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKCRMyFecI/AAAAAAAAAXg/r7ppKDjA18g/s320/260px-Ceratonia_siliqua.jpg" width="251" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKB7syFeaI/AAAAAAAAAXQ/L8OmdI3X0Kc/s1600-h/250px-Garroves.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206866981827213730" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKB7syFeaI/AAAAAAAAAXQ/L8OmdI3X0Kc/s320/250px-Garroves.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:180%;color:#660000;"&gt;KEÇİ BOYNUZU&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Latince adı:&lt;/strong&gt; Ceratonia siliqua L.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İngilizce:&lt;/strong&gt; Carob, St.John’s Bread, Locust bean&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Almanca:&lt;/strong&gt; Johannisbrot&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#330033;"&gt;TANIMI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Botanik Bilgisi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 m kadar boya ulasabilen, kisin yapraklarini dökmeyen bir agaçtir. Yapraklari 3 - 5 çift yaprakçikli,çiçekler yesil renkli ve meyvalar ise fasulye kapçigina veya keçi boynuzuna benzer sekilde ince, uzun ve kahve renklidirler. Meyvalarin boyu 10 - 20 cm, kalinliklari ise 3 - 5 mm arasindadir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#330033;"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keçiboynuzunun en büyük özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır. Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır. Bu etkin madde aynı zamanda bazı alerjik astım rahatsızlıklarında öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir. Ayrıca alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir . Keçiboynuzunun içerdiği gallik asit insan sağlığı üzerinde öylesine çok yönlü özellikleri olan bir maddedir ki, bu özelliklerinden bazıları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Analgesic Ağrı kesici &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antiallergenic Alerjiye karşı &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antiasthmatic Astıma karşı&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antibacterial Bakteri yok edici &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antibronchitic Bronşite karşı &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Anticancer Kansere karşı &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antihepatotoxic Karaciğeri toksinden arındırıcı &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antioksidant Serbest radikalleri yok edici&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Immunostimulant Bağışıklık sistemini güçlendirici &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antiviral Mikroplara karşı &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antiseptic Antiseptik&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Cancer-preventive Kansere karşı koruyucu&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antinitrosaminic Nitrozamin yok edici &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bronchodilator Bronş genişletici&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Antipolio Çocuk felçine karşı &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Keçiboynuzu aynı zamanda hareketli sperm sayısını artıran özelliğe de sahiptir. Aktif sperm sayısı az olan ve az sperm sayısından dolayı çocuğu olmama riski yüksek baba adaylarının kullanmasında çok büyük fayda vardır. Kısaca, sperm sayısı az olanlar için ideal bir bitkisel çözümdür. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi gallik asit çok yönlü bir maddedir. Bu maddenin belirtilen bu özelliklerini artıran ve takviye eden keçiboynuzunda bulunan promotor maddelerdir. Akciğer ödemine karşı keçiboynuzunun desteği bulunmaz bir imkan. Balgam söktürücü gücü ve astım a karşı olan tedavi edici gücü çok fazladır. Sigara içenler keçiboynuzuna başladıktan bir iki gün sonra nasıl balgam çıkardıklarını hayretle gözleyeceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;KEÇİBOYNUZU (HARNUP) PEKMEZİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;Faydaları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kalsiyum bakımından çok zengindir (sütün 3 katı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İçindeki E vitamini sayesinde; öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi gelir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Balgam söktürür,göğsü yumuşatır,bronşları açar, sigara tiryakileri için faydalıdır ve nefes darlığına oldukça etkilidir. (Alerjik nefes darlığı çekenlere ısrarla keçiboynuzu pekmezi tavsiye edilir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite etkilidir. Mide ve bağırsak gazlarını dışarı atarak mide şişkinliğini giderir . Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. Mideye kuvvet verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yüksek mineral ve vitamin içeriği ile de diş ve diş etleri üzerinde çok olumlu etkileri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Uygulama&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;1: Genel nefes darlığı ve alerjik nefes darlığı ve de soğuk alerjisi durumunda&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta büyüklükteki keçiboynuzundan altı-yedi adetini önce soğuk su altında yıkayınız. Daha sonra bunları küçük küçük (3 – 4 cm uzunluğunda) kırarak, kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suyun içine atınız. Hafif ateşte 7 – 8 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu cam şişeye doldurunuz. Buzdolabında en fazla üç gün bekleyebilir. Hergün sabah, kahvaltı arasında ve akşam yemeğinden önce bir çay bardağı içilir. Yaklaşık yarım litre olarak hazırladığınız keçiboynuzu suyu üç gün buzdolabında bozulmadan korunabilir. Her üç günde bir, taze olarak hazırlamanız gerekecektir. Hiç ara vermeden yirmi gün uygulayınız. Yirmi gün tamamlandıktan sonra aynı şekilde hiç ara vermeden onbeş gün devam ediniz. Onbeş günlük kürü uygularken bir çay bardağı içerisine bir küçük çay kaşığı bal ilave edip karıştırınız ve sabah kahvaltınız arasında ve de akşam yemeğinden önce birer çay bardağı içiniz. Keçiboynuzu kürünü uygularken sabah kahvaltınızda ayrıca bal tüketmeyiniz.Dikkat: 5 ile 12 yaş arasındaki çocuklarda nefes darlığı veya alerjiye bağlı nefes darlığı söz konusu ise, bu taktirde uygulama 1’ e göre sadece bir çay bardağı sabah kahvaltısı arasında içilecektir. Akşam yemeklerinde içilmeyecektir. Dikkat: Bu kürü uygularken kahvaltıda ayrıca bal tüketmeyiniz. Daha güçlü olur diye bir çay kaşığından daha fazla bal ilave etmeyiniz. Uygulama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;2: Akciğer kanserini önleyici olarak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Uygulama 1 den en önemli farkı ve dikkat edilmesi gereken nokta kaynama süresidir. Soğuk su altında 6-7 adet keçiboynuzunu yıkadıktan sonra 600-650 ml (yarım litreden biraz fazla) kaynamakta olan suyun içine harnupları kırarak atınız. 3-4 dakika hafif ateşte ağzı kapalı olarak kaynadıktan sonra 20 dakika soğumaya bırakınız. Yirmi dakika sonra harnup parçalarını temiz bir kaşık ile kabın içerisinden çıkartınız. Soğuduktan sonra temiz bir kaba suyunu alınız. Her ay dört gün, sabah ve akşam birer çay bardağı içilir.Uygulama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;3: Hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; ve de erkeklerdeki iktidarsızlığa karşı&lt;br /&gt;Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6–7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karna, diğer yarısınıda akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca hergün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca hergün akşam yatağa giderken bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Not:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Ancak, bilmeniz gereken nokta kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:Prof.İbrahim Adnan Saracoğlu&lt;br /&gt;Bitkilerdeki sağlık mucizesi adlı kitabı &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKB1MyFeZI/AAAAAAAAAXI/0mtiWXiYDO0/s1600-h/250px-JBaum.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206866870158064018" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKB1MyFeZI/AAAAAAAAAXI/0mtiWXiYDO0/s320/250px-JBaum.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-2318463527008678717?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/2318463527008678717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=2318463527008678717' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/2318463527008678717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/2318463527008678717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/06/kei-boynuzu.html' title='Keçi boynuzu'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SEKCJ8yFebI/AAAAAAAAAXY/nLiVOjSG65s/s72-c/boynuz.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-5967399412518543920</id><published>2008-05-27T13:31:00.001-07:00</published><updated>2008-05-27T14:28:11.615-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='B'/><title type='text'>BROKOLİ</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDxyECSMdlI/AAAAAAAAAWk/G5aWkdd4x1s/s1600-h/brokoli2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5205160682991679058" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDxyECSMdlI/AAAAAAAAAWk/G5aWkdd4x1s/s320/brokoli2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDxyPCSMdmI/AAAAAAAAAWs/uWiszVS52xk/s1600-h/saracoglu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5205160871970240098" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDxyPCSMdmI/AAAAAAAAAWs/uWiszVS52xk/s320/saracoglu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Brokoli &lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;Aşağıdaki makale yurtdışında çalışmış (Avusturya) bilim adamlarımızdan Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu 'nun Brokoli' nin prostat ve üriner sistem hastalıklarının tedavisinde kullanılması hakkında İngilizce ve Almanca olarak yayınlanan makalesinden Türkçe' ye uyarlanarak ve sadeleştirilerek tercüme edilmistir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Brokoli Gerçeği&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 30 yıldan beri yurt dışındaki ve yurt içindeki araştırmacı çalışmalarım; 11 yıldır üzerinde çalıştığım Brokoli gerçeğine beni bitkilerin şifalı gücüne inanmam ve Avrupada bu tür çalışmalara daha önem verilmesiyle başlamıştır. Tıpbın gücüne inanan ve bu gücün yeni buluşlarla güçlenip, insanlıga yeni hizmetlerle gelineceğini bilen bir düşünceyle Brokoli araştırmalarıma başladım. İyi huylu prostat büyümesi (BPH), prostatitis (prostat) ve kronik idrar yolları enfeksiyonu, bugün dünya insanlarının (1.350.000.000) büyük bir problemidir. Böylesine bir problemin kimyasal (ilaç) yöntemleriyle veya ameliyat yaklaşımıyla çözülemeyeceği inancında değilim.Bu yöntemlerin yetersiz veye etkisiz kaldığı durumlarda Brokoliyi mutfağımızdan sağlığımıza taşımayı amaçladım. Brokoli üzerine araştırmalarımı bazı televizyon kanallarında ve yazılı basında açıkladım. İnsanların bu konuya sahip çıkacağını ve pek çoğunun şifa bulacağını bilmekteyim. Görsel ve yazılı medya insanların hayatının bir parçası olmuştur. Ben 11 yıllık çalışmamı açıklarken bunun laboratuarlardan ve üniversitelerden insanlara ne kadar ulaşacağından endişeliyim. Bu düşüncelerime ve bilimsel görüşlerime sahip çıkan Almanya ve Amerika, Medikal Forumlarında Brokoli tedavisi üzerine Web sayfası açarak kendilerine yardımcı olmamı talep etmişlerdir. Bu taleplerini gerek bilim adına gerekse de insanlığa hizmet adına kabul ettim. &lt;a href="http://www.medizin-forum.de/prostatitis/methods-d.html"&gt;Almanya Medikal Forumda &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://prostatitis.org/broccindex.html"&gt;Amerikada Prostatitis Foundation&lt;/a&gt; Forumda adıma WebSayfası açıldı. Dünyada, brokoliyi prostat tedavisinde ilk uygulayan bir bilim adamı olarak ülkem adına gurur duymaktayım.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Brokoli memleketimize son bir kaç yıldan beri girmiş bir sebzedir. Roma imparatorluğu döneminde esas yetiştirildiği bölgelerden bir tanesi de Akdeniz sahilleri idi. Özellikle Amerika ve Avrupada ençok tüketilen sebzeler arasındadır. Amerikada brokoli tabletleri satılmaktadır. Ancak, bu tabletler Prostat şikayetlerine karşı etkin değildir. Bu tabletler, 3-4 günlük brokoli tohumlarının filizlerinden elde edilmektedir. Brokoli sebzesinden elde edilmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Brokoli her insanın mutfağından sağlığına taşıyabilecegi ve hazırlanması en kolay bir sebzedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Brokoli içerdiği maddeler açısından insan sağlığı üzerinde çok faydalıdır. Vitamin değerleri açısından; A, E ve C vitaminlerini içermektedir. İçerdiği flavonoidler bakımından bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir özelliğe sahiptir. Antibiyotik özelliğe sahip olan brokoli, bu yönüyle prostatitis'e (prostat enfeksiyonu) karşı çok etkindir. Hiç bir antibiyotik yoktur ki bağışıklık sistemimizi zayıflatmasın. İşte brokolinin önemi bu noktada ortaya çıkmaktadır; aynı zamanda hem bağışıklık sistemimizi güçlendirmekte hemde antibiyotik vazifesi görmektedir. Bir noktayı hemen belirtmekte büyük fayda görüyorum. Genel olarak antibiyotikler, insan hayatı için hayati önem taşıyan, vazgeçilmez ilaçlardır. Brokoli, meme, prostat, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı güçlü bir koruyucudur. Amerikada özellikle bu kanser türlerine karşı brokolinin içerdiği bazı maddeler (sulforafen vs) zenginleştirilerek kanser tedavisindede başarı ile kullanılmaktadır. Brokoli içerdiği bazı indol ve indol türevleri (bitkisel hormonlar) açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bu sayede vücudumuzdaki hormon dengesini ayarlayıcı özelliğe sahiptir. Yine Amerikada bazı klinikler menopoz dönemindeki bayanlar için östrogen hormonunun düzenli çalışması için brokolideki bitkisel hormonlardan yararlanmaktadırlar. Brokolinin kendine özgü olan selülozik yapısı (lifli yapı) bağırsaklarda oluşan toksinlerin uzaklaştırılmasında (toksin atıcı) ve alınmış olan ağır metallerin emilmesinde büyük rol oynamaktadır. Brokolinin bu lifli yapısı dışkının düzenli bir şekilde dışarı atılmasını sağlar. Kabızlığı önleyicidir. ugün dünyada üzerinde en çok araştırma yapılan sebzelerde; beyaz lahana, turp, domates, brokoli ve havuç en ön sırayı almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Brokolinin Gücü&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Brokoli, prostatitis, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ve idrar yolları enfeksiyonuna karşı önleyici ve tedavi edici güce sahiptir. Brokolinin şifalı gücünden istifade edebilmek için mutlaka kullanma şekline uymak zorundayız. Kullanma şekli bir KÜR olarak yapılmalıdır. Aksi taktirde haftada bir kaç defa tüketmenin sadece besin değerleri açısından faydası vardır.