A etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
A etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2008 Pazartesi

Arslanpençesi



Arslanpençesi (Alchemilla vulgaris/arvensis),halk dilinde şebnemli ve arslanayağı adıyla da anılır. Genelde, orman ve yol kıyılarında, bayırlarda, yüksek yörelerdeki nemli çayırlarda,ve dağlık bölgelerde yetişir. Güzel bir görünümü olan, 7-9 parmaklı yapraklarının kenarları dişlidir. Oldukça sağlam olan sapı pek yüksek değildir ve pek dikkat çekmeyen sarımsı yeşil yaprakları özellikle Mayıs'tan Haziran'a kadar, ama daha sonraları da görülebilir. Bitkinin yaprakları bazen toprağın üstüne kapanırlar ve sabahleyin yaprağın ortasında bir çiğ damlası görülür. Bin metrenin üstündeki bölgelerde arslanpençesi daha çok gümüş rengindedir ve kireçli topraklarda olduğu kadar, ilk kütle zeminlerinde de yetişir. Her iki bitki cinsi de, çiçek açma zamanında tümüyle, daha sonra ise yalnızca yaprak olarak toplanır ve kurutulur.
Özellikle kadın hastalıklarına karşı kullanılır. Hıristiyanlığın ilk günlerinden beri Bakire Meryemin adıyla anılmıştır. Arslanpençesi, yalnızca adet görme düzensizlikleri, dölyolları akıntısı, dölyatağı (rahim) şikayetleri ve menopoz çağındaki rahatsızlıklarda rahatlatıcı etkiler yapmakla kalmayıp, ergenliğe geçişte de, civanperçemi ile birlikte kullanıldığında, adet görmeyi düzene sokabilir. Bazı genç kızlarda adet hallerinin başlamaması durumunda, arslanpençesi civanperçemi ile eşit karıştırılarak kullanıldığında, her şeyi yoluna koyabilir. Yara ateşlenmesine, apseli yaralara ve ihmal edilmiş çıbanlara karşı, su toplayıcı ve kalp güçlendirici olarak kullanılır. Diş çektirdikten sonra, arslanpençesi çayı, önerilebilecek içeceklerin en başında gelir. Yinelenen gargaralar sayesinde, yara birkaç güb içinde kapanır. Ayrıca, kas ve organ yorgunluklarında ve kansızlık hallerinde de yardımcı olur. Zor doğum yapan ve düşük yapmaya yatkın kadınlarda, ceninin dölyatağındaki durumunu sağlamlaştırmakta, doğum yaralanmaları ve dölyatağı gevşekliğinde, dölyatağı kasları yorgunluğunda arslanpençesi en önde gelen yardımcıdır. Bu tür kadınlar, üçüncü aydan sonra bitki çayını içebilirler. O, tüm kadın hastalıklarında kullanılabilen bir bitkidir. Yüksek yerlerde yetişen bitkilerin yapraklarının altı parlak gümüş renginde olur. Bitkinin bu türü özellikle bedende yağ birikimine karşı başarıyla kullanılabilir. Günde 2-3 bardak çay uygundur. Uyku düzensizliği çekenlere de çok yardımcı olabilir.
Kullanım Biçimleri :
Çay hazırlamak : Yarım tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve demlenmesi için 5-6 dakika kadar beklendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir.
Banyo Katkısı : Bir tam banyo için 5-6 avuç dolusu taze bitki veya 200g kurutulmuş bitki, gece boyunca soğuk suda bekletilir. Ertesi gün, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi için 5-6 dakika bekledikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir.
Bitki Lapa Kompresi : Yeterince taze bitki iyice yıkanır, bir tahta tablanın üstünde merdane ile iyice ezilir ve hasta bölgeye uygulanır..

1 Haziran 2008 Pazar

Anason



ANASON


Latince Adı: Pimpinella anisum
Familya:
Diğer İsimleri:


Genel özellikleri:

Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu Doğu Akdeniz havzası ülkeleriyle Mısır olup Türkiyede Ege ve Akdeniz bölgelerinde, özellikle Burdur yöresinde yetiştirilmektedir. 30-75 cm. boylanabilen, dik ya da yere yatarak gelişen bir ya da bazı türlerinde ikiyillık yarı dayanıklı otsu bitkidir. Kök oluşumu zayıf: gövdesi yuvarlak kesitli, yeşil ve dallara ayrılan yapıda olan anasonun yaprakları yeşil renkli, güzel kokulu, kenarları dişli, yuvarlak biçimli ve hafif tüylüdür. Yaz sonunda açan ve yıldıza benzeyen beyaz çiçekleri salkımlar halindedir. Bitkinin, konumuzu en çok ilgilendiren bölümü olan tohumu da güzel kokulu, açık gri-kahverengi ve yumurta biçimindedir. Güneşli, soğuk rüzgardan korunmalı yerleri: suyu iyi akıntılı ve alkalik toprağı seven anason, tohumuyla çoğalır.Anasonun tohumunda sabit ve uçucu yağlar, nişasta ve yapışkan bitki sıvısı bulunur. uçucu yağlar, anetol ve estragol adlı maddeler ve bazı aldehitleri içerir. Anason tohumu, ülkemizde ulusal içki sayılan rakının yapımında ve pastacılıkta kullanılır.
Etki ve Kullanım:

Sağlığa yararlı etkileri Eski Mısırlılarla Romalılar döneminden beri bilinen ve bolca kullanılan anasonun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:

• Tohumunun bileşiminde bulunan uçucu yağ sayesinde mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.

• İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.

• Yatıştırıcı, rahatlatıcı ve spazm çözücüdür.

• Uykusuzluğa karşı etkilidir.

• Soğuk algınlığı, öksürük, soluk borusu enfeksiyonları, boğmaca ve bronşitte rahatlatıcı etkiler sağlar.

