Bitki Çayları İçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler!!
Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijen Kıvçak, yaptığı açıklamada, ilaç kullanan kimselerin, bitki çayı içerken hekime danışmalarının son derece önemli olduğunu vurguladı. Hastaların, kullandıkları ilaçlarla etkileşmeyen bitki çayı içmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Kıvçak, ``En fazla tüketilen papatya ve ıhlamur gibi çayların bile çeşitli ilaçlarla etkileşimi vardır. Bitkinin içindeki etken madde ve kullanılan ilacın etkileşimi mutlaka hekime sorulmalı, hekim de eczacıya danışmalıdır. Örneğin, ısırgan tohumunun yararları kadar gizli kalp yetmezliği olan kimselerde kalp krizini tetikleyici bir yan etkisi vardır. Bu gibi durumların önüne geçmek için hasta, hekim ve eczacının işbirliği şarttır``dedi. Prof. Dr. Kıvçak, bitki çaylarının Sağlık Bakanlığı`nın denetiminde üretilmesi gerektiğini de ifade ederek, ``Bitkiyi toplayan kişinin ne kadar ehil olduğu, bitkinin nereden toplandığı ve hangi koşullarda kurutulduğu önemlidir. Başta egzoz gazı olmak üzere çeşitli dış faktörler nedeniyle bitki, şehir merkezinden toplanmamalıdır. Bitki, egzozun yaydığı ağır metalleri çektiği için bu durum çok tehlikelidir`` diye konuştu. Bu kriterlere dikkat edilmeden üretilen ve Sağlık Bakanlığı`nın onayı olmayan bitki çaylarının tüketilmemesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Kıvçak, özellikle son dönemde oldukça popüler bir bitki olan keten tohumunun yaygın kullanımında da yanlışlıklar bulunduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Kıvçak, ``Keten tohumu genellikle dövülmüş şekilde satılıyor. İçeriğinde sabit yağ, değişik asitler ve omega yağları içerdiği için bu bitkinin ezildikten sonraki iki günde tüketilmesi gerekir. Aksi takdirde mide ülseri ve kanser gibi tehlikeli hastalıklara yol açar. Bu yüzden ezilmemiş olarak alınıp tüketileceği zaman ezilmelidir. Ayrıca keten tohumu bitkisinin, halk arasında sanılanın aksine zayıflatıcı özelliği yoktur. Sadece bağırsak mekanizmasını harekete geçirerek metabolizmayı hızlandırır``dedi
haber7
3 Temmuz 2008 Perşembe
Isırganın Saçlardaki İnanılmaz Etkisi!
Isırganın Saçlardaki İnanılmaz Etkisi!
Rahman’ın Rahmet hazinelerinden Şafî ismi’nin tecellisidir Isırgan...
Gerek çay gibi içilerek, gerek lapa yapılarak, gerekse suyundan faydalanılarak kullanılan, tohumları, kökleri, sapları ve yaprakları ile mucize gibi bir bitki.. Pek çok derde deva olan ısırganı taze bulabildiğimiz şu aralar bol bol almakta fayda var...
Saçlarınız;
ince telliyse,
dökülüyorlarsa,
püskül püskül olmuşlarsa,
yıpranmış görünüyorlarsa,
ısırgan otu tam size göre bir bitki...
Saçlarınız için ısırgandan mutlaka faydalanın.. Etkisini ilk kez kullanımdan itibaren mutlaka farkedeceksiniz inşaallah..
2 sap ısırganı sapları ve yaprakları ile birlikte küçük bir kaba koyup, üzerine 1 su bardağı kaynar suyu dökün. Ocağın altını açıp, 3 - 4 dakika kadar da kaynatın. Kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp 10 dakika kadar demlenmeye bırakın. Demlenen ısırganın suyunu güzelce süzün; hatta lapasında kalan suyu da süzgeçte bir kaşık yardımı ile ya da eliniz ile bastırarak süzün. Süzülen bu suyu saç diplerinize parmak uçlarınız ile masaj yaparak yedirin.
Isırganı demlerken, kaba sığması için ikiye ya da üçe kırarak ya da bitkiyi ince ince kıyarak da demleyebilirsiniz. (mutlaka eldiven kullanınız! )
Hergün düzenli olarak bunu yaptığınızda sadece bir haftada bir haftada bile saçlarınız eski sağlıklarına geri dönmeye başlıyor ve ilk ısırgan suyu tedavisinden itibaren dökülme duruyor. Bir kaç ay boyunca düzenli olarak sürekli yaparsanız eğer, (saç kökleriniz ölmemiş ise) dökülmüş saçlarınızın yeniden canlandığını görme olasılığınız da çok yüksek.