&lt;br /&gt;Sebze olarak Brokoli; A, C, E ve Karotin vitaminleri bakımından oldukça zengindir. Brokoli, klinik deneylerle (&lt;a href="http://www.medizin-forum.de/prostatitis/clinics-d.html" target="_blank"&gt;Almanca,&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.prostate-usa.com/" target="_blank"&gt;İngilizce &lt;/a&gt;) kanıtlanmış özellikle prostat ve meme kanserine karşı etkin 5 farklı koruyucu madde içermektedir. Bunlardan en güçlü olanı sulforafen dir. Prostat rahatsızlıklarının kansere dönüşmesinde brokoli güçlü bir önleyicidir. Bu görevini içerdiği myrosinaz enzimi yardımıyla sağlamaktadır. Brokoli indol bakımından oldukça zengindir. İndoller bitkisel hormonlardır. Brokolide bulunan bazı indollerin özelliği, hormon dengesini sağlamaktır. Meme kanserinin oluşumunda hormon dengesizliğinin rol oynadığı gerçeği klinik deneylerle kanıtlanmıştır. Brokoli bağışıklık sistemimizi güçlendiren 5 tane etkin madde içermektedir. Brokoli bununla da kalmayıp aynı zamanda &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/antioksidan.htm" target="_blank"&gt;antioksidan&lt;/a&gt; dır. Yani hücre zarlarına (membran) ve hücre DNA sına zarar veren serbest radikalleri nötralize (zararsız hale getirmek) etmektedir. Hücre DNA sını bozabilen&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/uzumcekirdegi.htm" target="_blank"&gt; &lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/uzumcekirdegi.htm" target="_blank"&gt;serbest radikaller&lt;/a&gt; bu özelliklerinden dolayı kanserojendirler. Brokoliye &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/antioksidan.htm" target="_blank"&gt;antioksidan&lt;/a&gt; olma özelliğini kazandıran quercetin ve kaempherol maddelerini içermesidir. Quercetin, Prostatitis tedavisinde kullanılan ve bitkilerden elde edilen bir maddedir. Brokoli lifli bir yapıya sahip olduğundan, bağırsaklardaki ağır metalleri, safra asidi fazlasını sünger gibi emerek oldukça hızlı bir biçimde dışarıya atılmasını sağlar. Brokoli, bu özelliğinden dolayı hem toksin atıcı hemde bağırsak sistemini düzenleyicidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Çimlenmiş Brokoli Tohumları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.earthtouch.com/04brocco.htm"&gt;Çimlendirilmiş Brokoli tohumları &lt;/a&gt;sebze olarak kullanılan Brokoliye göre ; ortalama 50 kat daha fazla sulforafen içerirler ve Sulforafen Phase II enzimlerini aktive ederek kansere, mutasyona ve serbest radikallere karşı harekete geçirirler. Amerikada, çimlendirilmiş Brokoli filizlerinden (broccoli sprouts) tabletler yapılmakta ve satılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;Prostatitis (Prostat Enfeksiyonu)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Prostat enfeksiyonunun iki şekli olduğu tıp otoriteleri tarafından savunulmaktadır. Bunlardan birincisi bakteriyel Prostatitis (bakteriyel prostat enfeksiyonu), ikincisi ise non-bakteriyel prostatitis (bakteriyel olmayan prostat enfeksiyonu) dur. 1998 yılında bir grup Amerikalı ve Kanadalı bilim adamı, 1 Aralık 1998 tarihinde Journal of infectious Urology dergisinde yayınladıkları makale de bakteriyel olmayan prostat enfeksiyonunun gerçekte bakteriyel prostat enfeksiyonu olduğunu kanıtlamışlardır. Bakteriyel-Biyofilm teorisi ile açıkladıkları bu prostat enfeksiyonunu tedavi etmek daha da zor görünmektedir. Genel olarak prostat enfeksiyonunu Antibiyotiklerle tedavi etmek çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Bunun nedeni de antibiyotiklerin, prostatın içine kadar girememesidir. Genel olarak bir enfeksiyonun başarı ile tedavi edilebilmesi için bağışıklık sistemininin de güçlü olması veya güçlendirilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;Prostatis de Brokolinin Fonksiyonu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Brokoli aynı anda iki özellik birden göstermektedir. Birincisi bağışıklık sistemini güçlendirmesi, ikincisi ise antibiyotik (anti-inflammatory effects of antibiotics) özelliğe sahip olmasıdır. Güçlü bir bağışıklık sistemi enfeksiyonlara karşı daha güçlü demektir. Halbuki antibiyotikler bağışıklık sistemimizi zayıflatırlar. Bu nedenle antibiyotik kullananlar beraberinde çoğu kez vitamin alarak veya sağlıklı ve dengeli beslenerek bağışıklık sistemilerini güçlendirmeye çalışırlar. Ancak, alınan antibiyotiklerin çoğu bağırsak florasını etkilediklerinden, vitaminlerin, kofaktörlerin, minerallerin ve besinlerden gelen bazı etkin maddelerin emilmesine engel olabilmektedirler. Brokoli giriş kısmında bahsedildiği gibi bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve içerdiği pseudoantibiyotik özellikli etkin maddelerle prostatitis' e karşı etkin rol oynamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;İyi huylu Prostat büyümesi (Benigne ProstateHyperPlasie) = BPH&lt;br /&gt;Genel olarak prostat, 40-50 yaşları arasındaki erkeklerin % 43 'ünde görülmekte, 50 yaş ve yukarısında %60 lara kadar çıkmaktadır. Dünya sağlık teşkilatının verilerine göre 185.000.000 erkek bu rahatsızlıktan şikayet etmektedir. Prostat büyümesin sebebi olarak bir çok teori öne sürülmektedir. Bunlardan en önemli iki tanesi beslenme ve hormonal düzenle ilgilidir. Beslenme her ne kadar önemli bir sav ise de, Testosteron hormonunun bu rahatsızlığa neden olduğu teorisi ağırlık kazanmaktadır. Erkeklerin testislerinde (haya) oluşan Testosteron hormonu (TH), belirli yaşlardan sonra prostat bezine (kestanecik) ulaşamamaktadır. Prostatı bezinin salgılama görevini yapabilmesi için TH 'na ihtiyacı vardır. TH 'nun prostat bezine ulaşamaması sonucunda prostat bezi büyümeye başlamaktadır. Bu büyüme sonucunda prostat bezi idrar kanallarına baskı oluşturarak belirli şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bunlar&lt;br /&gt;sık sık idrara çıkma (geceleri dahil)&lt;br /&gt;idrarını tutamama, idrar yaparken zorlanma&lt;br /&gt;idrar yaparken çatallanma&lt;br /&gt;idrar yaparken yanma&lt;br /&gt;idrar torbasını tamamen boşaltamama (miksiyon)&lt;br /&gt;idrar yaptıktan sonra damlama&lt;br /&gt;gibi şikayetlerdir. Bu şikayetler doğrultusunda idrar kesesi her defasında tam boşalamadığından bakteriyel enfeksiyonlara da neden olabilmektedir. Bunun sonucunda da idrar yolları enfeksiyonunları bu rahatsızlığa paralel olarak gelişmektedir. Prostat büyümesinin neden olduğu olumsuz etkilerden bir tanesi de erkekte cinsel isteksizliğe ve iktidarsızlığa neden olmasıdır. Cinsel isteksizlik, Prostatitis hastalarında da ortak bir olgudur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;BPH de Brokolinin Fonksiyonu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Brokoli, içerdiği bazı indol derivatları ve mediyatörler vasıtasıyla biyosentez mekanizmasını harekete geçirerek Testosteron Hormonunun Prostata ulaşmasını sağlamaktadır. Böylece Prostat normal salgılama fonksiyonlarını yavaş yavaş yerine getirmeye başlamaktadır. 21 günlük Brokoli Kürü neticesinde BPH (İyi huylu prostat) hastaları daha 2-3 gün içerisinde idrara bağlı şikayetlerinin nasıl azaldığını görebilmektedirler. Brokoli Kürünü yapan erkeklerin hemen hemen hepsi cinsel isteksizliklerinin önemli ölçüde ortadan kalktığını söylemektedirler. Tabiki hastalığın seyrine göre 21 günlük başlangıç kürü yeterli olmayabilir. Uzun yıllardır iyi huylu prostat büyümesi rahatsızlığı olanlar ( 6-7 yıl) bir kaç ay sonra şikayetlerinin tekrar başladığını göreceklerdir. Bu durumda sadece bir haftalık Brokoli Kürü nün uygulanması yeterli olabilmektedir. Kısaca her BPH hastası kendisini bilir. İyi huylu Prostat büyümesine yeni yakalanmış olanlar 21 günlük Brokoli Kürü ile enaz 10 - 11 ay rahat edebilmektedirler. Daha sonra bir haftalık kür ile tekrar uzun zaman rahat edebilmektedirler.&lt;br /&gt;Prostatitis ve BPH hastalarının, kür boyunca kesinlikle acı biber, alkol ve kahve tüketmemeye (nescafe ve türk kahvesi) ve de hayvansal yağlardan uzak durmaya özen göstermeleri gerekmektedir. Beslenmede BPH ya neden olan etkenlerin başında hayvansal yağlar gelmektedir. BPH hastalarının genelde gün boyu bol su tüketmeleri hekimlerin önerileri arasındadır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Brokolinin Kullanılış Şekli&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Bu yardımcı tedavi şekline başlamadan önce mutlaka bir hekime gittiğinizi kabul ediyoruz. Kesinlikle bir hekime gitmeden prostat şikayetlerine iyi geliyormuş düşüncesiyle hareket ederek, brokoli kür tedavisini uygulamayınız. Mutlaka hekime gidiniz ve teşhisinizi koydurunuz. Eğer konulan teşhis; Prostatitis veya BPH ( iyi huylu Prostat büyümesi) veya idrar yolları enfeksiyonu ise bu taktirde brokoli kür tedavisini çekinmeden bir yardımcı tedavi olarak uygulayabilirsiniz. Brokoli'nin yan tesiri yoktur ve ilaçlarlada etkileşmesi söz konusu değildir. Ancak brokoliye karşı alerjisi olanların bu tedaviyi uygulamamaları gerekir. Genel bir kural olmamakla beraber, süte karşı alerjisi olanların % 25 oranındada brokoliye karşıda alerjileri olduğu gözlenmiştir. Hekiminizin size verdiği ilaçları alarak, Brokoli tedavisini de bir yardımcı ve önleyici tedavi olarak uygulayabilirsiniz.&lt;br /&gt;En az 250 gram Brokoliyi 1 litre suda su kaynadıktan sonra ağzı kapalı olarak hafif ateşte 5-6 dakika pişiriniz. Suyunu ılttıktan veya soğuttuktan sonra, yarısını sabah diğer yarısını da akşam yemeğinden 20 dakika önce aç karına içiniz. Brokoli suyunu çtikten sonra 20 dakika su hariç hiç bir şey yemeyiniz ve içmeyiniz. Pişirdiğiniz brokoliyi de öğleyin yemeğinizin yanında salata olarak yeyiniz. Bu işlem 21 defa uygulanacak ve Brokoli suyu hergün taze olarak hazırlanacaktır. Yani bu küre 21 gün devam edilecektir.&lt;br /&gt;Brokoliyi pazarlarda, manavlarda ve bazı süpermarketlerde taze veya dondurulmuş olarak bulabilirsiniz. Brokoliyi alırken taze ve sararmamış olduğuna dikkat ediniz. Eğer Brokoloyi fazla miktarda aldıysanız, 250 gramlık porsiyonlar halinde yıkamadan mutlaka buzdolabınızın buzluk kısmında saklayınız. Günlük ihtiyacınızı hergün buzluktan alıp, yıkayıp hazırlayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Hazırlanması ve Kullanılması :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Bitkinin hem odunsu saplarını hem de çiçekli bölümlerini kullanabilirsiniz. En az 250 gr, en fazla 500 gr brokoli 1 litre suyla agzı kapalı bir kapta 5 dakika kaynatılır. Süzülüp bir başka kaba alınan brokoli suyunun yarısı sabahları aç karnına diger yarısı da aksamları yine aç karnına içilmelidir (ılık veya soguk). Hazırlanan 1 lt su aynı gün tüketlimeli ve ertesi gün için yenisi hazırlanmalıdır.Brokoli suyu içildikten sonraki 20 dakika boyunca su hariç hiç bir sey yenilip içilmemelidir. Aynı zamanda ögle yemeklerinde de haşlanmış brokoli yenmesinin bir çok avantajları vardır. Bu uygulama 1 hafta boyunca her gün yapılmıs olacaktır. Her 7 günden (1 Hafta) sonra 3 günlük bir ara verilmelidir. Bu işleme 21 gün (3 hafta) devam edilmelidir (3 'er günlük aralar hariç)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;NOT:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 1 lt su için 250 gr'dan fazla kullanılan brokolinin etkisi artar fakat 500 gr'dan fazlası da gerekmez.&lt;br /&gt;1-2 yıllık prostat hastaları için 21 günlük brokoli kürü yeterlidir. 21 günlük brokoli kürünü tamamlayan hastalar belki 5-6 ay sonra tekrar bir rahatsızlık hissedebilirler. Böyle bir durumda sadece 10 günlük bir brokoli kürü yeterli olacaktır.&lt;br /&gt;Uzun bir süreden beri prostat rahatsızlıgı olan hastalar (4 yıldan fazla) için 21 günlük brokoli kürü rahatsızlıklarını geçici bir süre gidermek için yardımcı olacaktır. Bu durumdaki hastalar 45 gün brokoli kürü uygulamalıdırlar.