• Göğsü yumuşatır.

• Emzikli annelerde süt gelişini artırır.Bütün bu etkileri sağlamak üzere, anasonun olgun tohumları yaz ortası ile sonbahar arasında toplanır. 1-2 tatlı kaşığı anason tohumu alınıp uçucu yağını bırakması için hafifçe ezilerek üzerine 1 bardak kaynar su dökülür. Kabın üstü iyice kapatılıp 5-10 dakika süreyle demlendirilerek infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir. Ancak, sindirimle ilgili şikayetlerde infüzyon yemeklerden 15-20 dakika önce alınır.

24 Mayıs 2008 Cumartesi

ALIÇ


ALIÇ


Latince Adı: Crataegus



Familya: Rosaceae



Diğer İsimleri: Akdiken, Alış, Geyikdikeni, Kızlar yemişi, Yemişen, Beyaz diken, Ekşi muşmula, Edran, Geviş, Aluç
Genel özellikleri:
Büyük Resim



Gülgiller familyasındandır. Anayurdu bilinmemektedir. Anadolunun hemen her yerinde yaygın olan alıcın 20 kadar türü ülkemizde yetişmektedir. Alıç türleri kışın yapraklarını döken, güzel çiçeklerinden ötürü kültürü de yapılan dikenli ağaç ya da ağaççıklardır. Bu türlerden, taşıdığı beyaz renkli dikenlerden ötürü Akdiken de denilen (C. monogyna) türü 2-4 m. boylanabilir. 3-7 loplu yapraklarının rengi parlak yeşil ve uçları kesik kesik olur. Nisan-haziran ayları arasında açan çiçekleri beyaz ya da pembe renkli: meyveleri hafif buruk tatlı, kırmızı renkli ve ufaktır. Alıç türleri meyvelerinden döktüğü tohumlarla çoğalır.Alıç meyvelerinde saponinler, glikozitler, flavonitler, askorbik asidi de içeren asitler ile tanen bulunur. Bazı yerlerde sonbahar mevsiminde kimi alıç türlerinin meyveleri ipe dizilerek pazar yerlerinde satılır ve öteki meyveler gibi yenir.



Etki ve Kullanım: Sağlığa yararlı önemli özellikleri ve zehirsiz oluşu nedeniyle Avrupada birçok hazır ilacın bileşimine katılan alıcın






Tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir:



  • Kalbi ve dolaşım sistemini güçlendirici toniktir.


  • Bedenin gereksinimine göre, kalbi ya uyarıp atışlarını artırır ya da kalp atışlarını ağırlaştırır. Kalbin işlevlerini en pürüzsüz şekilde güvenle düzene sokar.


  • Kalp ritim bozuklukları (arrhythmias), sinirsel kalp çarpıntıları, kalp yetmezliği, ağır enfeksiyon hastalıkları sonrasındaki kalp kasları zafiyeti, kalp krizi sonrası, yüksek kan basıncı, damar sertliği alıç bitkisinin başarıyla kullanılabileceği alanlardır.


  • İdrar söktürücüdür.


  • Sinir bozukluklarını, sinirsel kalp çarpıntılarını geçirir. Sinirleri yatıştırır.

  • Yüksek tansiyonu düşürür.


  • Uykusuzluğa karşı güvenle kullanılır.


  • Bendeki sıvı birikimlerinin dışkılanmasını da sağlayabilir.
Bütün bu durumlarda sağlığa yararlı etkileri için, alıcın olgun meyveleri ve bir miktar yaprağı sonbahar başı ile ortası arasında toplanır. 2 tatlı kaşığı meyve ve yaprak karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 20 dakika demlendirilerek bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir. Ancak, bu tedaviye iyileşme sağlanıncaya değin devam edilmelidir.


Alıç ' ın içerdiği maddelerde vücudda birikme, zehirlilik ve alışkanlık yapma gibi özellikler olmadığından uzun süreli kullanıma uygundur.

19 Mayıs 2008 Pazartesi

ADAÇAYI

Ülkemizde pekçok türü bulunan adaçayı daha çok akdeniz yöremize has bir cinstir. Karadenizde yetişen birkaç türden biride resimlerde görülen türlerdir.


ADAÇAYI(SALVİA OFFİCİNALİS):diş otu ve meryemiye adları ilede tanınır.30-70 cm boylarında olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir.Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları olan gümüş gibi parlayan bir bitkidir.Don olayına karşı duyarlıdır.Kış boyunca çam dalları ile örtülmesi dogrudur.Çayırlarda meralarda yetişir.

Toplama kurutma:Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havdar bir yerde kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır.

Bileşim: Eterli uçucu yağlar, %30 Thujon, %5 Cineol, Linalol, Borneol, Salven, Pinen ve kafur; tanenler, triterpenoitler, flavonlar; Östojen benzeri maddeler; reçineli bileşikler içerir.


ADA ÇAYININ FAYDALARI

1-Bedeni güçlendirir.

2-Kalp krizi tehlikesini azaltır.

3-Mide bulantısını keser.

4-Hazım sistemini düzenli çalışmasını saglar.

5-Banyo suyuna katılırsa zindelik verir.

6-Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde

7-Antiseptiktir(mikrop öldürücür.)

8-Bayanlarda adet düzensizliğinde kullanılır.


KULLANIM ŞEKLİ

Günde 3 sefer kullanılmalıdır.Ayak kokularını giderir 3 litre suya adaçayı kaynatılıp veya yagından 1 kapak konularak ayak suda bekletilir.


NOT:Cilde masajda yapabilirsiniz.

Mor çiçekli adaçayı,,,,,,,,,,,,,,,,,
Aşırı kullanılmamalıdır.