Isırgan suyu tedavisi ile saçlarda gözlenen değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:
Dökülme duruyor,
Saç telleri kalınlaşıyor,
Saçlar gürleşiyor,
Güçleniyor,
Hacim kazanıyor,
Yıpranma azalıyor
Kepeklenmeye iyi geliyor
Isırgan demetler halinde pazarlarda bolca var şu sıralar.. Bir demetini 1 ya da 1,5 liraya alabiliyorsunuz. Tek bir demet de bir hafta yeterli geliyor.. Bir demeti bir haftaya bölerek derin dondurucuda buzdolabı poşetlerinde saklamanız mümkün. Hergün bir poşeti açıp, yukarıda anlattığımız şekilde demleyebiliyorsunuz kolayca.
Elma sirkeli yöntem :
Son olarak; ısırgan suyu tedavilerinde sirke ile yapılan bir yöntem de vardır :
250 ml gerçek elma sirkesi kaynama derecesine kadar ısıtılır (kaynatılmaz) ve içine bir avuç dolusu ince kıyılmış ısırgan otu yaprağı eklenerek, soğuyana kadar demlendirilir ve süzülür. Saç derisine masaj yapılarka uygulanır.
Bu tarifi hanüz denemedik o yüzden sonuçlarını bilmiyoruz fakat elma sirkeli olduğu için daha güçlü etki edecektir muhtemelen..
Elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz :
Tarifteki elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz. Kafa derisinde çok kepeklenme ve kaşıntı varsa; düzenli olarak, saçlarınızı duruladıktan sonra küçük bir kapta 2 litre suya yarım çay bardağı ( küçük çay bardaklarından) kadar elma sirkesi ilavesi ile saçlarınızı durularsanız, hem parlak hem yumuşak olurlar.. Düzenli kullandığınızda ise kepekten ve kaşıntıdan da kurtulmuş olursunuz. Elma sirkesinin kokusunu dert etmeyin çünkü saçlarınız kuruyana kadar uçup gidecektir.
Sadece saçlarımız için değil, pek çok hastalık için de kullanılan, çayı içilen, denenmiş ve kabul görmüş bir bitki ısırgan..
Pazarlada bolca olduğu şu sıralarda sakın kaçırmayın; mutlaka faydalanın!
Sağlıklı, afiyetli, huzurlu ve nurlu günler duası ile..
Rahman’ın Rahmet hazinelerinden Şafî ismi’nin tecellisidir Isırgan...
Gerek çay gibi içilerek, gerek lapa yapılarak, gerekse suyundan faydalanılarak kullanılan, tohumları, kökleri, sapları ve yaprakları ile mucize gibi bir bitki.. Pek çok derde deva olan ısırganı taze bulabildiğimiz şu aralar bol bol almakta fayda var...
Saçlarınız;
ince telliyse,
dökülüyorlarsa,
püskül püskül olmuşlarsa,
yıpranmış görünüyorlarsa,
ısırgan otu tam size göre bir bitki...
Saçlarınız için ısırgandan mutlaka faydalanın.. Etkisini ilk kez kullanımdan itibaren mutlaka farkedeceksiniz inşaallah..
2 sap ısırganı sapları ve yaprakları ile birlikte küçük bir kaba koyup, üzerine 1 su bardağı kaynar suyu dökün. Ocağın altını açıp, 3 - 4 dakika kadar da kaynatın. Kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp 10 dakika kadar demlenmeye bırakın. Demlenen ısırganın suyunu güzelce süzün; hatta lapasında kalan suyu da süzgeçte bir kaşık yardımı ile ya da eliniz ile bastırarak süzün. Süzülen bu suyu saç diplerinize parmak uçlarınız ile masaj yaparak yedirin.
Isırganı demlerken, kaba sığması için ikiye ya da üçe kırarak ya da bitkiyi ince ince kıyarak da demleyebilirsiniz. (mutlaka eldiven kullanınız! )
Hergün düzenli olarak bunu yaptığınızda sadece bir haftada bir haftada bile saçlarınız eski sağlıklarına geri dönmeye başlıyor ve ilk ısırgan suyu tedavisinden itibaren dökülme duruyor. Bir kaç ay boyunca düzenli olarak sürekli yaparsanız eğer, (saç kökleriniz ölmemiş ise) dökülmüş saçlarınızın yeniden canlandığını görme olasılığınız da çok yüksek.
Isırgan suyu tedavisi ile saçlarda gözlenen değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:
Dökülme duruyor,
Saç telleri kalınlaşıyor,
Saçlar gürleşiyor,
Güçleniyor,
Hacim kazanıyor,
Yıpranma azalıyor
Kepeklenmeye iyi geliyor
Isırgan demetler halinde pazarlarda bolca var şu sıralar.. Bir demetini 1 ya da 1,5 liraya alabiliyorsunuz. Tek bir demet de bir hafta yeterli geliyor.. Bir demeti bir haftaya bölerek derin dondurucuda buzdolabı poşetlerinde saklamanız mümkün. Hergün bir poşeti açıp, yukarıda anlattığımız şekilde demleyebiliyorsunuz kolayca.