(Yine aynı şekilde her 7 günden sonra 3 gün ara vererek)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;Brokoli Kürü Esnasında Dikkat Edilmesi Gerken Hususlar:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Brokoli kürü (tedavisi) boyunca, baharat ve baharatlı yiyecekler kesinlikle yasaktır ve her çesit kahve ile hayvansal yaglardan da kaçınılması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Brokoli Tedavisi Esnasında ve Sonrasında Beklenen Sonuçlar:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Sertleşme problemlerinin düzelmesi (Erectile dysfunctions)&lt;br /&gt;İdrar yapma zorluklarında düzelme&lt;br /&gt;Meni miktarının artması&lt;br /&gt;Kısırlığın giderilmesi&lt;br /&gt;Yaşam kalitesinin normallestirilmesi&lt;br /&gt;Urogenital sistemden (Böbrek, prostat, mesane vs.) patojen mikropların temizlenmesi&lt;br /&gt;PSA 'nın düşürülmesine katkı (Prostate Specific Antigen)&lt;br /&gt;Genito-Urinary sistemdeki spazm ve kramplar için fayda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Brokoli, kür esnasında eş zamanlı olarak aşağıdaki faydaları da sağlar&lt;/span&gt;:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Kolesterol seviyesinin düşürülmesi&lt;br /&gt;Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesi&lt;br /&gt;Kan basıncının ayarlanması&lt;br /&gt;Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;Kaynatılmış Brokoli Kullanmamızın Sebebi Nedir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Taze veya kaynatılmamış brokoli,harekete geçirilmemesi gereken (aktif hale gelmemesi gereken) bazı enzimler içerir. Bu enzimleri etkisiz hale getirmenin en basit yolu, brokoliyi 5 dakika su içinde kaynatmaktır. 5 dakikalık bir kaynatma sonucunda bu enzimler etkisiz hale geleceklerdir. Eğer bu enzimler etkisiz hale getirilmezlerse brokoli, BPH (Iyi huylu prostat büyümesi), prostat ve genel olarak idrar yolları enfeksiyonlarından müzdarip olanlara başarılı bir sekilde tedavi yapmayacaktır. Brokoli çok önemli bilesikler içerir. Bu bilesikler sadece sözkonusu enzimler etkisiz hale getirildikleri zaman, prostat, BPH ve idrar yolları enfeksiyonu hastalarını tedavi edebilirler. Eger bu yapılmazsa brokolinin içerdigi enzimler, brokolinin bu hastalar üzerindeki etkisini azaltıcı farklı reaksiyonlara başlarlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Sık Sorulan Sorular:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Soru 1:&lt;/strong&gt; 21 günlük kür süresine 3 günlük dinlenme süresi dahil mi? Hayvansal yaglardan kaçınılmasını öneriyorsunuz, bu hiç balık, tavuk, et ve hatta peynir yenmemesi anlamına mı geliyor? Neler yiyebilecegimize örnekler verir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cevap 1:&lt;/strong&gt; 21 günlük tedavi süresi 3 günlük dinlenme süresini kapsamamaktadır. Izgara ile pisirilmis tavuk ve balık yiyebilirsiniz fakat tereyagı, iç yagı ve bunlarla pisirilmis yiyecekleri yememelisiniz. Düsük yaglı diyet peynirleri de yiyebilirsiniz. Baharat ve baharatlı yemeklerden ve her ne çesit olursa olsun kahveden (kafeinsiz olsa bile) uzak durmalısınız. Bitkisel sıvı yagları tercih etmeli ve margarin kullanmamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Soru 2:&lt;/strong&gt; Brokoliyi günde 1 kez mi yoksa 2 kez mi kaynatıyoruz? 1 lt için günlük brokoli miktarı ne kadardır ?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cevap2&lt;/strong&gt;:Sadece 1 kez kaynatıyorsunuz. Sabahleyin 250 gr la 500 gr arası brokoliyi 1 lt suyla agzı kapalı bir tencerede kaynatıyorsunuz. Yarısını sabahleyin aç karnına diger yarısını da aksam yemeginden önce içiyorsunuz. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika boyunca su hariç hiç bir sey yemiyor ve içmiyorsunuz. 20 dakika sonra kahvaltınızı veya aksam yemeginizi yiyebilirsiniz. Brokoliyi 5 dakikadan fazla kaynatmamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Soru 3:&lt;/strong&gt; Kaynatacagımız brokoli odunsu saplardan mı yoksa bitkinin çiçekli bölümlerinden mi olusuyor ?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cevap 4:&lt;/strong&gt; 250-500 gr 'lık günlük kür için bitkinin her iki bölümünü de kullanabilirsiniz :&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Soru 4:&lt;/strong&gt; Brokoliden kaçınıyorum, çünkü doktorum onun prostatımı azdıracak bazı kristalizasyonlara sebep olabildigini söyledi. Doğru mu ?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cevap 4:&lt;/strong&gt; Tam tersine, brokoli tedavisi kristalizasyonu önlüyor. Brokoli tedavisi (kürü) kristalizasyona sebep olamaz. Brokoli kürünü binlerce hasta üzerinde test ettik. Bu kürü uygulayan hastalardan bazıları da özellikle prostat taşlarını yok etmek ve mesanedeki kristalleşmeyi gidermek amacıyla kullananlardı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Soru 5:&lt;/strong&gt; Diger seyleri de yememize izin veriliyor mu ? Yoksa 7 gün boyunca sadece brokoli yiyip brokoli suyu mu içecegiz ?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cevap 6:&lt;/strong&gt; Elbette normal olarak diger seyleri de yemenize izin veriliyor. Fakat kahve vs. gibi kısıtlamalar var.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Ayrıntılı bilgi için &lt;a style="COLOR: #000080" href="mailto:isaracoglu@superonline.com"&gt;isaracoglu@superonline.com&lt;/a&gt;&lt;a style="COLOR: #000080" href="mailto:isaracoglu@superonline.com"&gt; &lt;/a&gt;veya&lt;a style="COLOR: #000080" href="mailto:saracoglu@mailcity.com"&gt; &lt;/a&gt;&lt;a style="COLOR: #000080" href="mailto:saracoglu@lycos.com"&gt;mailto:saracoglu@lycos.com&lt;/a&gt;adreslerine e-posta gönderebilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-5967399412518543920?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/5967399412518543920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=5967399412518543920' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5967399412518543920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/5967399412518543920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/brokoli.html' title='BROKOLİ'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDxyECSMdlI/AAAAAAAAAWk/G5aWkdd4x1s/s72-c/brokoli2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-2741383234378205005</id><published>2008-05-26T09:52:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T14:28:39.183-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='O'/><title type='text'>OGUL OTU(MELİSA)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDrvgCSMdjI/AAAAAAAAAWU/kCgSxrnAlf0/s1600-h/OGUL+OTU.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204735653028066866" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDrvgCSMdjI/AAAAAAAAAWU/kCgSxrnAlf0/s320/OGUL+OTU.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;OGUL OTU (MELİSA)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Latin ismi:Melisa officinalis&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Diğer isimleri:Kovanotu,temreotu,turunçotu,limonotu,limon nanesi,acem&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Akdeniz iklimine sahip ülkelerde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir .Akdeniz ülkeleri ve K.Amerika’da ,İspanya ve Doğu Avrupa ülkelerinde kültürü yapılır.Tedavi alanında kullanılmak üzere yetiştirilir.Yayıldığı ülkeler; Fransa, Bulgaristan, Almanya, Romanya’dır. Ülkemizde ise İstanbul, Bursa, Ege ve Akdeniz bölgesinde yaygın olarak yetişmektedir. 3-5 metre yükseklikte soluk sarı veya beyazımtırak çiçekli,yaprakları ince ve yumuşak tüylü kenarları dişlidir.Yaprakları uzun olanları da vardır.Limon gibi kokan çok yıllık otsu bir bitkidir.Çiçeklerin tepe kısmı,yaprakları kurutularak kullanılır. Yağıda çıkarılır.Yapraklar çiçeklenmeden önce toplanır.Çünkü,kendine özgü limon kokusunun önemli bölümünü çiçek açtıktan sonra yitirir.İnce kıyılır.Gölgede kurutulur.Kokusu olmayan türleri tedavi amaçlı kullanılmaz. Eski çağlardan beri sinirleri yatıştırıcı etkisi olduğu bilinen oğul otunun, karın-mide ağrısı, yatıştırıcı etkisi olduğu söylenir.Halk arasında “&lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with limon nanesi" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/limon-nanesi/" rel="tag"&gt;limon nanesi&lt;/a&gt;”&lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with limonotu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/limonotu/" rel="tag"&gt;limonotu&lt;/a&gt; olarak bilinen, literatürdeki adı ise “melissa” olan oğul otunun, stresten mide rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığın tedavisinde oldukça etkili olduğu ve kokusundan dolayı rahatlatıcı özelliği bulunduğu bilinir. Oğul otundan, kokulu bir bitki olduğu için kozmetik sanayisinde de yaygın olarak faydalanılır.Faydalanma yönleri, daha çok Avrupa’da bilinir. Az miktarlarda özel yemeklerde kullanılır.Yapılan araştırmalar, oğul otunun 20. Yüzyıl’ın hastalığı olan stres ve kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;TIBBI ÖZELLİKLER&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Beyin, Kalp, Rahim ve Sindirim sistemi üzerinde koruyucu kuvvetlendirici, Spazm çözücü, Ruhsal ve Fiziksel sakinleştirici, Hazmı kolaylaştırıcı, Bağırsak gazlarını giderici, Terlemeyi önleyici, Bağırsak parazitlerini düşürücü, Sinir krizleri, Depresyon, Kulak çınlaması, Baygınlık, baş dönmesi, Kansızlık, Yara iyileştirici, Mikrop öldürücü, Aşırı gerginliğin getirmiş olduğu sinir krizlerine, Depresif huzursuzluklara, İstem dışı kasılmalara, hafıza zayıflığını giderir. Yağlı saç şampuanlarında, yıpranmış, cansız, ve güçsüz saç losyonlarında, ağız hijyen ürünlerinde, yağlı ciltler için temizleme maskelerinde, yaşlanmış ve yıpranmış ciltler için yenileyici kremlerde, hassas cilt losyonlarında kullanılır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;MELİSA YAPRAGI&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melissa officinalis" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melissa-officinalis/" rel="tag"&gt;Melissa officinalis&lt;/a&gt; L. türünün taze veya kurutulmuş yapraklarıdır. Bu tür 20-150 cm yükseklikte, tüylü, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprakları, basit, saplı, dişli kenarlı; çiçekleri ise beyaz sarımsı veya kırmızımtırak renklidir. &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;Melisa&lt;/a&gt; (&lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with oğul otu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/ogul-otu/" rel="tag"&gt;oğul otu&lt;/a&gt;) Doğu Akdeniz ve Batı Asya’da doğal olarak yetişmektedir. Avrupa’da yaygın olarak kültürü yapılmaktadır. Akdeniz bölgesinde bol olarak bulunmaktadır. Yaprak ve gövdedeki tüylerin şekillerine ve cinslerine göre, Türkiye’de 3 alttür saptanmıştır. Bunlardan yalnız subsp. officinalis limon kokulu olup tedavide kullanılır. &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;Melisa&lt;/a&gt; Almanya’nın önemli tıbbi ürünlerinden biridir. Cins ismi olan &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;Melisa&lt;/a&gt; Yunan kelimesi olan “arı” dan gelmektedir. Bunun nedeni çiçekleriyle arıları etkilemesinden ve Melisadan iyi kalitede bal yapılmasından olabilir. Melisanın şarapta bekletilerek oral ve topikal olarak eski Yunanlılar ve Romalılar tarafından ilaç olarak yaralarda, zehirli ısırıklarda, arı sokmalarında kullanıldığı belirtilmektedir. &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;Melisa&lt;/a&gt; sıklıkla, diğer rahatlatıcı ve gaz giderici bitkilerle kombine edilerek kullanılmaktadır. Yatmadan önce tercih edilen bitkilerden biri olan &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;Melisa&lt;/a&gt;, genel rahatlatıcı özelliği ile stres kaynaklı uykusuzluk durumlarında ve bu nedenle karşılaşılan mide-bağırsak sistemi şikayetlerinde kullanılmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Etki&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Yatıştırıcıdır: endişe ve depresyonla oluşan gerginlikleri giderir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Gaz söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır, sindirim sistemindeki spazmları yok eder.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Terleticidir: ateşli soğuk algınlıkları, nezle ve bronşitte etkili olur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Kalp ve kan dolaşımı sistemi üzerinde tonik etkisi vardır. Tansiyonu düşürür.Bu etkileri sağlamak üzere körpe ya da gölgede kurutulmuş yaprakları kullanılır, 1 bardak kaynar su, 2-3 tatlı kaşığı kuru ya da 4-6 kaşık körpe yaprak üzerine dökülüp 10-15 dakika süreyle demlendirilirken, içilene kadar üzeri sıkıca kapalı tutulur. Böylece hazırlanan infüzyon, sabah ve akşamları birer kez ya da gerektikçe bir bardak olarak içilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Birer demet kaynatılarak suyu vücuda sürülürse ter kokusunu keser.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Ezilerek yapılan lapası yaraların , böcek ısırıklarının iyileştirilmesinde etkilidir. Meme bezleri tıkanıklıklarında yapraklarıyla kompres önerilir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Baş dönmelerine, adet dönemi, migren, mide, bağırsak, romatizma, ağrılarına çay olarak içilirse faydalı olacaktır. 1 bardak kaynayan suya 1 tatlı kaşığı çiçeklerin tepe kısmından konur. 10 dakika bekletilir günde 3 kere 1 çay bardağı içilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaprakları çorba salata ve deniz ürünlerine koku vermek için kullanılır.&lt;br /&gt;* &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;Melisa&lt;/a&gt; suyu 33 derecelik 3 litre şaraba -500 gr &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with oğulotu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/ogulotu/" rel="tag"&gt;oğulotu&lt;/a&gt; yaprakları ve çiçekleri-16 gr kurutulmuş melekotu kökü-125 gr limon suyu konup şişenin ağzı kapatılır. Her gün bir kere çalkalamak suretiyle 9 gün serin bir yerde bekletilir. Sonra tülbentten süzülür. Şişe içindeki posa da tülbentle sıkılır.&lt;br /&gt;* Şişeye doldurulan suya -200gr kişniş -40gr çekilmiş ceviz-4 gr seylan tarçını-2 gr dane karanfil konup şişenin ağzı kapatılır.Her gün 1 kere çalkalanmak suretiyle 8 gün bekletilir, ince tülbentten süzülür. Suyuna 350 gr arı su ilave edilir. 