Elma sirkeli yöntem :
Son olarak; ısırgan suyu tedavilerinde sirke ile yapılan bir yöntem de vardır :
250 ml gerçek elma sirkesi kaynama derecesine kadar ısıtılır (kaynatılmaz) ve içine bir avuç dolusu ince kıyılmış ısırgan otu yaprağı eklenerek, soğuyana kadar demlendirilir ve süzülür. Saç derisine masaj yapılarka uygulanır.
Bu tarifi hanüz denemedik o yüzden sonuçlarını bilmiyoruz fakat elma sirkeli olduğu için daha güçlü etki edecektir muhtemelen..
Elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz :
Tarifteki elma sirkesini tek başına da kullanabilirsiniz. Kafa derisinde çok kepeklenme ve kaşıntı varsa; düzenli olarak, saçlarınızı duruladıktan sonra küçük bir kapta 2 litre suya yarım çay bardağı ( küçük çay bardaklarından) kadar elma sirkesi ilavesi ile saçlarınızı durularsanız, hem parlak hem yumuşak olurlar.. Düzenli kullandığınızda ise kepekten ve kaşıntıdan da kurtulmuş olursunuz. Elma sirkesinin kokusunu dert etmeyin çünkü saçlarınız kuruyana kadar uçup gidecektir.
Sadece saçlarımız için değil, pek çok hastalık için de kullanılan, çayı içilen, denenmiş ve kabul görmüş bir bitki ısırgan..
Pazarlada bolca olduğu şu sıralarda sakın kaçırmayın; mutlaka faydalanın!
Sağlıklı, afiyetli, huzurlu ve nurlu günler duası ile..
Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler
Cilt kırışıklıkları için şifalı yöntemler
Nedenler: Deri kırışıkları, herhangi bir hastalık belirtisi değil, bir yaşlanma belirtisidir; ama oluşum süreci yavaşlatılabilir. Başlıca neden, derinin giderek kurumasının yanı sıra, yaşlanma süreci içinde deride albümin birikimleri oluşmasıdır. Yanlış yüz bakımı, fazla güneş ışını, yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, nikotin ve alkol bu birikimlerin oluşmasını destekleyen faktörlerdir. Ayrıca, radikal diyet kürleri de deri kırışıklıklarına yol açabilir.
Pratik çözümler: Bolca C ve E vitamini alınması gerekir. E vitamini, ıspanak, kabak, marul, lahana, yeşil salata, ayçiçeği yağı, badem, ceviz ve fıstık ürünlerinde vardır.
Bromelain enzimi, deri dokusundaki albümin birikintilerini çözer. Bolca bromelain içeren taze ananas suyu günde en az 1 bardak içilmelidir.
Yumurta akı-bal maskesi: 1 yumurta akı ile 2 yemek kaşığı çiçek balı iyice karıştırılır, yüze sürülür ve 20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.
Balmumu maskesi: 10 gr balmumu bir kapta eritilip, 3 yemek kaşığı çiçek balı ile iyice karıştırılır. Soğuduktan sonra yüze sürülür, 15-20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.
Her gün ısırganotu çayı ile yıkanan yüz gerginleşir. Yüz her gün bir kere yayık ayranı ile yıkandığında, kırışıklar azalır. Her gün çay ile yıkanan yüz güzelleşir. Sigara zararlıdır. Nikotin, deri dokusunu besleyen kılcal damarların tıkanmasına yol açar. Uzun süre güneşlenmek zararlıdır. Günde en az 7-8 saat uyumak gerekir. Deri pörsümesine ve kırışmasına, gereğince görev yapamayan bağırsaklar da neden olabilir. İyi bir sindirim sağlanması gerekir.
Organizmanın koruyucusu olan deri, kendini de çok iyi koruyabilir. Ama onu, her gün belirli oranda sıcağa, soğuğa, ışığa, kuru ve nemli ortama tabi tutarak, güçlendirmek gerekir. Özellikle açık hava, derinin başlıca güç kaynağıdır.
doktordoga
Nedenler: Deri kırışıkları, herhangi bir hastalık belirtisi değil, bir yaşlanma belirtisidir; ama oluşum süreci yavaşlatılabilir. Başlıca neden, derinin giderek kurumasının yanı sıra, yaşlanma süreci içinde deride albümin birikimleri oluşmasıdır. Yanlış yüz bakımı, fazla güneş ışını, yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, nikotin ve alkol bu birikimlerin oluşmasını destekleyen faktörlerdir. Ayrıca, radikal diyet kürleri de deri kırışıklıklarına yol açabilir.
Pratik çözümler: Bolca C ve E vitamini alınması gerekir. E vitamini, ıspanak, kabak, marul, lahana, yeşil salata, ayçiçeği yağı, badem, ceviz ve fıstık ürünlerinde vardır.