24 saat bekletilir. Süzülür renkli şişelere doldurulur. Ağızları kapatılır. Gerektiği zaman hazım zorluğu spazm çözücü olarak 1 tatlı kaşığı içilir. Haricen yaralara sürülür. Romatizma için friksiyon yapılır.&lt;br /&gt;* &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Zona hastalığı için:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 1 çay kaşığı zeytinyağına 5 damla &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with oğul otu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/ogul-otu/" rel="tag"&gt;oğul otu&lt;/a&gt; eterli yağı karıştırılır, ağrılı bölgelere hafif masajla yapılır. Rahatlatıcı özelliği vardır.Eterli yağın (içinde citrale ve citronellal maddeleri bulunması dolayısıyla) sinir sistemi yatıştıra bilme özelliği vardır.&lt;br /&gt;* &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Cilt için&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;Melisa&lt;/a&gt; yaprakları ve tomurcukları madensel tuzlar içerirler. Bir tas kaynamış suya, bir avuç &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;melisa&lt;/a&gt; konur, 10 dakika kadar yüz buhara tutulur, buhardan sonra &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;melisa&lt;/a&gt; ile yapılmış yüz toniği ile yüz yıkanır. Tonik için bir su bardağı kaynar suya, bir çorba kaşığı &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;melisa&lt;/a&gt; konur üstü kapalı olarak kısık ateşte 5 dakika tutulur, ateşten alınır, 20 dakika demlenir sonra süzülür. Tonik hazırlanmıştır. Bu bakımı yapmadan önce yüz iyi cins zeytinyağı veya defne sabunu ile köpürtülüp yüze masaj yapılarak yıkanır. Bu formül her türlü cilt için uygun ve etkilidir. İnce kırışıklıkları giderir yaşlanmayı önler.&lt;br /&gt;* Safrakesesi kaynaklı mide rahatsızlıklarında 1 çay kaşığı &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with oğulotu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/ogulotu/" rel="tag"&gt;Oğulotu&lt;/a&gt;, papatya ,nane aynı oranda karıştırılır. 1 bardak kaynar suya atılır. 5 dakika kaynatılıp demlendirilir. Yemeklerden önce 1 fincan içilir. Günde 2 kere&lt;br /&gt;* &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Uykusuzluk için:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 10 gr. &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with oğulotu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/ogulotu/" rel="tag"&gt;Oğulotu&lt;/a&gt;(&lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;melisa&lt;/a&gt;), Fesleğen, Şerbetçi otu, civanperçemi, Nane, Kedi otu, Rezene, Ayva yaprağı, Ihlamur Bitkileri karıştırılır. 2 Bardak suyu kaynatın. Yaptığınız karışımdan 1 tatlı kaşığı atın 2-3 dakika kaynatın 5 dakika demleyin. Günde sabah, akşam 1 çay fincanı sabah akşam için. (Taze yapılan çaylar tercih ediliyor hekimlerimiz tarafından) İsterseniz bitkilerin hepsinin karışımını 3 litre kaynayan suya atın. 2-3 bardak kalıncaya kadar kaynatın. Soğuduktan sonra süzülerek temiz bir şişeye koyun. Bir çay bardağı suya, sabah-akşam yemeklerden 1 saat önce 20′şer damla damlatın için. Vücudun normal uyku düzenine kavuşmasına yardımcı olur.&lt;br /&gt;* &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Nefes Darlığı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: 20 gr. &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with oğulotu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/ogulotu/" rel="tag"&gt;Oğulotu&lt;/a&gt; (&lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with melisa" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/melisa/" rel="tag"&gt;melisa&lt;/a&gt;), Hatmi, Anason, Civanperçemi, Karabaş otu, Rezene, Andiz kökü, Papatya, Ihlamur karıştırılır. Kullanılacağı zaman 1 su bardağı kaynayan suya 1 tatlı kaşığı atılır. 2-3 dakika kaynatılır. 5 dakika dinlendirilir. Sabah, akşam 1 çay bardağı içilir. (Taze olarak yapılması önerilir.) İstenirse bitkiler 24 su bardağı su ile beş dakika kaynatılıp 10-15 dakika demlenmeye bırakılır. Süzüldükten sonra buzdolabına konulur. Bal ile tatlandırılarak sabah akşam yemeklerden yarım saat önce bir çay bardağı içilir. Bu uygulama aksatılmadan iki ay uygulanırsa, hastanın nefes yollarının açılmasına büyük katkı sağlar&lt;br /&gt;*&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Bağırsak Gazları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bir çay kaşığı &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with oğulotu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/ogulotu/" rel="tag"&gt;Oğulotu&lt;/a&gt;, Papatya, Rezene, Biberiye, Anason karıştırılır. 1 litre kaynatılmış suya bitkilerin tamamı konulup, yirmi dakika demlenmeye bırakılır. Sabah-akşam balla tatlandırılıp birer çay bardağı içilir. Yirmi-otuz gün muntazam devam edilirse, bağırsak gazlarının yok olmasına yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski çağlarda &lt;a class="st_tag internal_tag" title="Posts tagged with oğul otu" href="http://www.ciceksehri.com/cicekler/ogul-otu/" rel="tag"&gt;oğul otu&lt;/a&gt; tıbbi bitkiden çok arıların fazla ziyareti nedeni ile arı bitkisi olarak üretilmiştir. Labiatae familyasına bağlı olan Melissa orta yüksek, çok senelik otsu bir bitkidir. Çok sayıda yan kökleri içeren bir kök yumrusu bulunur. Kökler çok lifli olup, rengi beyazımsıdan açık kahverengiye kadar değişir. Gövde dik veya yarı dik olup genellikle 60-100 nadiren 120 cm yüksekliktedir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Melissa fazla kuru olmayan, sıcak ve güneşli yerleri sever. Besin maddelerince zengin kumlu-tınlı topraklarda iyi yetişir. Belirli ölçüde gölgeye dayanıklıdır. Doğrudan tarlaya ekim yaygın olmayan bir yöntemdir. Bu yöntem de, bitki sıklıklarının belirlenmesi, atılacak tohumluk miktarının saptanması ve ekim zamanlarının iyi belirlenmesi gerekir. Ayrıca toprak işleme ve tohum yatağının çok iyi hazırlanması gerekir. Zira tohumlar çok küçüktür. Vegetataif organlarla üretim özellikle ıslah çalışmalarında kullanılır. Yastıklarda Fidelerin Yetiştirilmesi ve Tarlaya Şaşırtılması : Oğul otunun üretiminde en çok kullanılan bu yöntemde bitkinin generatif organları (tohumları) önce yastıklara ekilmekte, buradan elde edilecek fideler tarlaya şaşırtılmaktadır. Tarlaya şaşırtma işlemi Sonbahar veya İlk baharda olmaktadır. Tarlaya dikimde bitki sıklığının 40×50 cm veya 50×40 cm olması gerekir.&lt;br /&gt;Verim genel olarak birinci yıl az olmakta, diğer yıllar artmaktadır. Genellikle yılda 3 biçim yapılabilmektedir. En uygun biçim zamanının çiçeklenmeden hemen önceki devre olarak belirtilmektedir. Biçimde biçimin fazla derinden olmaması, biçimin topraktan 5-10 cm üstten yapılması önerilmektedir. Ayrıca son biçimin çok geçe kalmamsı gerekir, zira kışı geçirebilmesi için son biçimden sonra biraz sürgün vermelidir. Biçimde yeşil herba bastırılmaya karşı çok hassastır. Bu nedenle biçilen yeşil herbanın taşınması esnasında bastırılması halinde basılan yerler kurutma esnasında siyaha dönüşürler Biçimden sonra kurutmanın hemen yapılması gerekmek tedir. aksi halde yaprakların rengi koyulaşmakta, hatta koyu kahverengiye dönmektedir. Kurutmada sıcaklığın 20-35 oC arasında olması, 40 oC’yi geçmemesi gereklidir.&lt;br /&gt;Oğul otunun karakteristik kokusu içerdiği uçucu yağdan kaynaklanmaktadır. Uçucu yağ oranı % 0.01 - % 0.25 arasında değişmektedir. DAB 8′e göre minimum uçucu yağ oranının % 0.05 olması istenmektedir. Drogta uçucu yağdan başka taneli maddeler, flavon türevleri ve bazı bitki asitleri bulunmaktadır. Genellikle yaz dönemindeki Mayıs sonu - haziran başı biçimde uçucu yağ oranı daha yüksek bulunmaktadır. Yurdumuzda yaygın olarak yetiştirilen oğul otundaki yağ oranı oldukça düşüktür.&lt;br /&gt;Melissa yaprağı eskiden beri midevi, karminatif ve sedatif etkisinden dolayı kullanılmaktadır. Ayrıca aromatik ve antiseptik olarak ta kullanım alanı mevcuttur.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Not:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; yatıştırıcı ve uyku düzensizliği (uyku verir) için melisanın uçucu yağını kaşığın arkası ile veya şişeye daldırıp çıkarttığınız kaşığı dilinizin üst kısmına sürmeniz yeterli olacaktır. günde bir yada iki defa.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hiç bir yan tesirine rastlanmamıştır. Mide ülseri, mide iltihabı olanlar dikkatli kullanmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İbni Sina’nın kitabında der ki: ”oğul otunun kalbi ferahlandırdığı, kalbe verdiği kuvveti kırmızı yakutun fiiline muadildir” diye övmüştür.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-2741383234378205005?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/2741383234378205005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=2741383234378205005' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/2741383234378205005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/2741383234378205005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/ogul-otumelisa.html' title='OGUL OTU(MELİSA)'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDrvgCSMdjI/AAAAAAAAAWU/kCgSxrnAlf0/s72-c/OGUL+OTU.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-8607823507635204170</id><published>2008-05-26T08:46:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T14:29:08.190-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='K'/><title type='text'>KETEN TOHUMU</title><content type='html'>&lt;p align="right"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDre-iSMdhI/AAAAAAAAAWE/UiDWcAbD9KY/s1600-h/Keten_Tohumu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204717485316404754" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDre-iSMdhI/AAAAAAAAAWE/UiDWcAbD9KY/s320/Keten_Tohumu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDrfIiSMdiI/AAAAAAAAAWM/GLVytUXXiU8/s1600-h/linum_ussitatissimum.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204717657115096610" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDrfIiSMdiI/AAAAAAAAAWM/GLVytUXXiU8/s320/linum_ussitatissimum.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;KETEN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Latince adı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;:Linum&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Diger isimleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;:Bezir,zeyrek&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;   Ketengiller familyasının örnek bitkileridir.Anayurdu akdeniz havzasıdır.100 kadar keten türü olup bunların bazıları ülkemizde yetişmektedir.Keten tohumu yüksek oranda çoklu doymamış yağ asitleri, düşük oranda doymuş yağ asiti, yüksek oranda lifle birlikte bol miktarda potasyum, az miktarlarda ise magnezyum, demir, bakır, çinko ve çeşitli vitaminler içerir. 100 gr. keten yağı 13.4 mg. E vitamini, 100 gr. keten tohumu ise yaklaşık 450 kcal. içerir daha uygun sanki. Keten tohumunun amino asit profili soya ununa benzer özellikler gösterir. İçerdiği N-3 yağ asiti oranı, (Omega-6 nın yaklaşık dört katıdır) çözünebilir ve çözünemez liflerce zenginliği ve bir çeşit bitkisel östrojen olan lignanların en zengin kaynağı olması nedeniyle keten tohumu beslenme uzmanları tarafından sıklıkla önerilir. Lignanlar, hormonlara bağlı kanser türlerinde (göğüs, prostat vb.) seks hormonlarına müdahale ederek kansere karşı koruma yapar; tümör hücrelerinin büyümesini engeller. Keten tohumunda bulunan lignanlar birer doğal SERM’dir (östrojeni seçerek alan modülatörler); östrojen kullanımının zararlarından korurken tüm diğer olumlu etkilerinden de yararlanmayı sağlarlar. Örneğin; östrojenin kemiklerde bağlantı kurup büyümeyi sağlamasına izin verirken; hasar verebileceği göğüs ve rahim içi gibi hassas bölgelere girmesine izin vermezler. Fazladan bir hücre büyümesi olmadığında kanser riski azalır. Keten tohumu 100 gramda toplam 240.6 mg. bitkisel östrojen içerirken, birçok diğer gıda maddesinde bu 100 gramda 17 mg.’ı geçmez.&lt;br /&gt;İçerdiği lifin yaklaşık olacak üçte ikisi suda çözünemeyen, geri kalanıysa çözünen lif özelliğini taşır.&lt;br /&gt;Suda çözünmeyen lifler dışkı yoğunluğunu arttırarak, bağırsak geçiş zamanını azaltarak kabızlığı önleyici, bağırsakları yumuşatıcı etki yaparlar.&lt;br /&gt;Keten tohumunda bulunan suda çözünür lifler (mucilage zamkı/sakızı) kan şekeri seviyesini korur, kolesterol seviyesini düşürürler. Beslenmedeki yüksek lif miktarının kanser önleyici etkileri de söz konusudur.&lt;br /&gt;Beslenmede ideal yağ asiti dengesini sağlamak için, ana yağımızı tekli doymamış yağ asiti oranı yüksek soğuk sıkım zeytinyağı olarak seçmeli, doymuş ve transyağları (hidrojene) minimuma indirmeli, tahıla - ekmeğe bağlılığımızı düşürmeli, bol bol yeşil yapraklı gıdalar tüketmeli ve mutfağımızı keten tohumuyla takviye etmeliyiz.&lt;br /&gt;Keten tohumu içerdiği alfa-linolenik asit (N-3 yağ asitlerinin en önemli üyesi) açısından besinlerin en zenginidir. Alfa-linolenik asitin bir kısmı, vücutta uzun zincir N-3 yağ asitleri EPA ve DHA ya dönüşürler ki bunlar iyi kolesterolü yükseltir, yüksek tansiyonda düşürücü etki yapar, kanın pıhtılaşma eğilimini azaltır, plazma trigliserid düzeyini, aritmi riskini azaltır. Dolayısı ile alfa-linolenik asitin koroner kalp hastalığı riskini azalttığı tespit edilmiştir. Keten tohumu üzerine yapılan araştırmalar, düzenli keten tohumu kullanımının dolayısı ile alfa linolenik yağ tüketiminin, arterioskılerozun (damar sertliği) gelişmesini önleyebileceğini, iltahabi hastalıklarda olmalı ve otobağışıklık rahatsızlıklarında etkili olabileceğini göstermektedir. N-3 çe dengeli beslenmenin kanseri engelleyici özellikleri de tespit edilmiştir. Yağ asitleri dengesinin N-6, doymuş yağ asitleri ve trans yağlar tarafına kayması sadece daha az N-3 tüketmemiz anlamına gelmemekte aynı zamanda bu yağlar, alfa-linolenik yağ asitinin uzun zincir N-3 yağ asitlerine dönüşmesi engelleyerekte vücudumuz N-3 yağ asitlerinden gerekli faydayı sağlamasını engellemiş olurlar.&lt;br /&gt;Keten tohumunu doğal ürün dükkanlarından veya aktarlardan temin edebilirsiniz. Tazeliğini anlamak için çimlenip çimlenmediğine bakabilirsiniz, eğer çimlenmiyorsa aldığınız yere iade ediniz. Keten tohumları sert olduğundan dikkatli bir çiğnemede bile yeterince öğütülemeyebilirler, bu da yeterince sindirilmeden vücuttan atılmalarına sebep olur. Öğütülmüş keten tohumunun sindirimi çok daha kolaydır. Keten tohumlarını öğüterek yersek onun şifai özelliklerinden daha fazla faydalanabiliriz. Keten tohumunu öğütmek için karabiber veya kahve el değirmenleri ya da bu tip tohumları öğütmek için özel olarak üretilmiş elektrikli öğütücüler kullanılabilir (ülkemizde bulunmaktadır). Keten tohumu oda sıcaklığında bir yıl tazeliğini korur. Öğütülmüş keten tohumu ise 30 gün boyunca hava geçirmez kapaklı bir kavanozda buzdolabında saklanabilir.&lt;br /&gt;Batıda fırıncılık sektörü tüketicinin talebini karşılamak üzere karışık tahıl ekmeklerine öğütülmüş keten tohumu ekleme yoluna gitmiştir.&lt;br /&gt;Öğütülmüş keten tohumu ayrıca hazır karışımlarda (kekler vb), dondurulmuş hamur işlerinde ve hazır eritilerek servis yapılan ürünlerle gıda endüstrisine girmiştir. Ayrıca tavuklara keten tohumu yedirilerek elde edilen N-3 çe zenginleştirilmiş yumurtalar da vardır.&lt;br /&gt;Sizler de mutfakta keten tohumunu el altında bulundurarak, onu öğütülmüş halde salatalarınıza, yoğurdunuza, müslinize serpebilir, fırında yaptığınız hamur işlerine katabilir, pilavdan çorbalara, tatlılardan tuzlulara her yemeğinizde kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;Günlük 2000 kcal.’ ye eşdeğer besin tüketen bir insan için günde 1 çorba kaşığı öğütülmemiş keten tohumu kullanımı N-3 yağ asitleri kullanımı açısından yeterli katkıyı sağlayacaktır.&lt;br /&gt;Yaptığınız hamur işlerinde her bir bardak unun içinden 2 çorba kaşığı un alıp yerine 2 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu katabilir veya yağca bir değişim yapmak istiyorsanız her 1 ölçü yağ yerine 3 ölçü öğütülmüş keten tohumu katabilirsiniz. Laboratuar çalışmalarında öğütülmüş veya öğütülmemiş tohumların fırında 2 saat boyunca 178 derece sıcaklıkta N-3 yağ asitlerini ve lignanlarını neredeyse hiç yitirmediği tespit edilmiştir. Fakat keten tohumu yağı iyi bir N-3 yağ asiti kaynağı olsa da, tohumdaki lif ve lignanlarını yitirmiştir. Keten tohumu yağının kullanım esnasında ısıya maruz bırakılmaması tavsiye edilmektedir (yemekler piştikten sonra ve salatalarda).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;ETKİ VE KULLANIM&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eski Mısırlılar döneminden beri bedene yararlı özellikleri bilinen ve kullanılan ketenin tıbbi etkileri:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Keten tohumu antimantari, antimitoz ve antioksidan özellikler taşır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Keten tohumlarında bulunan müsilaj, bağırsakta su çekip şişerek,mekanik müshil olarak tesir eder. Ketenin bu etkiyi göstermesi biraz zaman alır fakat tahriş yapmama gibi önemli bir avantaja sahiptir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yine bu özelliğiyle diğer müshillere nazaran daha uzun süre kullanılabilir. Ayrıca içerdiği yağda müsil yapıcı etkiye destek sağlar.&lt;br /&gt;Eski Mısırlılar zamanından beri bu amaçla kullanıldığı bilinmektedir.&lt;br /&gt;Yine müsilajın yumuşatıcı etkisinden dolayı gastrit, mide ülseri gibi sindirim sistemi tahrişlerinde de kullanılır.&lt;br /&gt;Bu amaç için günde bir kez tercihen yatmadan önce 1-2 çay kaşığı tohum yenir, üzerine 2 bardak su içilir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Öksürüğe, nezleye, üşütmeye karşı 1 çorba kaşığı keten tohumu 3 fincan suda 10 dakika kaynatılır; 3-5 dakika bekletilip süzüldükten sonra içilir.&lt;br /&gt;Bu çayın buharı burundan teneffüs edilir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Akciğer hastalıkları ve zatüreede 80 gr. keten tohumu 40 gr. rezene tohumuna karıştırılarak az sıcak suda lapa yapılır ve iki tülbent arasına konarak göğüse ve sırta yerleştirilir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Çıban, gece yanığı ve eziklerin iyileştirilmesinde 80 gr. keten tohumu ile 40 gr ebegümeci lapası yapılarak yaranın üzerine konur.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Böbrek ağrısı ve kramplarda iki çay kaşığı keten tohumu 6 fincan suda 10 dakika kaynatılıp, 5 dakika bekletilip süzülür.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Şirpençe, zona ve sedef hastalıklarında rahatlatıcı ve iyileştirici etkileri görülür.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Cildi yumuşatıcı ve cilteki ağrıları kesici işlev yapar&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yatıştırıcıdır.etkileri sağlamak üzere sonbahar başlarında iyice olgunluğa erişen tohumlan toplanır ya dapiyasadan sağlanan bu tohumlardan 2-3 tatlı kaşığı alınıp üzerine bir bardak kaynar su dökülür. 10-15 dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyondan, günde iki kez sabah ve akşamları birer bardak içilir. Alımında zorluk çekilirse meyve suyuyla karıştırılıp içilebilir.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDre4iSMdgI/AAAAAAAAAV8/4TLJCybp7JY/s1600-h/keten.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204717382237189634" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDre4iSMdgI/AAAAAAAAAV8/4TLJCybp7JY/s320/keten.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-8607823507635204170?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/8607823507635204170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=8607823507635204170' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8607823507635204170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/8607823507635204170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/keten-tohumu.html' title='KETEN TOHUMU'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDre-iSMdhI/AAAAAAAAAWE/UiDWcAbD9KY/s72-c/Keten_Tohumu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-4951335796448679320</id><published>2008-05-25T06:04:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T14:29:45.674-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='P'/><title type='text'>PAPATYA</title><content type='html'>&lt;p align="left"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDln7CSMdbI/AAAAAAAAAVU/tlsQuPxpQS8/s1600-h/papatya1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204305108326446514" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDln7CSMdbI/AAAAAAAAAVU/tlsQuPxpQS8/s320/papatya1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;         &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDlorSSMdeI/AAAAAAAAAVs/h2A5TSwfxuc/s1600-h/papatya2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204305937255134690" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDlorSSMdeI/AAAAAAAAAVs/h2A5TSwfxuc/s320/papatya2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="right"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDlorSSMdeI/AAAAAAAAAVs/h2A5TSwfxuc/s1600-h/papatya2.bmp"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDloFySMdcI/AAAAAAAAAVc/2Uy1Vl4DhJU/s1600-h/matricaria+discoidea.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204305293010040258" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDloFySMdcI/AAAAAAAAAVc/2Uy1Vl4DhJU/s320/matricaria+discoidea.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;matricaria discoidea&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;PAPATYA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Latince Adı:&lt;/span&gt; Matricaria chamomilla&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Familya:&lt;/span&gt; Compositae&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Diğer İsimleri:&lt;/span&gt; kamelya, kamomil&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;  Bileşikgiller familyasindaki bitkiler gibi Anthemis ve Matricaria cinsi papatya türleri, ortada sarı tüpsü çiçekleri ile bunların çevresinde beyaz ya da sarı renkli dilsi çiçeklerinden oluşan bileşik çiçekleri ve çok parçalı yapraklan ile dikkati çeker. Papatya türleri ilkbaharda çiçek açmaya başlar, yaz boyunca çiçekli kalır. Anthemis cinsi papatyaların tür sayısı 100 kadar olup bunların anayurdu Avrasyadır. 20-30 cm. kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkilerdir. Ülkemizde 50 kadar Anthemis türü papatya yetişmektedir. Bunlar, çiçekleri gösterişli olduğundan çoğu yerde süs bitkisi olarak üretilir. En önemli türü 75 cm. kadar boylanabilen Alman papatyası (A. nobilis) türüdür.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;KULLANIM BİÇİMLERİ,FAYDALARI VE ETKİLERİ:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Çocuklara özellikle, kramplarda ve karın ağrılarında papatya çayı içirilebilir. Papatya çiçeği, gaz birikiminde, ishalde, deri döküntülerinde, mide rahatsızlıklarında ve balgamlanmalarda yardım eder.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p&gt;Alman papatyasının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;• Yatıştırıcı, tonik ya da boğaz ağrıları antiseptiği olarak, yaş veya kurumuş çiçeklerinden hazırlanan infüzyon, günde birkaç kez içilebilir. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;• Uykusuzluğa karşı aynı infüzyondan gece yatmadan önce bir bardak içilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;• Akne durumunda bu infüzyonla yüz yıkanıp kurulanırsa cildi temizler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;• Romatizma ağrılarına karşı, zeytinyağında 10-15 gün kadar bekletilen çiçekleriyle elde edilen eriyiği (özütü) ağrılı yerlere uygulanır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;• Saçlara çok yararlı olan bir banyo suyu hazırlamak üzere çiçekleri suda kaynatılır. Bu banyo suyuna daldırılan tarakla saçlar taranır.Köpek papatyası (A. cotula), ülkemizde çok yaygın olarak yetişen, kötü kokulu bir papatya türüdür. Ama: gaz söktürücü, uyarıcı ve adet söktürücü ilaç olarak kullanılır. Bu amaçlarla taze ya da kurumuş çiçekleriyle hazırlanan infüzyon, günde bir-iki kez içilebilir.Matricaria cinsi papatyalar içinde anayurdu Avrasya olan ve ülkemizde de çok yaygın yetişeni, Adi ya da Tıbbi papatya (M. chamomilla) türüdür. 25-50 cm. kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Sarı renkli tüpsü çiçeklerinden oluşan çiçek başı kubbe gibi çıkıntılı ve içi boştur. Bunların çevresindeki dilsi çiçekleri beyaz renkli olur.Adi papatyanın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri de şöyle sıralanabilir:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;• İştah artırıcı, yatıştırıcı: mide ve bağırsak gazları ile safrayı söktürücü, idrarı artırıcıdır. Bu etkilerinden yararlanılmak üzere iki-üç tutam taze veya kurumuş çiçekleriyle hazırlanan infüzyon günde bir-iki kez içilebilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;• Boğaz ağrılarına karşı, iki-üç tutam taze veya kurumuş çiçekleri kaynatılarak bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyonla günde birkaç kez derin gargara yapılır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;• Yaraları iyileştirici olarak aynı dekoksiyon yaralara dıştan kompres olarak uygulanır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;• Saç rengini açmak üzere, gene bu dekoksiyon kullanılır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;                      KULLANIM BİÇİMLERİ:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#haslama"&gt;Çay hazırlamak: &lt;/a&gt;Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu çiçek, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır (Kaynatılmaz), 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#banyo"&gt;Banyo katkısı:&lt;/a&gt; Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç dolusu papatya çayı haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra banyo suyuna eklenir.&lt;br /&gt;Kompresler: Bir bardak kaynar süt, bir yemek kaşığı dolusu çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için 8-10 dakika beklenir ve posası süzüldükten sonra sıcak sütle kompresler yapılır.&lt;br /&gt;Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir yastık, kurutulmuş çiçeklerle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavda iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Papatya yağı:&lt;/span&gt; Güneşli havada toplanmış çiçekler, bir şişenin içine gevşekçe doldurulur ve üstüne sızma zeytinyağı, çiçekleri örtecek kadar eklenir. Şişe 14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak ve kapağı açılarak, güneşte bekletilir. süre sonunda tülbentten süzülür ve koyu renkli şişelerde, serin bir yerde saklanır.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#merhem"&gt;Papatya merhemi:&lt;/a&gt; 250g içyağı ( veya margarin ) tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu taze çiçek içine eklenir. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapanarak serin bir yere bırakılır. Ertesi gün yeniden ısıtılır, tülbentten geçirilerek süzülür ve cam veya porselen merhem kaplarına aktarılır. Buzdolabında saklanmalıdır.