Bromelain enzimi, deri dokusundaki albümin birikintilerini çözer. Bolca bromelain içeren taze ananas suyu günde en az 1 bardak içilmelidir.
Yumurta akı-bal maskesi: 1 yumurta akı ile 2 yemek kaşığı çiçek balı iyice karıştırılır, yüze sürülür ve 20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.
Balmumu maskesi: 10 gr balmumu bir kapta eritilip, 3 yemek kaşığı çiçek balı ile iyice karıştırılır. Soğuduktan sonra yüze sürülür, 15-20 dakika etkilenmeye bırakılır. Süre sonunda yüz ılık suyla yıkanır.
Her gün ısırganotu çayı ile yıkanan yüz gerginleşir. Yüz her gün bir kere yayık ayranı ile yıkandığında, kırışıklar azalır. Her gün çay ile yıkanan yüz güzelleşir. Sigara zararlıdır. Nikotin, deri dokusunu besleyen kılcal damarların tıkanmasına yol açar. Uzun süre güneşlenmek zararlıdır. Günde en az 7-8 saat uyumak gerekir. Deri pörsümesine ve kırışmasına, gereğince görev yapamayan bağırsaklar da neden olabilir. İyi bir sindirim sağlanması gerekir.
Organizmanın koruyucusu olan deri, kendini de çok iyi koruyabilir. Ama onu, her gün belirli oranda sıcağa, soğuğa, ışığa, kuru ve nemli ortama tabi tutarak, güçlendirmek gerekir. Özellikle açık hava, derinin başlıca güç kaynağıdır.
doktordoga
Nane (mentha)
Nane (mentha)Ballıbabagiller familyasından; nemli yerlerde yetişen, genellikle tüylü ve çok kokulu otsu bir bitki cinsidir. Başak biçiminde beyaz, pembe veya morumsu çiçekleri vardır. Güzel kokuludur.
Faydası : Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürür. Karaciğer yetersizliğini giderir. Safra akışını düzenler. Mide ağrılarını keser. Bağırsak spazmını giderir. Nefes almayı kolaylaştırır. Astım, grip, bronşit ve öksürükte faydalıdır. Sinirleri kuvvetlendirir. Sükunet verir. Heyecanları ve korkuyu yatıştırır. Kusmaları önler. Migren, uykusuzluk ve baş dönmelerinde faydalıdır. El ayak titremesi, dil tutukluğu, felç ve uykusuzlukta kullanılır. Kalbi kuvvetlendirir. Sinirsel kalp çarpıntılarını keser. Erkeklerde ruhsal kaynaklı iktidarsızlığı giderir. Anne sütünü artırır. Aybaşı kanamalarının muntazam ve ağrısız olmasını sağlar. Sütle şişen memelerin şişini indirir. Soğuk algınlığında faydalıdır. Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde yardımcı olur. İdrar söktürür. Mide ülseri ve gastrit olanlar fazla kullanmamalıdır. Şekercilik, likörcülük, lavantacılık ve eczacılıkta kullanılır.
Badem (prunus amygdalus)
Badem (prunus amygdalus)Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir. Olgunlaştıktan sonra, sert kabukla kaplı olan içi yenir. Hekimlikte kullanılan kısmı da burasıdır. Başlıca 2 çeşidi vardır.
- Acıbadem
- Tatlıbadem
Faydası : Badem, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır. Böbrek mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır. Bademyağı kabızlığı giderir. Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder. Kulak ağrılarını dindirir. Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları giderir.
Karpuz (harbuz)
Kahve (coffea)
Kahve (coffea)İkiçenekliler sınıfının, kökboyasıgiller familyasından, vatanı Afrika olan, fakat Asya ve Amerika'nın tropik bölgelerinde yetiştirilen, 20 kadar çeşidi olan bir ağaçtır. En çok bilineni Arabistan kahvesi'dir. 7-8 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları sivri uçlu olup, kenarları dalgalıdır. Çiçekleri beyaz ve hoş kokuludur. Meyvesi kiraza benzer; içinde ince iki çekirdek bulunur. Her çekirdeğin içinde aynı şekilde bir tohum vardır. Tohumlarında, kafein alkoloidleri vardır.
Faydası :
Kandolaşımını sağlar.
Uykuyu kaçırır, düşünmeyi kolaylaştırır.
Yarımbaş ağrılarını dindirir.
Uyuşturucu maddelerle zehirlenmelerde faydalıdır.
Boğmaca öksürüğünü keser. Nikris ağrılarını teskin eder.
Tansiyonu yüksek olanların kahve içmemesi tavsiye edilir.
Ayrıca fazla miktarda içildiğinde uykusuzluk, sinir bozukluğu ve çarpıntı yapar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