&lt;br /&gt;Papatya Buğusu: İçinde su kaynayan bir kabın üstüne yerleştirilen süzgecin içine, taze veya kurutulmuş bitkiler konduktan sonra, süzgecin üstü kapanır. Bir süre sonra , yumuşamış olan bu sıcak bitkiler çıkan buhar genize çekilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Alman Papatyası&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkitoplama.htm"&gt;&lt;/a&gt;Alman Papatyası (Matricaria recutita); Avrupa ve Batı Asya kökenli olup, papatya ailesinin bir üyesidir. Avrupa’ da yaygın bir şekilde tarımı yapılmaktadır. Tek yıllık, çiçekleri 5-10 mm çapında, dil şeklindeki çiçekler beyaz renkli, bir sıra ve 12-20 tanedir. Tüp şeklindeki çiçekler ise sarı renkli, çok adette ve kapitilumun ortasındadır. Çiçek tablası koni biçiminde, üzeri çıplak ve içi boştur. (Diğer papatyalardan farkı). Kokusu özel ve kuvvetli, tadı acımsıdır. Çiçekleri %1-2 oranında uçucu yağlar (matricin-chamazulen, bisabolol, bisaboloksit, bisabolonoksit), rezin, flavonlar (apigenin, luteolin, quercetin) içermektedir. Alman papatyası, mayıs veya adi papatyadan daha üstün tutulmaktadır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDloWySMddI/AAAAAAAAAVk/pTKlP1ea6ec/s1600-h/matricaria+recutita.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204305585067816402" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDloWySMddI/AAAAAAAAAVk/pTKlP1ea6ec/s320/matricaria+recutita.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDlpdSSMdfI/AAAAAAAAAV0/H6LUAdvrl58/s1600-h/papatya_chamomilla5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204306796248593906" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDlpdSSMdfI/AAAAAAAAAV0/H6LUAdvrl58/s320/papatya_chamomilla5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;chamomılla&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDlpdSSMdfI/AAAAAAAAAV0/H6LUAdvrl58/s1600-h/papatya_chamomilla5.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDlpdSSMdfI/AAAAAAAAAV0/H6LUAdvrl58/s1600-h/papatya_chamomilla5.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-4951335796448679320?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/4951335796448679320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=4951335796448679320' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4951335796448679320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4951335796448679320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/papatya.html' title='PAPATYA'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDln7CSMdbI/AAAAAAAAAVU/tlsQuPxpQS8/s72-c/papatya1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-4778744193311042073</id><published>2008-05-24T07:05:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T14:30:17.007-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='I'/><title type='text'>ISIRGAN</title><content type='html'>&lt;p align="left"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDgjrCSMdWI/AAAAAAAAAUs/LfK_yEqtBdI/s1600-h/ISIRGAN.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203948591681140066" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDgjrCSMdWI/AAAAAAAAAUs/LfK_yEqtBdI/s320/ISIRGAN.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203948819314406770" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDgj4SSMdXI/AAAAAAAAAU0/b7R1TvMyaH0/s320/%C4%B1s%C4%B1rgan.bmp" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDgj4SSMdXI/AAAAAAAAAU0/b7R1TvMyaH0/s1600-h/Ä±sÄ±rgan.bmp"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;ISIRGAN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Latince Adı:&lt;/span&gt; Urtica&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Familya:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Diğer İsimleri:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Dolayan diken, Gidişkenotu, Sırganotu&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Genel özellikleri:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;    Isırgangiller familyasının örnek bitkisidir. Dünyanın tüm ılıman bölgelerine yayılmış Urtica cinsi 50 kadar bitki türünün ortak adı Isırgandır. Bunlardan 5 türü ülkemizde toprağı nemli olan kırlarda, yol ve tarla kenarlarında, bahçelerde ve duvar diplerinde sıkça görülür, 1 m. kadar boylanabilen, üzeri ısırıcı tüylerle kaplı, bir ya da çok-yıllık bitkilerdir. Yaprakları karşılıklı çapraz dizilişli, kenarları dişli, ucu sivri ve oval biçimlidir. Yaprak koltuklarından çıkan yeşilimsi renkli, tek eşeyli çiçek kümeleri yaz başından sonbahar başına kadar açar. Isırganın gövdesi dört köşe kesitli ve tüylü: kökü rizom gibi çok yayılıcıdır. Bitki, döktüğü minik tohumlarıyla ya da yayılıcı köklerinin fılizlenmesiyle çoğalır.Isırgan bitkisinin tüm yüzeyini saran ve değildiğinde insan tenini yakan ısırıcı tüylerinde formik asit ile tüm bitkide histamin, klorofil, asetilkolin, demir ve C vitamini bulunur. Bazı yerlerde pazarlarda satılan ısırgan, suda kaynatıldığında yakıcı etkisini yitirdiği, yararlı ve güçlü bir besin olduğu için haşlanarak ıspanak gibi pişirilip yenir. Kurutulduğunda iyi bir hayvan yemi olur.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Etki ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Büyük ısırgan (U. dioica) ve Küçük ısırgan (U. urens) en sık rastlanan, her yerde bulunuşu ve kolay uygulanışıyla tıbbi etkilerinden en çok yararlanılan türleridir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Toniktir. Bedeni güçlendirir ve destekler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Burun kanamaları ve kadınlarda dölyatağı kanamalarında doku ve damar büzücü özellikleriyle kanamayı kesici etki yapar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• İdrar söktürücüdür.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• İştah açıcıdır.Bu etkilerinden yararlanılmak üzere, ısırgan çiçek açtığında gövde, yaprak ve çiçekleri hep birlikte toplanarak gölge yerde kurutulur. 1-3 tatlı kaşığı kurumuş ısırgan karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak içilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Isırgan, romatizma ve siyatik ağrılarına karşı etkilidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Saç ve tırnakların ana maddesi olan keratini güçlendirerek saç dökülmelerini ve tırnak kırılmalarını önler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;    Taze ısırganotu yaprak ve kökünün kaynama suyuyla baş yıkanabilir ve saçlar canlanarak, sık bir biçimde büyümeye başlarlar. Her tür saça özellikle iyi gelen &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/isirgan.htm#b1"&gt;ısırganotu tentürünü &lt;/a&gt;herkes kullanabilir. Kafa derisi kepeksiz, saçlar sık, yumuşacık ve parlak!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Çocuklarda oluşan egzamada ya da sinirsel kökenli cilt rahatsızlıklarında etkilidir.Bu durumlarda ısırganın infüzyonu ya da daha iyisi dekoksiyonu kullanılır. Dekoksiyonun hazırlanması için 3-4 tatlı kaşığı kurumuş ısırgan karışımı alınır. Kaynama noktasına kadar ısıtılıp sonra kısık ateşte ısıtma işlemi 15 dakika daha sürdürülür. Elde edilen dekoksiyon romatizma ve siyatik ağrılı yerlere ılık olarak uygulanırken elle ovuşturularak o bölgeye yedirilir. Saç dökülmelerinde bu dekoksiyonla friksiyon yapılır. Tırnak kırılmalarında tırnaklar dekoksiyona batırılır. Egzama ve diğer deri şikayetlerinde aynı dekoksiyon dıştan uygulanır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Damar tıkanıklıklarında da (baldırlarda), ısırganotu çok büyük yardımlar sağlar.,&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#660000;"&gt;        KULLANIM BİÇİMLERİ:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Çay Hazırlamak:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Yaprak Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardagı dolusu kaynar suyla&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#haslama" target="_blank"&gt; haşlanır&lt;/a&gt; , 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar çaylarına biraz nane ilave edebilirler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Kök Çayı:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Tohum Çayı:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#tentur" name="b1"&gt;Isırganotu Tentürü&lt;/a&gt;: Ilkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yıkanır, elden geldigince ince kıyılır ve bir sisenin bogazına kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir, hergün çalkalanarak güneste 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli siselerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.&lt;br /&gt;&lt;a name="a1"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;El &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;ve Ayak Banyoları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Iki avuç dolusu yıkanmıs kök, sap ve yaprak, 5 litre soguk suya konularak, 10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır. &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#banyo"&gt;Banyo&lt;/a&gt; sırasında bitkiler suyun içinde kalabilir. Bu banyo suyu, yeniden ısıtılarak, 2-3 kere daha kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Saç Yıkamak:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 4-5 avuç taze veya kurutulmus yaprak, 5 litre suya koyulur, agır ateste kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5 dakika demlendikten sonra süzülür. Kök kullanıldıgında ise, 2 avuç dolusu ince kıyılmıs kök, 10-12 saat soguk suda bekletilir, sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi için 10 dakika beklendikten sonra süzülür. Bu durumda, saç yıkamak için sodalı sabun gerekir.&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDgk5SSMdZI/AAAAAAAAAVE/ZFYBJmlrPDw/s1600-h/urtica+dioica.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203949936005903762" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDgk5SSMdZI/AAAAAAAAAVE/ZFYBJmlrPDw/s320/urtica+dioica.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;urtica diocia&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-4778744193311042073?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/4778744193311042073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=4778744193311042073' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4778744193311042073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/4778744193311042073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/isirgan.html' title='ISIRGAN'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDgjrCSMdWI/AAAAAAAAAUs/LfK_yEqtBdI/s72-c/ISIRGAN.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-6619332133171613615</id><published>2008-05-24T02:37:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T14:30:50.676-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='A'/><title type='text'>ALIÇ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDfmYiSMdRI/AAAAAAAAAUE/io6_fq2HnKY/s1600-h/alic1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203881203644265746" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDfmYiSMdRI/AAAAAAAAAUE/io6_fq2HnKY/s320/alic1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDfkXCSMdQI/AAAAAAAAAT8/nX22Q3zJMAA/s1600-h/alÄ±Ã§.bmp"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;ALIÇ&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;Latince Adı:&lt;/span&gt; Crataegus&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;Familya:&lt;/span&gt; Rosaceae&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Diğer İsimleri:&lt;/span&gt; Akdiken, Alış, Geyikdikeni, Kızlar yemişi, Yemişen, Beyaz diken, Ekşi muşmula, Edran, Geviş, Aluç&lt;br /&gt;Genel özellikleri:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://sifalibitki.hekimce.com/?bresim=crataegus"&gt;Büyük Resim&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gülgiller familyasındandır. Anayurdu bilinmemektedir. Anadolunun hemen her yerinde yaygın olan alıcın 20 kadar türü ülkemizde yetişmektedir. Alıç türleri kışın yapraklarını döken, güzel çiçeklerinden ötürü kültürü de yapılan dikenli ağaç ya da ağaççıklardır. Bu türlerden, taşıdığı beyaz renkli dikenlerden ötürü Akdiken de denilen (C. monogyna) türü 2-4 m. boylanabilir. 3-7 loplu yapraklarının rengi parlak yeşil ve uçları kesik kesik olur. Nisan-haziran ayları arasında açan çiçekleri beyaz ya da pembe renkli: meyveleri hafif buruk tatlı, kırmızı renkli ve ufaktır. Alıç türleri meyvelerinden döktüğü tohumlarla çoğalır.Alıç meyvelerinde saponinler, glikozitler, flavonitler, askorbik asidi de içeren asitler ile tanen bulunur. Bazı yerlerde sonbahar mevsiminde kimi alıç türlerinin meyveleri ipe dizilerek pazar yerlerinde satılır ve öteki meyveler gibi yenir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;Etki ve Kullanım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Sağlığa yararlı önemli özellikleri ve zehirsiz oluşu nedeniyle Avrupada birçok hazır ilacın bileşimine katılan alıcın &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;Tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kalbi ve dolaşım sistemini güçlendirici toniktir.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Bedenin gereksinimine göre, kalbi ya uyarıp atışlarını artırır ya da kalp atışlarını ağırlaştırır. Kalbin işlevlerini en pürüzsüz şekilde güvenle düzene sokar.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kalp ritim bozuklukları (arrhythmias), sinirsel kalp çarpıntıları, kalp yetmezliği, ağır enfeksiyon hastalıkları sonrasındaki kalp kasları zafiyeti, kalp krizi sonrası, yüksek kan basıncı, damar sertliği alıç bitkisinin başarıyla kullanılabileceği alanlardır.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;İdrar söktürücüdür.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Sinir bozukluklarını, sinirsel kalp çarpıntılarını geçirir. Sinirleri yatıştırır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Yüksek tansiyonu düşürür.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Uykusuzluğa karşı güvenle kullanılır.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Bendeki sıvı birikimlerinin dışkılanmasını da sağlayabilir.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;   Bütün bu durumlarda sağlığa yararlı etkileri için, alıcın olgun meyveleri ve bir miktar yaprağı sonbahar başı ile ortası arasında toplanır. 2 tatlı kaşığı meyve ve yaprak karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 20 dakika demlendirilerek bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir. Ancak, bu tedaviye iyileşme sağlanıncaya değin devam edilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;Alıç ' ın içerdiği maddelerde vücudda birikme, zehirlilik ve alışkanlık yapma gibi özellikler olmadığından uzun süreli kullanıma uygundur.&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDfkXCSMdQI/AAAAAAAAAT8/nX22Q3zJMAA/s1600-h/alÄ±Ã§.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203878978851206402" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDfkXCSMdQI/AAAAAAAAAT8/nX22Q3zJMAA/s320/al%C4%B1%C3%A7.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-6619332133171613615?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/6619332133171613615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=6619332133171613615' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/6619332133171613615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/6619332133171613615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/ali.html' title='ALIÇ'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDfmYiSMdRI/AAAAAAAAAUE/io6_fq2HnKY/s72-c/alic1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-3681284921945547283</id><published>2008-05-23T05:59:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T14:31:06.505-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='K'/><title type='text'>KEKİK</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDa_-ySMdMI/AAAAAAAAATc/EuUMqxESbXw/s1600-h/gubse_Thymus_vulg_orange_spice.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203557504844068034" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDa_-ySMdMI/AAAAAAAAATc/EuUMqxESbXw/s320/gubse_Thymus_vulg_orange_spice.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDbFRiSMdPI/AAAAAAAAAT0/HvzG-7jryos/s1600-h/bitki_ot.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203563324524754162" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDbFRiSMdPI/AAAAAAAAAT0/HvzG-7jryos/s320/bitki_ot.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kekik (Thymus serpyllum, Thymus vulgaris)&lt;/span&gt; çimenlik tarla kıyılarında, orman kıyılarında, ve çayırlardaki karınca yuvalarının üstünde yer almaktan hoşlanır. Güneş ve sıcak istediği için, toprak sıcaklığının fazla olduğu kayalık ve dağlık bölgelere çoğalır. Güneşli öğlen sıcaklarında menekşe renkli çiçeklerinden yayılan güzel koku, arıları ve böcekleri kendisine çeker. Kendilerine özgü bir kokuya sahip olan bu çiçekler beni çocukluğumdan beri etkilemiştir. Ülkemizde kekik adı altında Origanum (Mercanköşk türleri) türlerinden elde edilen drogun satışı yapılmaktadır. Eterli uçucu yağ; Thymol (%50 civarında), Carvacrol, Borneol, Cymol, Pimen, Tanen ve flavonlar içerir. Öncelikle baharat olarak kullanılır. Yağlı ve ağır yemeklerin tadını zenginleştirir, sindirimi kolaylaştırır. Şifalı bitki olarak kekik; öncelikle kramp çözücü, dezenfekte edici ve balgam söktürücü olarak kullanılır. Akciğer ve bronşlar, mide ve bağırsaklar, kekiğin başlıca kullanım alanlarıdır. Bitkinin önemli etken maddesi olan eterli uçucu yağlar kana karışıp, bronşiyal kasları etkileyerek, krampları çözebilir. Aymı zamanda o bölgelerde bakteri oluşumunu önler. Öksürük ve üst solunum yolları iltihabında &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;çay içimi&lt;/a&gt; ve gargara biçiminde kullanılabilir. Kekik iştah açar ve sindirim sistemini uyarır. Sindirim sisteminde görülen ekşimeler ve kramplı ağrılar bir bardak &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;kekik çayı &lt;/a&gt;ile geçiştirilebilir, kötü kokulu ve yumuşak dışkı normalleşir. Boğmaca ve öksürük, sinir sistemi zafiyeti, romatizma ve bağırsak hastalıklarına karşı, &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;çay&lt;/a&gt; içiminin yanısıra, &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;kekik banyoları&lt;/a&gt; da çok yararlıdır. Güçzüz, zayıf ve solgun çocuklara da &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;kekik banyosu &lt;/a&gt;yaptırılabilir. &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;Kekik çayı&lt;/a&gt; ile ayrıca adet kanamaları dengelenebilir, adet zamanlarındaki kramplı ağrılar geçiştirilebilir, ergenlik sivilceleri iyileştirilebilir. &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;kekik çayı&lt;/a&gt; içimi ve kekikle karıştırılmış bal yenmesiyle organizma güçlendirilebilir ve dengeye kavuşturulabilir. &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;Kekik tentürü&lt;/a&gt; friksiyonları ile (ovarak sürme) romatizmal ağrılar, sinirsel rahatsızlıklar ve organ titreklikleri tedavi edilebilir. &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;Sıcak kekik yastıkları&lt;/a&gt; ağrılı bölgenin üstüne konularak büyük rahatlıklar sağlanabilir. Bu küçük bitki yastıklarını herkes hazırlayabilir. Kekik, öksürük ve mide rahatsızlıklarına karşı başka bitkilerle &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;karıştırılarak&lt;/a&gt; daha da başarılı biçimde kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDbBIySMdOI/AAAAAAAAATs/H6EcT5xLC4o/s1600-h/kekik3a.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203558776154387682" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDbBIySMdOI/AAAAAAAAATs/H6EcT5xLC4o/s320/kekik3a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Kekik &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;çay&lt;/a&gt;ı, bedenin değerli organlarını temizler. Sabahları kahve veya çay yerine bir bardak kekik çayı içen, etkisini kısa sürede fark edecektir: Zeka keskinliği, midede rahatlık, sabah öksürüğüne tutulmamak ve genel bir rahatlık. Kekik, &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/papatya.htm"&gt;papatya &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm"&gt;civanperçemi&lt;/a&gt;, güneşli havada toplanıp, bir kuru &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;bitki yastığı&lt;/a&gt; hazırlanır. Bu yastığı uygularken, bir yandan da aynı bitkilerin karışımından hazırlanmış çay içildiğinde, sinirsel yüz ağrıları iyileşebilir. Eğer aynı zamanda kramp da varsa, kurutulmuş &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kurtpencesi.htm"&gt;kurtpençesi &lt;/a&gt;yastığı uygulamak gerekir. Kekik, çiçeklenme zamanı olan haziran- ağustos arasında toplanır ve öğlen sıcağında toplananları en etkili olanlarıdır. &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;Kekik yağı&lt;/a&gt;, kötürümlükte, kalp krizlerinde, organ sertleşmesinde (skleroz ), kas erimesinde, romatizmada ve burkulmalarda kullanılabilir. Mide ve dölyatağı kramplarında bitkinin içten ve dıştan kullanılması önerilir. Günde 2 bardak &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;kekik çayı&lt;/a&gt; içilmelidir. Dıştan kullanıldığında, bitkilerin sap ve çiçeklerinden hazırlanmış bir &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/kekik.htm#a1"&gt;kuru bitki yastığı&lt;/a&gt; uygulanmalıdır. Yatmadan önce bu yastık sıcak hava ile ısıtılır (kaloriferin üzerine koyarak veya saç kurutma makinası kullanılabilir) ve midenin veya dölyatağının (rahim) üstüne koyulur. Tümörlerde, eziklerde ve eskimiş romatizmalarda da bu yastık önerilir. Solunum yolları hastalıklarında, kekik, &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/sinirliot.htm"&gt;sinirliot&lt;/a&gt; ile birlikte çok eski zamanlardan beri kullanılmakta olan etkili bir yöntemdir. Balgamlı bronşitlerde, bronşiyal astımda ve hatta boğmacada, kekik ile &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/sinirliot.htm"&gt;sinirliot&lt;/a&gt; karışımını çayı, limon ve nöbet şekeri ile karıştırılarak, günde 4-5 bardak içilebilir. Zatürre tehlikesine karşı bu çay saatte 1 yudum içildiğinde etkisini gösterecektir. Kekik'in, alkol bağımlılığına karşı kullanılabileceğini de unutmamak gerekir. Bir avuç dolusu bitki, 1 litre kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için 2 dakika beklenir. Çay termosa koyulur ve hastaya 15 dakikada 1 yemek kaşığı içirilir. Sonra mide bulanması, kusma, dışkı ve idrar çıkarma, terleme, yemek ve içmek için duyulan büyük iştah izler. Bu uygulama doğal olarak bir kerede kalmamalı ve gerektiğince yinelenmelidir. Kekik, sara krizlerine karşı da önerilebilir. Günde 2 bardak içilen bitki çayı yalnızca krizler arasında değil, yıl boyunca, 10 günlük aralarla 2-3 haftalık kürler halinde uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;UYARILAR :&lt;/span&gt; Kekik Çayı, içerisindeki en etkili madde olan eterli uçucu yağın (Thymol) yitirilmemesi için hiçbir zaman kaynatılmaz! Hamilelerin (Düşükleri kolaylaştırır ve bebeğin rahimden çıkmasını çabuklaştırır.) kullanmaması tavsiye edilir. Önerilen dozlar aşılmadığında, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Fakat kekik yağının içten kullanımında aşırılığa kaçılması, tiroid bezinin işlevini arttırabilir. Bu nedenle guatr hastalarının kekik yağını kullanmaması tavsiye edilmektedir. Kekik çayı içimi ise böyle bir duruma yol açmaz.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="a1"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Kullanım &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Biçimleri:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#haslama"&gt;Çay hazırlamak :&lt;/a&gt; Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekik,orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Kekik Banyosu:&lt;/span&gt; 70-100 gr kurutulmuş kekik bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak 2-3 litre soğuk suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra (kaynatılmaz), üstü kapalı olarak 15 dakika demlendirilir. Tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra sıcak banyo suyuna (Küvet) eklenir. Banyo suyu sıcaklığı 37-38 derece arasında olmalıdır ve banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Bu süre boyunca küvet içerisinde oturularak yapılan banyodan sonra üşütülmemeli ve bir bornoza sarılınarak yatakta bir süre dinlenilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kekik tentürü:&lt;/span&gt; Öğlen güneşinde toplanmış ve ince kıyılmış çiçekli dallar, gevşekçe, bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üstüne konyak veya 35-40 derecelik etil alkol, bitkilerin üstüne çıkana kadar eklenir.14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak, güneşli ve sıcak bir ortamda bekletilir, sonra tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir ortamda saklanmalıdır.&lt;br /&gt;Bitki yastığı: Öğlen güneşinde toplanıp kurutulmuş çiçekli dallar, ince kıyılarak keten bezinden yapılmış bir yastığa doldurulur ve ağzı dikilir.yatmadan önce sıcak, kuru hava ile (Örnek : Kaloriferin üzerinde veya saç kurutma makinası kullanılabilir) ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;KEKİK YAGI:&lt;/span&gt; Aynı tentür işlemi gibidir, konyak yerine, sızma zeytinyağı kullanılır. Bir şişenin içine doldurulan çiçeklerin üstüne sızma zeytin yağı eklenerek, 10 gün güneşte bekletilir ve kullanılacak kadarı süzülür.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Kekik Yagının Faydaları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Bedeni kuvvetlendirir.hazmı kolaylaştırır.iştahsızlıgı giderir.sinirleri kuvvetlendirir.kalp çarpıntılarını keser.Bagırsak kurtlarını düşürür.İltihabı keser.Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını saglar.Alyuvarlar oluşumunu arttırır.Böbreklerdeki ve mesanedeki mikropları öldürür.Cinsel istegi artırır.Tansiyonu geçici olarak yükseltir.Hastalıklara karşı direnç verir.Çocuklarda görülen kansızlıgı giderir.Kan dolaşımı düzenler.Kolestrolü düzenler.Kandaki şeker miktarını azaltır.Müzmin öksürük,astım,bronşit ve iltihaplı zetülcempde faydalıdır.Gastrit ve mide agrılarında faydalıdır.Zayıflamada yag çözücüdür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;UYARI:&lt;/span&gt;Dahilen Direk Kesinlikle Alınmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;KULLANIM ŞEKİLLERİ:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçay bardagı suya 2-3 damla damlatılarak veya kesme şeker üzerine 1 damla damlatılarak günde 3 defa kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haricen fazla miktarda olmamak şartıyla parmak uçlarıyla masaj şeklinde tatbik edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Karışım:&lt;/span&gt; Öksürüğe karşı, 2 ölçü kekik, 1 ölçü &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/sinirliot.htm"&gt;sinirliot&lt;/a&gt;, 1 ölçü ezilmiş &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitki/bitki(a).htm"&gt;anason&lt;/a&gt; iyice karıştırılır. Bir tatlı kaşığı bitki "Çay Hazırlamak" başlığı altında belirtildiği şekilde demlenir ve balla tatlandırılarak, küçük yudumlarla içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDa_-ySMdMI/AAAAAAAAATc/EuUMqxESbXw/s1600-h/gubse_Thymus_vulg_orange_spice.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDbAISSMdNI/AAAAAAAAATk/Q56jbuqfTto/s1600-h/kekik.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203557668052825298" style="WIDTH: 131px; CURSOR: hand; HEIGHT: 176px" height="168" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDbAISSMdNI/AAAAAAAAATk/Q56jbuqfTto/s320/kekik.bmp" width="119" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-3681284921945547283?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/3681284921945547283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=3681284921945547283' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3681284921945547283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/3681284921945547283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/kekik.html' title='KEKİK'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDa_-ySMdMI/AAAAAAAAATc/EuUMqxESbXw/s72-c/gubse_Thymus_vulg_orange_spice.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-1391325802447599889</id><published>2008-05-21T07:14:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T14:31:39.066-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='C'/><title type='text'>CİVAN PERÇEMİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDQwF1F9HvI/AAAAAAAAASg/LvPVyv7cA5Q/s1600-h/civan+percemi.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202836346229300978" style="WIDTH: 145px; CURSOR: hand; HEIGHT: 155px" height="140" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDQwF1F9HvI/AAAAAAAAASg/LvPVyv7cA5Q/s320/civan+percemi.bmp" width="180" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDQv5lF9HuI/AAAAAAAAASY/1yIVhNP1v50/s1600-h/civanperÃ§emi.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202836135775903458" style="WIDTH: 197px; CURSOR: hand; HEIGHT: 154px" height="159" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDQv5lF9HuI/AAAAAAAAASY/1yIVhNP1v50/s320/civanper%C3%A7emi.bmp" width="197" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.veganaturel.com/" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a name="top"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;C&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ivanperçemi (Achillea millefolium);&lt;/span&gt; yöresel olarak akbaşlı, barsamaotu, binbiryaprakotu, marsamaotu, beyaz civanperçemi, sarı civanperçemi ve kandilçiçeği diye de anılır. Hayatımızdan ayrı düşünemeyeceğimiz bir şifalı bitkidir. Türkiye'de 40 kadar civanperçemi türü bulunmakta ve bunların birçoğu kullanılmaktadır. Türlerine göre 5-100 cm yükseklikte, yapraklar yünlü gibi tüylü ve parçalı, çiçekleri ; beyaz, fildişi beyazı, soluk sarı veya altın sarısı rengindedir. Çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Mavimtrak renkli bir uçucu yağ taşır. Bu uçucu yağda azulen, limonen, sineol, borneol, pinenler, seskiterenler vardır. Bitki çayırlarda, dar tarla yollarında, yol kıyılarında ve tahıl tarlalarının kenarlarında kümeler halinde yetişir. Güneşli havalarda çevresine aromalı keskin bir koku yayar. Aslında çiçekleri, güneşin en etkili olduğu saatlerde toplamak gerekir, çünkü o sıralarda eterli yağları ve şifalı gücü doruk noktasında olur. (Referans2: Prof. Dr.Turhan Baytop)&lt;br /&gt;Ünlü herbalist Kneipp, bir yazısında şöyle diyor (Referans1: M.Treben): "Arada bir &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a1"&gt;civanperçemi çayı&lt;/a&gt; içmiş olsalar, kadınlar pek çok problemle hiç karşılaşmazlardı!". Adet kanamaları düzensiz bir genç kız olsun, menopoz dönemindeki veya sonrasında olgun bir kadın olsun, tüm kadınlar için arada sırada civanperçemi çayı içmek çok önemlidir. Civanperçemi, akla gelebilecek tüm konularda, dölyatağını (rahim) en iyi biçimde etkiler. Yumurtalık iltihaplanmasında alınmaya başlanan &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a4"&gt;civanperçemi oturma&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a4"&gt;banyolarının&lt;/a&gt; ağrılar kesilir ve iltihap yavaş yavaş gerilemeye başlar. Bu banyolar aynı zamanda, yaşlı kişilerin ve çocukların yatağa işeme problemlerine karşı ve dölyatağı (rahim) akıntılarında da başarılı olabilir. Bu durumlarda ayrıca günde 2 bardak &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a1"&gt;civanperçemi çayı&lt;/a&gt; da içmek gerekir. Miyomlar da (Kas yapılı urlar), doktor kontrolünün olumlu bir sonuç vermesine kadar, uzunca bir süre her gün civanperçemi &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a4"&gt;oturma banyoları &lt;/a&gt;alındığında yok olabilirler. (Referans1: M.Treben). Menopoz döneminde de kadınlar sık sık &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a1"&gt;civanperçemi çayını&lt;/a&gt; anımsamalıdırlar. Bu durumda, iç huzursuzlukları ve daha başka rahatsızlıklarla karşılaşmayacaklardır. (Referans1: M.Treben)&lt;br /&gt;Civanperçemi &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a4"&gt;oturma banyoları &lt;/a&gt;da sağlık için çok yararlıdır. Kol ve bacaklardaki sinir iltihaplanmalarında, civanperçemi katkısıyla yapılacak kol ve bacak banyoları çok rahatlatıcıdır. Fakat, bitki öğle güneşinde toplanmalıdır.&lt;br /&gt;Dr. Lutze, civanperçemini şu hastalıklara öneriyor: (Referans1: M.Treben)&lt;br /&gt;Kanın kafaya sancılı biçimde basıncı&lt;br /&gt;Baş dönmesi&lt;br /&gt;Bulantı&lt;br /&gt;Göz sulanması eşliğindeki göz rahatsızlıkları&lt;br /&gt;Göz sancıları&lt;br /&gt;Burun kanaması&lt;br /&gt;Hava şartlarından kaynaklanan migren krizi&lt;br /&gt;Düzenli olarak içilen &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a1"&gt;bitki çayı&lt;/a&gt; ile migren tümüyle iyileşebilir. Bedeni temizleyici etkisi sayesinde, yıllar boyu yer etmiş hastalıkları bedenimizden dışarı atabiliriz. Civanperçeminin en iyi biçimde ve doğrudan kemik iliğini etkilediğini ve orada kan üretimini düzene soktuğunu özellikle belirtmek gerekir. Bu gücü sayesinde bitki, kemik iliği hastalıklarında, &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a1"&gt;çay kürleri&lt;/a&gt;,&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a4"&gt; banyolar&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a2"&gt;tentür&lt;/a&gt; kullanımı yolu ile yardımcı olabilir. Mide kanamalarında ve basur (hemoroid) kanamalarında olduğu kadar, mide basıncı ve mide yanmalarına karşı bitki çayı çok kısa sürede başarı sağlayabilir. Soğuk algınlıklarında, sırt veya romatizma ağrılarında bitki çayı elden geldiğince sıcak olarak içilmelidir. Bitki çayı böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar, iştahsızlığı giderir, gazları ve mide kramplarını, karaciğer düzensizliklerini, mide ve bağırsak kanalı iltihaplarını iyileştirmeye yardım eder ve bağırsak beze çalışmalarını düzenleyerek, dışkılamayı kolaylaştırır. Kan dolaşımına ve damar kramplarına karşı çok etkili olduğu için &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a1"&gt;bitki çayını &lt;/a&gt;koroner yetmezliğinde de önerilebilir. Rahatsız edici vajinal kaşıntılar, bitkinin kaynama suyu ile yapılan &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a4"&gt;yıkama ve oturma banyoları&lt;/a&gt; sayesinde yok olabilirler. Civanperçemi çiçeklerinden, basura karşı etkili bir &lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/civanpercemi.htm#a3"&gt;merhem &lt;/a&gt;hazırlanabilir. (Referans1: M.Treben)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;UYARILAR:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Civanperçeminin gebelik süresince kullanılmaması tavsiye edilir. Bazı duyarlı kişilerde allerjik tepkilere yol açabilir. Başkaca bilinen bir yan etkisi yoktur.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Kullanım Biçimleri :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#haslama" name="a1"&gt;Çay hazırlamak:&lt;/a&gt; Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır (kaynatılmaz), 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Aksi belirlilmedikçe günde 3 su bardağı çay aç karnına veya öğün aralarında içilir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#tentur" name="a2"&gt;Bitki Tentürü:&lt;/a&gt; Çiçeklenme zamanında toplanan taze bitki ince kıyılır. Geniş ağızlı bir şişeye gevşekçe doldurulur ve kaliteli bir konyak, bitkilerin üstüne çıkana kadar eklenir. Şişe 14 gün boyunca güneşte bekletilir, arada bir çalkalanır ve süre sonunda süzülür.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#merhem" name="a3"&gt;Merhem hazırlamak:&lt;/a&gt; 100 gr tuzsuz tereyağı veya içyağı tavada iyice kızdırılır. İnce kıyılmış bir avuç kadar taze civanperçemi çiçeği ve ince kıyılmış 15 taze ahududu yaprağı tavaya atılır, çıtırdamaya başlayınca karıştırılır ve tava ocaktan çekilerek, üstü kapalı bir biçimde serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün hafifçe ısıtılır, tülbentten geçirilerek süzülür ve temiz kaplara doldurulur. Buzdolabında saklanmalıdır!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bitkisel-tedavi.com/bitkikullanim.htm#banyo" name="a4"&gt;Oturma Banyosu: &lt;/a&gt;Iki büyük avuç dolusu ince kıyılmış taze bitki veya 100 gr kurutulmuş bitki, gece boyunca soğuk suda bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır ve süzülerek, banyo suyuna eklenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-1391325802447599889?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/1391325802447599889/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=1391325802447599889' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/1391325802447599889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/1391325802447599889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/civan-peremi.html' title='CİVAN PERÇEMİ'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDQwF1F9HvI/AAAAAAAAASg/LvPVyv7cA5Q/s72-c/civan+percemi.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2575462361173253789.post-1399406536727243038</id><published>2008-05-19T02:13:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T14:31:55.424-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='A'/><title type='text'>ADAÇAYI</title><content type='html'>&lt;p align="left"&gt; &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDFHfVF9HlI/AAAAAAAAARQ/qeRTP0Dygok/s1600-h/adaÃ§ayÄ±.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202017648153271890" style="WIDTH: 152px; CURSOR: hand; HEIGHT: 195px" height="168" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDFHfVF9HlI/AAAAAAAAARQ/qeRTP0Dygok/s320/ada%C3%A7ay%C4%B1.bmp" width="152" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Ülkemizde pekçok türü bulunan adaçayı daha çok akdeniz yöremize has bir cinstir. Karadenizde yetişen birkaç türden biride resimlerde görülen türlerdir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ADAÇAYI(SALVİA OFFİCİNALİS):&lt;/span&gt;diş otu ve meryemiye adları ilede tanınır.30-70 cm boylarında olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir.Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları olan gümüş gibi parlayan bir bitkidir.Don olayına karşı duyarlıdır.Kış boyunca çam dalları ile örtülmesi dogrudur.Çayırlarda meralarda yetişir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Toplama kurutma:Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havdar bir yerde kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bileşim: Eterli uçucu yağlar, %30 Thujon, %5 Cineol, Linalol, Borneol, Salven, Pinen ve kafur; tanenler, triterpenoitler, flavonlar; Östojen benzeri maddeler; reçineli bileşikler içerir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ADA ÇAYININ FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1-&lt;/span&gt;Bedeni güçlendirir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;2-&lt;/span&gt;Kalp krizi tehlikesini azaltır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;3-&lt;/span&gt;Mide bulantısını keser.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;4-&lt;/span&gt;Hazım sistemini düzenli çalışmasını saglar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;5-&lt;/span&gt;Banyo suyuna katılırsa zindelik verir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;6-&lt;/span&gt;Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;7-&lt;/span&gt;Antiseptiktir(mikrop öldürücür.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;8-&lt;/span&gt;Bayanlarda adet düzensizliğinde kullanılır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;KULLANIM ŞEKLİ&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Günde 3 sefer kullanılmalıdır.Ayak kokularını giderir 3 litre suya adaçayı kaynatılıp veya yagından 1 kapak konularak ayak suda bekletilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;NOT:&lt;/span&gt;Cilde masajda yapabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDFNTlF9HmI/AAAAAAAAARY/0FluRDlsBrM/s1600-h/adaÃ§ayÄ±1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202024043359575650" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDFNTlF9HmI/AAAAAAAAARY/0FluRDlsBrM/s320/ada%C3%A7ay%C4%B11.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Mor çiçekli adaçayı,,,,,,,,,,,,,,,,,&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aşırı kullanılmamalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2575462361173253789-1399406536727243038?l=bitkilerinfaydalar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/feeds/1399406536727243038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2575462361173253789&amp;postID=1399406536727243038' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/1399406536727243038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2575462361173253789/posts/default/1399406536727243038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bitkilerinfaydalar.blogspot.com/2008/05/adaayi.html' title='ADAÇAYI'/><author><name>esra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00197509432713515750</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_4C8cAp90Dck/SDFHfVF9HlI/AAAAAAAAARQ/qeRTP0Dygok/s72-c/ada%C3%A7ay%C4%B1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
